Ayvalık Film Festivali’nde dördüncü gün: Sinema, müzik ve orta sınıf tartışması
Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nin dördüncü gününde “Sarı Zarflar”, “Yaşamaya Mecbursun!” ve “Yeni Han” filmleri gösterildi. “Orta Sınıflar Nereye Gidiyor?” başlıklı söyleşide ise orta sınıfların yaşadığı dönüşüm ve kaygılar ele alındı.
Gözde Tüzer Korkmaz
[email protected]
Seyir Derneği tarafından Ayvalık Belediyesi işbirliğiyle düzenlenen Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nin dördüncü gününde Türkiye ve dünya sinemasından filmler seyirciyle buluştu. Günün programında “Sarı Zarflar”, “Yaşamaya Mecbursun!” ve “Yeni Han” filmlerinin ekip katılımlı gösterimlerinin yanı sıra “Orta Sınıflar Nereye Gidiyor?” başlıklı söyleşi düzenlendi.
“Sarı Zarflar”ın ekibi soruları yanıtladı
İlker Çatak’ın yönettiği “Sarı Zarflar”ın ekip katılımlı gösteriminde filmin senarist ve yapımcılarından Enis Köstepen, yapımcı Nadir Öperli ve yapımcı İrem Akbal seyircilerin sorularını yanıtladı.
Berlinale’de Altın Ayı ödülünü kazanan film, politik içerikli paylaşımları nedeniyle işlerini kaybeden tiyatrocu çift Aziz ve Derya’nın yaşamını konu alıyor. Köstepen, hikayenin Almanya’ya taşınması fikrinin yönetmen İlker Çatak’ın “Türkiye’ye ait bu hikayeyi ben anlatabilir miyim?” sorusunu gündeme getirmesi üzerine ortaya çıktığını belirtti.
Yapımcı Nadir Öperli, ifade özgürlüğüne vurgu yaparak, “Tabii ki her yaptığımız filmde korktuğumuz, endişe duyduğumuz şeyler oluyor ama ifade özgürlüğünün korunmasına inanıyoruz, oradan hareket ediyor ve bu ideali kaybetmemeye çalışıyoruz” dedi.
İrem Akbal ise filmin finalinin farklı yorumlara açık olduğunu belirterek, “Finalde bölünmüş bir aile gören, böyle okuyanlar olabilir. Bense orada belki de ailenin tekrar bir araya gelişinin ilk adımını görüyorum” ifadelerini kullandı.
Bulutsuzluk Özlemi’nin tarihi beyazperdede
Caner Kaya’nın yönettiği “Yaşamaya Mecbursun!” belgeselinde Bulutsuzluk Özlemi’nin yaklaşık yarım asırlık tarihi ele alınıyor. Film, 1970’lerin sonlarından 2020’lere uzanan bir Türkiye portresi de sunuyor.
Gösterimin ardından yönetmen Caner Kaya, yapımcı Aslı Filiz ve grup üyeleri seyircilerin sorularını yanıtladı.
Grubun kurucu üyelerinden Nejat Yavaşoğulları sanatçı olmak üzerine konuşurken, “Ben doğru yolun ne olacağını hisseden, sezen ve mimarlık eğitimi alırken sanatla yoğrulmuş bir kişiyim. Biz farkında olmadan bir şeyler yaparız, bunlar sonra anlam kazanır. Sanat böyle bir şeydir” dedi.
Sina Koloğlu ise filmde kullanılan arşiv malzemesine ilişkin, “Biz aslında neler yapmışız, yaptıklarımızın farkına nasıl varmamışız, nelerin farkına varmamıza engel olunmuş bu film sayesinde anladık biraz da” ifadelerini kullandı.
Yönetmen Caner Kaya da Bulutsuzluk Özlemi’yle aynı sahneyi paylaşmanın çocukluk hayali olduğunu söyledi.
“Yeni Han”da sığınmacıların yaşamları anlatıldı
Bingöl Elmas’ın yönettiği “Yeni Han” filmi, Suriye, Somali, Uygur bölgesi ve Kazakistan gibi farklı coğrafyalardan İstanbul’un Aksaray semtine gelen sığınmacıların yaşamlarını takip ediyor.
Filmin gösteriminin ardından konuşan Elmas, kendisinin de bir dönem Çapa’da yaşadığını ve filmin çıkışında Aksaray’ın değişen yapısı ile burada yaşayan insanların hikâyelerine duyduğu merakın bulunduğunu anlattı.
Elmas, “Savaştan kaçmış gelmiş, hayatı yok olmuş insanlar; biz komşuyuz ve yan yanayız. Benim için aslında bu film, ‘Nasılsınız? Ne düşünüyorsunuz? Ne hissediyorsunuz?’ sorusunu sormak için düşündüğüm bir film” dedi.
Sığınmacılar hakkında çok fazla konuşulmasına rağmen onların kendi seslerinin yeterince duyulmadığına dikkat çeken Elmas, belgeselin çekimleri sırasında karakterlerle güvene dayalı bir ilişki kurmanın zaman aldığını belirtti.
Elmas, temel insani ilişki ve iletişimin önemine değinerek, “Göz göze, yan yana düştüğümüz insanın hâlini hatırını sormak kadar basit bir şeydir. Birisinin sizi nefretle, ötekileştirmeyle, düşmanlıkla doldurmamasının yolu buradan geçiyor bence” ifadelerini kullandı.
Festivalin dördüncü gününde “Son Yankesici”, “Demir Çocuk”, “Diriliş”, “Torino Atı”, “Biz Uzaylıyız”, “Dişi Köpek”, “Isabel”, “Düşlenen Macera” ve “Kızgın Kayalar” filmleri de gösterildi.
“Orta Sınıflar Nereye Gidiyor?” sorusu tartışıldı
ASKEV Sera’da düzenlenen “Orta Sınıflar Nereye Gidiyor?” başlıklı söyleşiyi Fatih Özgüven yönetti. Söyleşiye akademisyen Polat Alpman, senarist-yönetmen Arda Ekşigil, yapımcı Enis Köstepen ve yönetmen Pınar Yorgancıoğlu katıldı.
Söyleşide orta sınıfların yaşadığı güven kaybı, belirsizlik, dışarıda bırakılmışlık, teknoloji karşısındaki çaresizlik, ekonomik kaygılar ve statü kaybı gibi başlıklar ele alındı.
Pınar Yorgancıoğlu, orta sınıfa kuşaklar üzerinden yaklaşırken kendi kuşağında orta sınıfın bir mutluluk vaadi olarak şekillendiğini söyledi.
“Bizim jenerasyonumuz ebeveynlerinden daha fakir bir jenerasyon. Benim evsizlikle aramdaki tek mesafenin aile desteği olduğunu bilmek bende bir anksiyete yaratmakla birlikte aile içinde de bir gerilime yol açıyor. Ebeveynlerimiz için onların bize bakmaya devam edecek olmasının gerilimi söz konusu. Bu da iki taraflı bir anksiyete yaratıyor.”
Yorgancıoğlu, orta sınıfı yas, utanç ve vicdan kavramları üzerinden ele alırken “Karanlıkta Islık Çalanlar” filminin temalarından da söz etti.
“Esmer Yakalılar” kitabının yazarı ve akademisyen Polat Alpman ise “orta sınıf melankolisi” kavramı üzerinden konuştu. Alpman, arzulanan yaşam biçimine sıkışma, imtiyaz talepleri, dönüşüm ihtiyacı ve güvenlik endişesi gibi başlıklara değindi.
Alpman, orta sınıfı “endişe üretme makinesi” olarak tanımlarken konuşmasını, “Bu filmler neden aynı duygu evrenine sesleniyor? Bana göre orta sınıfların melankolisi vaat edilmiş hayatın gerçekleşmeyeceğinin fark edilmesinin sonucu” sözleriyle tamamladı.
Senarist, yazar ve tarihçi Arda Ekşigil ise orta sınıflar ile kaygı arasındaki ilişkiye değindi. Alt ve üst orta sınıf ayrımını ele alan Ekşigil, güç ve statü kaybı, geçim sıkıntısı, ayrıksı olma arzusu, kendi fantezisine sıkışma ve yurt dışına taşınma isteği başlıklarını değerlendirdi.
Enis Köstepen de “Sarı Zarflar” üzerinden Türkiye sinemasında orta sınıfın ele alınışına değindi. Köstepen, filmde ev kurma, yerleşme, aidiyet ve mülkiyet kavramlarının yanı sıra Türkiye’deki yakın dönem siyasi ve toplumsal gelişmelerin filme yansımalarını anlattı. Karakterlerin güvenlik ihtiyacı ve geleceği kontrol altına alma çabasının da hikâyedeki yerini aktardı.
Festival programı devam ediyor
Ayvalık Uluslararası Film Festivali, 18 Eylül Cuma günü film gösterimleriyle devam edecek. Programda “Giaprosis: Müştereklerin Tüketilmesi” başlıklı konuşma ve Pür Cunda’da Bulutsuzluk Özlemi konseri de yer alacak.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et