18.09.2026 15:35

Gözaltında kaybedilen Karakoç'un dosyasının zaman aşımı kararına tepki: Zaman aşımı bahanesiyle dosya kapatılıyor

Cumartesi Anneleri ve İHD, gözaltında kaybedilen Rıdvan Karakoç’un dosyasının zaman aşımı kararına tepki göstererek “Zaman aşımı bahane edilerek dosya kapatılıyor” dedi.

Gözaltında kaybedilen Karakoç'un dosyasının zaman aşımı kararına tepki: Zaman aşımı bahanesiyle dosya kapatılıyor

Fotoğraf: MA

İstanbul - Cumartesi Anneleri ve İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyonu, 15 Şubat 1995’te gözaltında kaybedilen Rıdvan Karakoç’un dosyasının zaman aşımına uğraması kararına tepki olarak İstanbul'un Kartal ilçesinde bulunan Anadolu Adliyesi önünde basın açıklaması düzenledi.

Açıklamaya Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, insan hakları savunucuları ile çok sayıda kişi katıldı. Karakoç’un fotoğraflarının taşındığı açıklamada söz alan İHD Eş Genel Başkanı Oya Ersoy, “Karakoç, Kürt sivil siyaseti içinde aktif olarak yer alan ve defalarca gözaltına alınmış bir kişiydi. Bu nedenle yaşamından endişe duyuyor, ailesine ve avukatına sürekli olarak gözaltına alınabileceğini ve tehditler aldığını söylüyordu. Bu nedenle gözaltına alınmasından çok kısa bir süre önce avukatına vekâletname verdi. Rıdvan Karakoç, 2 Mart 1995’te saat 15.00 sıralarında, dosyada yer alan Olay Tespit Tutanağına Otopsi raporu, Rıdvan Karakoç’un ölümünün şiddet ve işkence bulguları taşıdığını açıkça ortaya koyuyordu. Karakoç’tan günlerce haber alamayan ailesi onu aramaya devam etti” dedi.

“Tanıklar önemli bilgiler verdi”

Rıdvan Karakoç’un cenazesinin 30 Mayıs 1995 tarihinde kardeşi Mehmet Karakoç tarafından teşhis edildiğini ve Altınşehir Kimsesizler Mezarlığı’ndan çıkarılarak Gaziosmanpaşa’daki aile mezarlığına defnedildiğini söyleyen Oya Ersoy, “Dosya kapsamında, Rıdvan Karakoç’un ölü bedeninin bulunduğu gün düzenlenen tutanakla, üzerindeki giysilerin Adli Tıp Kurumunda emanete teslim edildiği de kayıt altına alınmıştı. Ancak dosyanın tamamına baktığımızda son derece önemli bir belge ve delil niteliğinde olmasına rağmen Rıdvan Karakoç’un giysileri üzerinde hiçbir inceleme yapılmadığını, DNA tespiti yoluna gidilmediğini görüyoruz. Bu durum dosya açısından son derece önemli bir eksiklik oluşturmaktadır. Karakoç ailesi ve vekilleri, dosyada birçok tanığın dinlenmesini talep etti. Dinlenen tanıkların tamamı, Rıdvan Karakoç’un gözaltında kaybedildiğine ilişkin önemli bilgiler verdi” diye konuştu.

“Zaman aşımını uygulamak mümkün değil”

Zorla kaybetme fiili devam eden bir suç niteliğini taşıdığını ve zaman aşımı hükümlerinin bu fiil bakımından uygulanması mümkün olmadığını dile getiren Oya Ersoy, yargının buna dikkate almadığını vurguladı. Birleşmiş Milletler (BM) Zorla Kaybetmelere Karşı Sözleşme’nde de Karakoç’un durumuna ilişkin zaman aşımının uygulanamayacağını ifade eden Oya Ersoy, “Zorla kaybetme insanlığa karşı işlenen bir suçtur. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı uygulanamaz. Türkiye Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler Zorla Kaybetmelere Karşı Sözleşme’yi imzalamamakta ve onaylamamakta direnmektedir. Zamanaşımı ise zorla kaybetme suçlarında adeta ‘suçun üzerini örten bir örtü’ olarak kullanılmaktadır. Rıdvan Karakoç dosyası hakkında yaptığımız itirazın kabul edilmesini, soruşturmanın devamı yönünde karar verilmesini ve sorumluların yargı önüne çıkarılmasını talep ediyoruz” dedi.

Mücadele vurgusu

Gözaltında kaybettirilmenin 1915'ten bu yana muhaliflere yönelik uygulanan bir devlet politikası olduğuna dikkat çeken İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Eren Keskin, “Bu suçların faili belirsiz değil, faili belli. Adalet Bakanı bugünlerde 15 yıldır önceki dosyaları indiriyor. Rıdvan Karakoç'un ailesi 1995'ten beri bekliyor. Bu dosyada o kadar çok delil var ki Adalet Bakanı isterse iki günde bu dosyanın katillerini ortaya çıkarabilir. Ama çıkartmazlar, çıkartmayacaklar. Bunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Biz zaman aşımından düşme kararı verildiği için tüm dosyalarda olduğu gibi itirazımızı yaptık. Biliyoruz itirazımız da kabul edilmeyecek. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu örgütlü suçunu işlemeye devam edebilmek için BM Zorla Kaybetmelere Karşı Sözleşmesini imzalamıyor. Eğer imzalasa bu suçlarda insanlığa karşı suç olarak tanımlanacak ve bu suçlarda zaman aşımı geçerli olmayacak. Bilerek bu sözleşmeyi imzalamıyorlar çünkü katilleri korumaya devam ediyorlar. İtirazımız kabul edilmezse Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) o da olmazsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) gideceğiz. Sonuna kadar mücadelemizi vereceğiz” diye konuştu.

“Zaman aşımı bahane edilerek dosya kapatılıyor”

Rıdvan Karakoç’un kardeşi Hasan Karakoç da şöyle konuştu: “31 yıldır dosyamız Beykoz Adliyesi'nin konulduğu raflarında bekletiliyor. Kendi ısrarımızla birkaç tane tanık götürdük. Savcıya, tanıklıkları dinlettik ama buna rağmen hiç kimseye bir soruşturma açılmadı. Mesela beni 1994’te gözaltına alarak, Rıdvan abimi sordukları zaman bizi tehdit ediyorlardı. Gelen siyasi şubeye bağlı sivil polisler bizi tehdit ederek, ‘İsterseniz sizin evinizi bombalarız, evinizi başınıza yıkarız. Hiçbir şekilde de bizim yaptığımızı ispat edemezsiniz’ demişlerdi. İş yerlerimize gelip ‘Akıllı olun, sağa sola karışmayın. Biz sizin babanızı da tanıyorduk. Babanız dindar bir insandı. Bu işlerden elinizi eteklerinizi çekin’ tehdit ediyorlardı. Abimi sürekli yolda çevirip tehdit ediyorlardı. İş yerinin önünde kardeşime kurşun sıktılar. Bize her türlü zulmü yaptılar. Bizim evimize baskına gelen o sivil polislerin hepsinden şikayetçiyim. Hepsini de savcılığa ifade ettim. Savcı isterse o zaman bizim evimize baskın yapan, Rıdvan'ı arayan insanların hepsini ortaya çıkarabilir. Ancak biz 31 yıldır Galatasaray Meydanı’nda adalet talebimizi haykırarak, tanıkların dinlenmesini istiyoruz. Devletin asli görevi olan hukukun sağlanması, adaletin sağlanması görevini kendilerine hatırlatıyorum. Bugün zaman aşımı bahanesiyle dosyamız kapatılıyor. İnsana sormazlar mı, ne yaptınız da süreci sonlandırıyorsunuz? Bir kişiye soruşturma mı açtınız? Bir kişinin tanıklarını mı dinlediniz?”

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
18.09.2026 07:46

Sultangazi'de kolonlarından ses gelen 5'er katlı 2 bina tahliye edildi

İstanbul Sultangazi'de, kolonlarından çatlama sesleri geldiği belirtilen 5'er katlı ve 10 daireli 2 bina tahliye edildi. Ekipler, çatlamaların yan tarafta bulunan inşaat çalışmalarından kaynaklandığı ihtimali üzerinde duruyor.

Sultangazi'de kolonlarından ses gelen 5'er katlı 2 bina tahliye edildi

Fotoğraf: DHA

18.09.2026 11:21

DEM Partili Cengiz Çiçek moto kurye Batuhan Karabulut’un ölümünü ve yargı sürecini Meclis'e taşıdı

Moto kurye Batuhan Karabulut’un ölümü ve yargı süreci Meclis gündemine taşındı. DEM Parti Milletvekili Cengiz Çiçek, sanık hakkındaki tutuklama kararının 1,5 ay uygulanmamasını ve moto kurye ölümlerindeki cezasızlık riskini Adalet Bakanı'na sordu.

DEM Partili Cengiz Çiçek moto kurye Batuhan Karabulut’un ölümünü ve yargı sürecini Meclis'e taşıdı

Fotoğraf: Nisa Sude Demirel/Evrensel

18.09.2026 10:00 / Güncelleme: 10:30

Burdur ve Batman’da arazi ve taşınmazlara ilişkin yeni kararlar

Cumhurbaşkanı kararlarıyla Burdur’da 24 yerde arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri yapılması, Batman’da ise 26 taşınmazın acele kamulaştırılması kararlaştırıldı.

Burdur ve Batman’da arazi ve taşınmazlara ilişkin yeni kararlar

Fotoğraf: DHA

18.09.2026 15:12 / Güncelleme: 15:26

EMEP'li Bayhan ve Karaca’dan Bakan Tekin'e soru önergesi: MESEM'lerdeki uzun mesai saatleri, düşük ücretler, iş kazaları ve işyeri baskıları Meclis gündeminde

EMEP milletvekilleri İskender Bayhan ve Sevda Karaca, MESEM'deki ağır sömürü koşullarını Meclis gündemine taşıdı.

EMEP'li Bayhan ve Karaca’dan Bakan Tekin'e soru önergesi: MESEM'lerdeki uzun mesai saatleri, düşük ücretler, iş kazaları ve işyeri baskıları Meclis gündeminde
18.09.2026 12:58

GES projesine tepki gösteren köylülerden yol kapatma eylemi

Kars'ın Sarıkamış ilçesi Odalar köyünde, GES projesinin altyapı çalışmaları nedeniyle yolların bozulmasına tepki gösteren köylüler yol kapatma eylemi yaptı.

GES projesine tepki gösteren köylülerden yol kapatma eylemi

Fotoğraf: MA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!