‘İktidar, işçi sınıfını da gazetesini de güvenlik sorunu olarak görüyor’
Gazetemiz Evrensel’in X hesabı hakkında “milli güvenlik” gerekçesiyle verilen erişim engeli kararı işçilerin grevleri, eylemleri, açıklamalarını yasaklamak için de kullanılıyor.
Gözde Tüzer Korkmaz
[email protected]
Gazetemiz Evrensel’in X hesabı hakkında “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesiyle erişim engeli kararı getirilmesi tepki toplarken, bir yandan da işçilerin grevleri, eylemleri, açıklamaları yine aynı madde gerekçe gösterilerek yasaklanıyor. Sendikalar devletin artık bir “sermaye çıkarlarını koruyan aygıta” dönüştüğünü belirtirken, işçi sınıfının ve halkların gazetesi Evrensel’in de baskılardan nasibini aldığını belirtti.
Derhal uygulama: 5651 sayılı Kanunun 8/A maddesi
AKP iktidarının yargı ve kolluk gücüyle, “Ailem Güvende” adı altında insan hakları ve LGBTİ örgütleri ile çok sayıda hak savunucusuna yönelik düzenlediği operasyonlarla eş zamanlı yürüttüğü dijital sansürün son adreslerinden biri gazetemiz Evrensel'in X (Twitter) hesabı oldu. Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliği X hesabımızın erişime engellenmesi kararı alırken, bunu “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesini öne süren 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesine dayandırıldı. Erişim engeli kararı henüz X tarafından uygulanmadı. Bu karar birçok kesim tarafından sansür olarak yorumlandı.
5651 sayılı Kanunun 8/A maddesi, “gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yaşam hakkı, millî güvenlik, kamu düzeni ve genel sağlığın korunması” gibi gerekçelerle internetteki içeriklerin “derhal engellenmesine” imkân tanıyor. Cumhurbaşkanlığı veya ilgili bakanlıkların talebi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı'nın kararı veya hâkim onayı ile karar erişim sağlayıcılara bildiriliyor.
‘Milli güvenlik adı altında sermaye çıkarları korunuyor’
Benzer bir uygulama da işçi sınıfının hak arama mücadelesinde karşısına çıkıyor. Pek çok grev ve eylem “milli güvenlik” gerekçesiyle yasaklanıyor. Grevleri en çok yasaklanan sendikalardan Birleşik Metal-İş’in Genel Başkanı Özkan Atar “Bu uygulamalar AKP iktidar bloğunun politikalarının ne denli demokrasi karşıtı noktaya geldiğini, basını ve aynı zamanda emekçilerin, işçilerin hak ve özgürlüklerini, haber alma hakkını ne derece engellediğini gösteriyor” dedi. Atar, iktidarın “mili güvenlik” adı altında yerli ve yabancı sermayenin çıkarlarını öncelikli olarak kolladığını, bu doğrultuda da her türlü demokratik hak ve özgürlükleri baskıcı bir şekilde engellendiğini belirtti.
Atar şöyle devam etti: “Ama şunun da bilinmesi gerekir… Ne kadar baskıcı, anti demokratik ve faşizan uygulamalar hayata geçerse geçsin, mutlaka emekçilerin ve toplumun hak ve özgürlük mücadelesi de doğrultuda sürecektir. Bu yaşanan kara tablo mutlaka yırtılacaktır. Biz de Evrensel’e sahip çıkmaya devam edeceğiz.”
‘İktidar rahatsız oluyor’
BİRTEK-SEN Başkanı Mehmet Türkmen bizzat BİRTEK-SEN’in pek çok grevinin, işçi direnişinin “milli güvenlik” gerekçesiyle engellendiğini ve yasaklandığını belirterek “İşçilerin hak arama mücadelesi hangi gerekçe ile engelleniyorsa Evrensel’in de ‘milli güvenlik’ gerekçesiyle engellenmesi aynı sebepten gerçekleşiyor. İktidar, düzen ve karar vericiler, işçilerin patronlara karşı sermaye düzenine karşı mücadele etmesinden nasıl rahatsız oluyorsa, o mücadelenin bütün Türkiye’de duyulmasına ve mücadelesine yol göstermesine imkan sağlayan bir gazetenin engellenmesi de aynı anlayışın ürünü” ifadelerini kullandı.
İşçilerin hak arama mücadelelerinin engellenmesi ve gazetelerin hesaplarına getirilen erişim engelleri arasında doğrudan bir bağ bulunduğunu belirten Mehmet Türkmen “Son dönemlerde LGBTİ’leri, sivil toplum örgütlerini, tüm muhalif kesimleri hedefleyen bu otoriterliğin amacı neyse, işçi sınıfını açlığa, sefalete ve köleliğe mahkum eden anlayışın da amacı aynı. Bir avuç sermayedarın, işçilerin hayatına çökmesine engel olmak istemiyorlar. İşçi sınıfı mücadelesi, sermayedarlar için nasıl bir engelse, işçi sınıfının gazetesi de aynı şekilde engel” ifadelerini kullandı.
Türkmen son olarak şöyle devam etti: “Nasıl ki bütün baskılara rağmen işçi sınıfının mücadelesi engellenemiyorsa, işçi sınıfının 30 yıldır sesi olan Evrensel’i de susturamayacaklar. Çünkü Evrensel sadece muhabirlerinden, editörlerinden ibaret değil, işçi sınıfının kendi kavgasında ortaya çıkardığı bir mücadele aracı. İşçi sınıfını engellemek nasıl mümkün olmadıysa, onun sesi ve soluğu olan gazetesini de engellemek mümkün olmayacaktır.”
Sermayenin çıkarlarının bekçisi olan anlayış
Ankara’ya yürümeleri engellenen, gözaltına alınan ve eylemlerinde sürekli müdahalelere maruz kalan maden işçilerinin sendikası olan Bağımsız Maden-İş Sendikası'nın örgütlenme uzmanı Başaran Aksu, devletlerin geçmişte yurttaşlarının haklarını korumaya çalışan bir yapı olarak kendisini göstermeye çalıştığını ancak bugün tüm çıplaklığıyla sermayenin çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini belirterek “Bu nedenle yurttaşların ve işçi sınıfının çıkarlarını dillendiren her türden karşıt görüşü ‘milli güvenlik’ diyerek engellemek istiyorlar” dedi.
“Milli güvenlik, sermaye sınıfının çıkarlarını savunan, sermayenin çıkarlarının bekçisi olan bir milli güvenlik anlayışı var. Bunu da yasakçı, baskıcı ve engelleyici pratiklerle deneyimliyoruz” diyen Aksu önümüzdeki dönemde toplumun genelinin çıkarlarını korumak yerine, şiddet, baskı ve yasaklama uygulamalarına daha sık rastlayacağımızı belirtti.
Aksu şöyle devam etti: “Evrensel gazetesi de işçi sınıfının çıkarlarını gündeme getiren ve bunu yayın çizgisi haline getirilmiş, işçiler ve halklar arasında da bilinen bir gazete. Bu nedenle Evrensel de milli güvenlik gerekçe gösterilerek hedef haline getiriliyor.”
Grevler kimin güvenliğini tehdit ediyor?
Türkiye’de “milli güvenliği bozucu/tehdit edici nitelikte” olduğu iddiasıyla grevlerin ertelenmesi uzun yıllardır devam eden bir uygulama. Hukuken kullanılan ifade çoğunlukla “yasaklama” değil “60 gün süreyle erteleme”. Ancak 60 günlük sürenin sonunda uyuşmazlığın zorunlu tahkime gitmesi nedeniyle uygulama grevin fiilen sona ermesi anlamına geliyor.
Örneğin 13 Aralık 2022 yılında Bekaert'ın İzmit fabrikasında Birleşik Metal-İş üyesi işçiler greve çıktı. Ancak Cumhurbaşkanı kararıyla grev 60 gün “ertelendi”. Gerekçe bilindikti, milli güvenlik.
24 Ocak 2023’te ise yine Birleşik Metal-İş'in Schneider Enerji'nin Kocaeli/Çayırova tesisindeki grev kararı, Cumhurbaşkanı Kararı ile ertelendi. Resmî kayıtta gerekçe açık biçimde milli güvenliği bozucu nitelikte olarak yer alıyordu.
14 Aralık 2024’te ise Birleşik Metal-İş'in grevleri dört şirketin toplam 10 işyerini kapsıyordu: Hitachi Energy Turkey, Grid Solutions, Schneider Elektrik ve Arıtaş Kriyojenik. Cumhurbaşkanı kararıyla grevler 60 gün ertelendi. Gerekçe aynı; milli güvenliği bozucu nitelikte.
31 Temmuz 2025’te ise Türkiye Maden-İş'in Eti Maden'e bağlı işyerlerinde planladığı grev, Cumhurbaşkanı kararıyla 60 gün ertelendi. Gerekçe yine grevin milli güvenliği bozucu nitelikte olduğu iddiasıydı.
Hak arayanların sesi engellenmek isteniyor
İşçilerin grevleri ve eylemleri yasaklanırken, onların sesini duyuran sosyal medya hesapları da aynı gerekçe ile engelleniyordu. “Milli güvenlik.” Mesela Bianet İmamoğlu'nun gözaltına alınması ve ertesindeki protestolar ve internet sansürü üzerine yaptığı haberler nedeniyle engellendi. soL Haber ise Temmuz 2026'daki NATO Zirvesi öncesindeki dönemde geniş sosyal medya sansürü sırasında engellendi. Engellenen siteler arasında Mezopotamya Ajansı, JINNEWS, Sendikal Haber, Etkin Haber Ajansı (ETHA) gibi haber siteleri de yer alıyordu.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et