Halkın yolları özelleştiriliyor: Geçiş ücreti 7 katına çıkacak
Özelleştirme kapsamına alınan yolun fiyatının 7 katına çıkacağını belirten Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler, “Devlet, cazibe merkezi kurmayı planladığı bölgenin girişini aynı anda yedi kat pahalandırıyor” dedi.
Fotoğraf: Evrensel
Ramis Sağlam
[email protected]
İzmir — Türkiye genelinde 1986 yılından bu yana yapılan özelleştirmelerin yaklaşık yüzde 90'ı AKP iktidarı döneminde gerçekleştirildi. Yine AKP iktidarı döneminde (2003–2026 yılları arasında) gerçekleştirilen özelleştirmelerden toplamda yaklaşık 65,4 milyar dolar ile 65,6 milyar dolar arasında özelleştirme geliri elde edilirken bunun Türk lirası karşılığı Özelleştirme İdaresi verilerine göre 170 milyar TL ile 192 milyar TL arasında hesaplanıyor.
Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Karayolları Genel Müdürlüğü'nün (KGM) kontrolündeki 2 Boğaz köprüsü, 8 otoyol ve 2 çevre yolu özelleştirme kapsam ve programına dahil edildi. Özelleştirme kapsamına alınan Çeşme ve İzmir–Aydın otoyolları ile İzmir Çevre Yolu'nun 5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararı ile 30 yıllığına özelleştirilmesi süreci resmen başladı. Karara göre mülkiyet devri yapılmayacak; işletme hakkı devri, kiralama veya gelir ortaklığı gibi modeller uygulanacak ve özelleştirme işlemleri 31 Aralık 2031 tarihine kadar tamamlanacak.
Çeşme ve İzmir–Aydın otoyolları ile İzmir Çevre Yolu’nun özelleştirilmesinin “Yeni Çeşme Projesi”nden bağımsız olmadığını söyleyen Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler ile gelişmeleri konuştuk.
Yeni Çeşme Projesi’nden bağımsız değil
Türkiye'nin son yıllarda kamuoyuna duyurduğu büyük ölçekteki turizm yatırımlarından birinin Çeşme Yarımadası'nda planlandığını belirterek sözlerine başlayan Güler, Turizm Bakanlığı'nın yedi yıldır üzerinde çalıştığı, Danıştay'da hukuki gerekçelerle iptal edildikten sonra "Yeni Çeşme Projesi" olarak biraz küçültülmüş haliyle yeniden gündeme getirildiğini söyledi.
Fotoğraf: Evrensel
Özelleştirme sürecinin “Yeni Çeşme Projesi”nden bağımsız olmadığını dile getiren Güler, “Projenin kurulacağı bölgeye ulaşımı sağlayan tek kara yolu olan İzmir-Çeşme Otoyolu 30 yıllığına özelleştirme kapsamına alındı. Geçiş ücretinin 53 liradan 350-400 liraya, yani yaklaşık yedi katına çıkması bekleniyor. Eski yoldan bu bölgeye ulaşmak zaten mümkün değil; otoyol, Yarımada'nın fiilen tek girişi. Yani devlet, milyarlarca dolar harcayıp yeni bir cazibe merkezi kurmayı planladığı bir bölgenin girişini, aynı anda yedi kat pahalandırıyor” ifadesini kullandı.
Uyardık… Yalnız kaldık…
Özelleştirme sonrası yapılacak otoyol zamlarını gündeme defalarca kez getirdiklerini belirten Güler, “Yarımada turizminin ve bölge ekonomisinin doğrudan zarar göreceğini ifade ettik. Söylediklerimiz tabii ki tahmin falan değildi. 2025 yılı boyunca bu özelleştirmeye karşı sokağa çıkan, ulusal basında ısrarla uyarı yapan tek sivil toplum hareketi Yarımada Kent Konseyleriydi. Meslek örgütlerinden, büyük sivil toplum kuruluşlarından, hemen hemen hiçbir siyasi çevreden bu itiraza gerçek bir destek gelmedi. Üstelik bu eylemleri yaptığımız için 2025 boyunca ağır eleştiriler aldık; kimileri bizi gereksiz yere gerginlik yaratmakla, kimileri yerel bir meseleyi büyütmekle suçladı” dedi.
İki Bakanlık birbirinden habersiz; itirazlarımızı sürdüreceğiz
Bakanlıkların birbirinden habersiz olduğunun altını çizen Güler, “Bugün gelinen noktada iki bakanlığın birbirinden habersiz iki karar ürettiği bir çelişkiler manzumesi olduğu kesinleşti. Turizm Bakanlığı bir yandan 20 golf sahası, operalar ve 23 bin yeni yatakla milyarlarca dolarlık bir vizyon çiziyor; öbür yandan Maliye ve Ulaştırma Bakanlıkları, o vizyonun hayata geçeceği tek coğrafyanın erişim maliyetini yedi katına çıkarıyor” bilgisini paylaştı.
Bugün yaşanan tutarsızlığın faturasını halkın yaşayarak ödeyeceğini vurgulayan Güler, sözlerini şöyle sürdürdü; “Çeşme Kent Konseyi ve ÇEŞÇEP olarak özelleştirmeye karşı hukuki ve demokratik itirazımızı sürdüreceğiz. Ancak asıl ihtiyaç, bu meselenin artık yerel bir Yarımada sorunu olarak değil, ülke genelinde kamusal malların nasıl yönetildiğine dair bir soru olarak tartışılmasıdır. Ulaşım bir haktır, ayrıcalık değil; halkın parasıyla yapılan bir yol, otuz yıllığına özel şirketlere devredilip yeniden ve daha pahalıya satılamaz.”
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et