İçeride ‘çökeriz’ tehdidi, sınır ötesinde ucuz emek cenneti: Türkiye sermaye sınıfının Suriye beklentileri
İçeride işçilerin insanca yaşam ve zam taleplerini "rekabet gücümüz kırılır" diyerek bastıran sermaye çevreleri, sınırın hemen ötesinde yarattığı hukuksuz ve sendikasız ucuz emek vahasıyla kâr marjlarını koruma peşinde.
Fotoğraf: AA
Andaç Aydın Arıduru
[email protected]
Türkiye sanayisinde yıllarca asgari ücretin altında, kayıt dışı ve sendikasız çalıştırarak kâr marjlarını korumanın temel dişlisi haline getirilen Suriyeli mülteci emeği, artan yerel maliyetler ve sınır hattındaki siyasi kırılmalar eşliğinde sınırın diğer tarafına da taşınıyor.
2012’de başlayan Suriye’deki iç savaşın bir tarafı olarak bölgede Türkiye, ekonomik ve jeopolitik çıkarları için varlık gösteriyor. İsrail ise İran ve Hamas’a karşı saldırılarında Geçtiğimiz yıldan başlayarak Suriye’de operasyonlar yapıyor. Golan Tepeleri başta olmak üzere bölgede etki alanını arttırıyor. İsrail ile Türkiye arasında bir mücadele alanı olarak sıcaklığı artan Suriye’de Türkiye sermayesinin doğrudan çıkarları bulunuyor ve bu çekişmenin ana motivasyon kaynaklarından birisine dönüşüyor.
Yıllardır iktidar ve sermaye temsilcilerinin itiraflarıyla meşrulaştırılan mekanizma, bugün sınır ötesinde kurulan ve dikensiz gül bahçeleri olarak yaratılan organize sanayi bölgelerinde (OSB) kurumsallaşıyor.
Türkiye açısından eski Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak’ın "Suriyeliler olmasa fabrikalar durur" sözleriyle ilk kez en üst düzeyde dile getirilen ucuz emek bağımlılığı, AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki’nin Temmuz 2021'deki "Çekin sığınmacıları, Gaziantep’te ve Kahramanmaraş’ta sanayi çöker; en ağır işlerde onlar çalışıyor" çıkışıyla tescillendi. Aralık 2024’te Şam yönetiminin devrilmesiyle başlayan süreç ise dengeleri değiştirdi. Fabrikalarda ve atölyelerde çalışan Suriyeli işçilerin memleketlerine dönme ihtimali patron kulüplerinde önce panik yarattı, ardından bu kaygı fabrikayı sınırın ötesine taşıma hamlesine dönüştü.
Sermaye örgütlerinin yeni rotası: ‘Mısır yerine Halep’
Geri dönüş tartışmalarının başladığı günlerde İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz, Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada yeni rotayı açıkça çizmişti: "Mısır’a gideceğimize niye Suriye’ye gitmiyoruz? Emek yoğun sektörlerde sınırın hemen ötesinde bir üretim başlatabilirsek Türkiye bunu avantaja çevirmiş olur; içerideki maliyet artışlarını ancak böyle tolere edebiliriz." Bu çağrı, Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Ramazan Kaya’nın ucuz iş gücü avantajıyla Suriye sınırında özel üretim hatları kurulması önerisi ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Fikret Kileci’nin "Suriye-Halep odaklı ortak üretim modeli" çıkışıyla yeniden dile getirilmiş oldu.
Patron heyetlerinin saha turları
Sermaye örgütlerinin bu arayışı sahada peş peşe heyet ziyaretleriyle karşılık buldu. Temmuz 2025'te TOBB ve Gaziantep Sanayi Odası yöneticilerinin Şam’da geçici yönetimle yürüttüğü temasları, Ocak 2026'da MÜSİAD heyetinin Halep Şeyh Neccar Sanayi Şehri'ndeki incelemeleri izledi. Ağustos 2026’da ise Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe başkanlığındaki patron heyeti doğrudan Halep’e giderek Türk-Suriyeli ortak üretim mekanizmasını yerinde teftiş etti ve bölge için 10 milyar dolarlık ticaret hedefi açıkladı. 2026’nın ilk yarısında Türkiye’deki 247 firma Suriye’de üretim tesisi açmak için resmi başvuru yaptı. Bu şirketlerin 234’ünü ise doğrudan emek yoğun tekstil ve hazır giyim işletmeleri oluşturdu.
Sınır boyunda fiili OSB kuşağı
Sermayenin akın ettiği imalat hattı, sınır illerindeki koordinatör valiliklerin gözetiminde kurulan fiili bir OSB ağına dayanıyor. Kilis Valiliği koordinasyonundaki yaklaşık 1.400 atölyelik Çobanbey (El-Rai) OSB ayakkabı, terlik ve tekstil fason imalatının merkez üssü haline getirilirken; İsra Holding ortaklığıyla genişletilen 364 bin metrekarelik Bab al-Hawa Sanayi Şehri, El-Bab ve Azez sanayi siteleri Türk üreticilerine hazır parseller sundu. Halep’te savaşta harabeye dönen 4 bin 400 hektarlık Şeyh Neccar Sanayi Şehri ise Türkiye'den sökülen makinelerin taşındığı yeni bir fason üretim üssü olarak tahsis edildi.
Sınır ötesinde sefalet ücreti rejimi
Patronları sınır ötesine çeken temel faktör lojistik yakınlıktan ziyade bölgenin hukuki, mali ve idari açıdan tam bir denetimsizlik havzası haline gelmesi oldu. Bu sanayi sahalarında 4857 sayılı Türk İş Kanunu tamamen hükümsüz sayılıyor; kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin veya fazla mesai gibi hiçbir yasal yükümlülük işletilmiyor. Sosyal güvenlik priminin sıfırlandığı, iş kazası ve meslek hastalığı sorumluluğunun tamamen patronların inisiyatifine terk edildiği sahada, işçilik giderleri Türkiye'deki asgari ücret maliyetinin neredeyse beşte birine kadar geriledi.
Bölgedeki düşük ücret seviyesi bağımsız araştırmalara ve sektörel saha raporlarına da yansıdı. Textilegence dergisinin Çobanbey OSB saha analizinde Çobanbey, Bab al-Hawa ve Azez hattındaki tekstil ve imalat atölyelerinde çalışan yerel işçilerin aylık ortalama ücreti birleşmiş milletler araştırmalarına göre 80 ila 120 dolar arasında seyrediyor. Yerel meclislerin günlük 3 ila 4 dolar (yaklaşık 100-150 TL) tabanında belirlediği veya tamamen atölye sahibinin keyfiyetine bırakılan parça başı ödeme sistemi, Türkiye'deki net asgari ücretin dörtte biri ile beşte biri arasında bir sömürü tabanı yaratıyor. Kurumlar vergisinin, stopajın ve KDV’nin bulunmadığı, Türkiye'den giden makinelerin gümrük vergisinden muaf tutulduğu bu hatta finansal trafik ise PTT şubeleri ve yerel döviz büroları üzerinden işletilerek resmi denetim mekanizmalarından kaçırılıyor.
İçeride işçilerin insanca yaşam ve asgari ücret taleplerini "maliyetlerimiz katlanır, rekabet gücümüz kırılır" gerekçesiyle bastıran sermaye, sınırın hemen ötesindeki yıkım ve açlık tablosunu, hiçbir çalışma standardının işlemediği bir dış kaynak ucuz emek cennetine dönüştürerek çarklarını döndürmeyi sürdürüyor. Türkiye’de sermaye işte bu çıkar havuzunu müdafaa etmeye değer görüyor.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et