05.09.2026 16:35 / Güncelleme: 06.09.2026 10:28

AKP'nin 25 yılında makbul kadının inşası

‘Sessiz, iffetli, mahrem ve örtülü’ kadın bedeni makbul kadınlığın ölçüsü haline getirilirken, bu sınırların dışına çıkan kadın toplumsal ve ahlaki düzeni ihlal eden bir figür olarak kurulmaktadır.

AKP'nin 25 yılında makbul kadının inşası

Fotoğraf: Evrensel

Pınar Çetinkaya
[email protected]


AKP’nin 25 yılı boyunca, kadınlara yönelik politikalar ve söylemler her zaman öne çıkmıştır. Özellikle 2011 genel seçimlerinden sonra AKP’nin 3.dönem iktidarı ile ya da o dönemki söylemleri ile “ustalık dönemi”nin başlamasıyla AKP’nin toplumsal hegemonyasını güçlendirme arayışı ile toplumsal alan müdahalelerinin muhafazakar yaşam modeli üzerinden baskın hale geldiğini söyleyebiliriz. Kadınlar açısından ise aile odaklı rollerin, muhafazakar değerler ile harmanlanıp gerek politikalar gerek ise dönem dönem öne çıkan kadınların kamusal hayattaki yerleri ve kadın bedenine dair söylemler ile tırmanışa geçmeye başlamıştır. Yine bu hedef çerçevesinde aynı dönemde Kadından Sorumlu Aile Bakanlığı yerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kurulmuştur. Bu değişim yalnızca bir isim değişikliği olarak görülemez, kadının giderek aile içerisinde tanımlandığı siyasal yönelimin kurumsal göstergelerinden biridir. Bugün “Aile Yılı” ilanıyla daha açık biçimde karşımıza çıkan kadın, aile ve nüfus politikalarının sürekliliği de bu yönelimin izlerini taşımaktadır. Tam da bu yıl içinde, o dönemki AKP Ünye Tanıtım ve Medya Başkanı Süleyman Demirci’nin “Örtüsüz kadın perdesiz eve benzer. Perdesiz ev ya satılıktır ya da kiralıktır” benzetmesi aslında “makbul kadın” tanımının örülmeye başlandığı önemli bir söylemlerden biridir. Bu toplumsal inşa içerisinde, kadın bedeninin örtülmemiş halini adeta, aşağı bir durum olarak tarif etmektedir.  

Yine 2013 yılında, Ömer Tuğrul İnançer’in bir televizyon programında hamile kadınlar için söylediği “Böyle karınla sokakta gezilmez. Her şeyden önce estetik değil” ifadesi hepimizin hafızalarında yer edinmiştir. 2013 yılı AKP iktidarı için toplumsal muhalefetin yoğun olduğu, karşılığında ise toplumsal muhalefeti dizginlenmek için yoğun polis müdahalelerinin ve 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonlarının yaşanmasıyla derin siyasi krizlerin, yolsuzluklarla iç içe geçmiş bir iktidar görünümüyle imajların sarsıldığı bir dönemdir. Burada, hakimiyeti sağlamak adına toplumsal yaşama ve yaşam tarzlarına müdahalelerin hedefler doğrultusunda gerçekleştiğini ve aynı zamanda güvenlikçi ve merkezi bir denetimin devreye sokulduğunu görebiliriz. Bu denetimde, toplumsal cinsiyet tartışmalarının temelinde yine nüfus politikaları, aile kurumunun güçlendirilmesi de yer almaktadır. Bu sebepledir ki, İnançer’in hamile kadınlara dair söyledikleri aslında, bireyin bağımsız açıklamalarından uzak, anneliği kadınlığın merkezi rollerinden biri olarak öne çıkaran bir siyasal atmosfer içerisinde, hamile kadın bedeninin kamusal görünürlüğünü uygunsuzlaştıran bir norm tarif etmektedir.

Benzer ifadelerden belki de bu kadar açıktan “makbul kadın” tarifi yapan sözler, dönemin (2014) Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç’a aitti: “Kadınsa iffetli olacak. Mahrem namahrem bilecek. Herkesin içerisinde kahkaha atmayacak, bütün hareketlerinde cazibedar olmayacak.” Arınç adeta, makbul kadınlığın ideolojik çerçevesini çizmişti. Böylece, iffet yalnızca bireysel bir ahlaki özellik olmaktan çıkarak kadın davranışını düzenleyen toplumsal bir ölçüye dönüşmektedir. Kadının kendi davranışını bu ölçü doğrultusunda denetlemesi beklentisi ise dışsal bir yasağın ötesinde, ideolojik ilişkinin öznenin kendi davranışında yeniden üretilmesini gerektirir. Böylesi bir çıkışı ise, kadın cinayetlerinin ve kadına karşı şiddetinin çığırından çıktığı aynı zamanda yoğun protestoların olduğu bir zamanda söylemiştir. Bu yaklaşımı, o dönem Soma Maden Faciasında yitirilen 301 madenci için söylenen “fıtrat” bakışı ile de benzer yerdedir. Kadınla erkeğin eşit olamayacağını yaratılışla açıklamaya çalıştıkları, bir nevi kadının fıtratının ev içi bakım ve aile ile açıklandığı, bizzat aile bakanı tarafından şiddete karşı infial yaratacak söylemlerin olduğu kadınlara güvencesiz bir yaşamı sunan yeni bir rejime geçtiğimiz dönemlere denk gelmiştir.

Elbette ki kadın bedenine dair söylenenler bunlarla sınırlı değildir, ancak burada öne çıkan nokta AKP döneminde kadın bedenine yönelik müdahaleler, münferit siyasal açıklamalar ya da muhafazakar ahlak anlayışının rastlantısal dışavurumlar değildir. Kadın bedenine ilişkin bu ideolojik kuruluş, aile merkezli muhafazakar toplumsal ilişkilerin yeniden üretiminin başlıca araçlarından biri olarak işlev görmektedir. ‘Sessiz, iffetli, mahrem ve örtülü’ kadın bedeni makbul kadınlığın ölçüsü haline getirilirken, bu sınırların dışına çıkan kadın toplumsal ve ahlaki düzeni ihlal eden bir figür olarak kurulmaktadır. Böylelikle belirli bir kadınlık modeli yalnızca tarif edilmemekte, kadınların toplumsal konumuna ilişkin sınırlar da meşrulaştırılmaktadır. Bu dönemde siyasal, dini ve kamusal aktörler tarafından kadınlara yönelik dile getirilen çeşitli ifadeler de bu bağlam içerisinde değerlendirilmelidir.

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
06.09.2026 07:15

Meteoroloji’den 31 il için sağanak uyarısı: Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu’da yağış alarmı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 6 Eylül hava durumu raporunu yayımladı. Adana, Hatay, Trabzon, Erzurum, Diyarbakır ve Van'ın da aralarında bulunduğu 31 ilde yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Sıcaklıklar değişmiyor.

Meteoroloji’den 31 il için sağanak uyarısı: Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu’da yağış alarmı

Fotoğraf: _Alicja_/Pixabay

06.09.2026 00:30 / Güncelleme: 09:46

Almanya-Rusya ilişkilerindeki yeni gerilim hattı

erlin'deki Rus Evi ve Bonn'daki konsolosluk kapatılacak. Berlin’in bu diplomatik önlemleri, Avrupa’da giderek büyüyen “hibrit savaş” tartışmasını ve Almanya-Rusya ilişkilerindeki yeni gerilim hattını yeniden gündeme taşıdı.

Almanya-Rusya ilişkilerindeki yeni gerilim hattı
06.09.2026 00:10 / Güncelleme: 09:47

İsrail’e petrol sevkiyatında Ceyhan vanası açık

Yeni araştırma raporu, Gazze’de devam eden soykırıma ve uluslararası hukuk ihlallerine rağmen İsrail’in askeri yakıt ve enerji ihtiyacını karşılayan küresel petrol ağını gözler önüne serdi.

İsrail’e petrol sevkiyatında Ceyhan vanası açık

Fotoğraf: Exxon Valdez Oil Spill Trustee Council/Wikimedia Commons Public domain

06.09.2026 00:10

İçeride ‘çökeriz’ tehdidi, sınır ötesinde ucuz emek cenneti: Türkiye sermaye sınıfının Suriye beklentileri

İçeride işçilerin insanca yaşam ve zam taleplerini "rekabet gücümüz kırılır" diyerek bastıran sermaye çevreleri, sınırın hemen ötesinde yarattığı hukuksuz ve sendikasız ucuz emek vahasıyla kâr marjlarını koruma peşinde.

İçeride ‘çökeriz’ tehdidi, sınır ötesinde ucuz emek cenneti: Türkiye sermaye sınıfının Suriye beklentileri

Fotoğraf: AA

06.09.2026 00:05

Doğu Akdeniz’de diri faylar: Enerji kaynakları ve ticaret rotaları üzerinde gerilim

Kıbrıs, Doğu Akdeniz’deki güç mücadelesinin önemli düğüm noktalarından biri. İsrail’in Doğu Akdeniz’de çıkardığı gazın Avrupa pazarlarına ulaştırılması ve Yunanistan’ın enerji merkezi olma hedefi bu üç ülkenin ilişkilerini güçlendirdi. 

Doğu Akdeniz’de diri faylar: Enerji kaynakları ve ticaret rotaları üzerinde gerilim

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!