CMS’de işçileri fabrika fabrika dolaştırma yine gündemde
CMS’de toplu sözleşme kapsamında ücretlere yüzde 14,57 zam yapılırken, Gaziemir fabrikasında yaklaşık 120 işçinin diğer fabrikalara gönderilmesi gündeme geldi. Uygulama, işçiler arasında iş güvencesi kaygısını artırdı.
Kemal Keskin
[email protected]
İzmir – TÜİK'in enflasyon oranlarını açıklaması ile birlikte CMS'de işçi ücretlerine yapılacak zam oranları belli oldu. Altı aylık toplam enflasyon oranının 13,07 olarak açıklamasının ardından Türk Metal Sendikasının örgütlü olduğu CMS'de 2025-2027 Toplu İş Sözleşmesi (TİS) gereği yüzde 1,5 refah payı ile birlikte 3. altı ay için uygulanacak zam oranı yüzde 14,57 oldu. Ayrıca yine TİS gereğince, sosyal haklara yüzde 31,51 oranında zam uygulanacağı duyuruldu.
Öte yandan Gaziemir CMS fabrikasında dörtlü vardiyanın üçlü vardiyaya dönmesi ve yaklaşık 120 işçinin diğer fabrikalara dağıtılması gündemde. Tarih olarak 14 Eylül işaret edilirken işçilerin gönderileceği diğer fabrikalar ise Pınarbaşı CMS ile Çiğli 1 ve Çiğli 2 fabrikaları.
Bu durum hem Gaziemir'de hem de diğer fabrikalarda çalışan işçileri tedirgin ediyor. “Gelecek arkadaşlar bizlerin çıkarılmasına neden olmayacak mı, belki bize gelmeden işlerinden olacaklar” kaygıları dile getiriliyor. Sadece fabrika fabrika dolaştırılmak bile işçiler için kurulu düzenlerinin bozulması anlamına geliyor. Gitmenin zorunlu tutulması işçiler üzerinde baskı oluşturuyor. Fabrikalar arasında sık sık dolaştırılan işçiler, buna itiraz ettiklerinde de işten çıkarılmakla karşı karşıya kalabiliyor. Şirket kendi ihtiyaçlarından yola çıkarak, bu dolaştırmayı kendine hak görüyor, fakat bu durum ihtiyaçlardan öte işçi üzerinde bir baskı ve mobing oluşturmaya başladıkça buna dayanamayıp işi bırakan işçiler oluyor. İşçi, alacaklarından bile vazgeçerek işi bıraktığında yine CMS kazanmış oluyor.
Baskı ile işçilerin haklarına el konuluyor
CMS'de fabrikalar arası dolaşmanın yanında bölümü değiştirilerek de işçinin üzerinde baskı oluşturuluyor. Şirket yine kendi ihtiyaçlarını öne sürerek bunu hayata geçirdiğinde, işçiye "ya bölüm değişikliğini kabul et ve imzanı at ya da çıkışını iste" baskısı kaçınılmaz olarak beraberinde geliyor. İmza atan işçi anlaşmalı çıkış yapmış olsa da CMS yine tek taraflı baskıdan vazgeçmiyor. Arabulucu evrakı işçinin önüne konuyor ve orada tüm hakları elinden alınmak isteniyor. Arabulucu teklifini kabul etmeyip imza atmayan işçinin çıkış kodunun değiştirildiğini biliyoruz. İşçinin, işsizlikten faydalanması da engellenmiş oluyor. İhbar yolu da kapatılıyor, "hakkını mahkemede ara" deniyor. Bu nasıl bir düşmanlıktır? Kimi işçiler dava açtı, kazananlar olduğu gibi dava süreci devam eden işçiler de var. Dahası haksızlığa uğramış olsa da uzun süren ve çabuk sonuçlanmayan mahkemelerden dolayı dava açmayan işçiler de mevcut.
Bunlar yaşanırken CMS işçileri işten atmaların daha önce de olduğunu bildiği için her an gerekçe olmadan sıranın kendisine geleceğini biliyor.
Ücretler kadar iş güvencesi de hayati
Ücretler kadar iş güvencesinin ne kadar hayati olduğu somut olarak CMS işçisinin önünde duruyor. “İşinize sahip çıkın, kriz var, iş bulmak mesele” diyenlerin sayısı oldukça fazla. CMS işçileri iş güvencesini de öncelikli talepleri haline getirmeyi tartışıyor. Susarak, kabullenerek bunun önüne geçilmediği görüldü. İş güvencesi nasıl sağlanacak; birlik olup, örgütlü hareket etmekle mümkün olacak.
Bilineni, pratik olarak hayata geçirme görevi CMS işçisinin sorumluluğunda; ne kadar birlikte hareket eder ve ne kadar örgütlü olursa işini güvenceye almış olur. Dün beklendi, susuldu ya da başka yollar denendi ama işten atılmanın önüne geçilemedi. Aynı şeyleri yaşamak istemiyorsak, birlikte hareket etmeyi de öğrenmek zorundayız. Başka bir yol görünmüyor.
Gaziemir’den gelecek arkadaşlarımız bizim rakiplerimiz değil. Aksine onlar da bizim gibi alın terini ücret karşılığında satıp evine ekmek götürme mücadelesi veren sınıf kardeşlerimiz. İş güvencemiz; onlarla karşı karşıya gelmek değil, onlarla birlik olmaktan geçiyor. Beraber çalıştığımız arkadaşlar da öyle. Biz ne zaman ki birbirimizle rekabet ediyor ve bölünüp parçalanıyorsak patronlar kazanıyor, biz kaybediyoruz. Ne zaman ki birlik olup haklarımız için mücadele ediyorsak kazanan biz işçiler oluyoruz. Kazanılan ve kaybedilen işçi deneyimlerine baktığımız da bunun doğruluğunu görürüz.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et