04.09.2026 15:51

Murat Danacı: 'Porsuk Festivali’yle Eskişehir’de yeni bir kültür-sanat geleneği oluşturmak istiyoruz'

Eskişehir Porsuk Festivali Koordinatörü ve Sözcüsü Murat Danacı, festivali yalnızca izlenen değil, kentlilerin katıldığı, ürettiği ve deneyimlediği bir yapı olarak tasarladıklarını belirtti.

Murat Danacı: “Porsuk Festivali’yle Eskişehir’de yeni bir kültür-sanat geleneği oluşturmak istiyoruz”

Fotoğraf: Eskişehir Belediyesi

Merve Tur
[email protected]


Eskişehir’de 2-6 Eylül tarihleri arasında düzenlenen Porsuk Festivali, kentin farklı noktalarında kültür ve sanat etkinliklerini bir araya getiriyor. Festivalin ortaya çıkışını, Porsuk Nehri ile kurduğu ilişkiyi ve kentlilerin programa katılımını anlatan Festival Koordinatörü ve Sözcüsü Murat Danacı, festivali Eskişehir’in kültür-sanat geleceği açısından yeni bir başlangıç olarak gördüklerini söyledi.

Danacı, “Eskişehir’in zaten var olan kültür-sanat enerjisini bir araya getirip, Porsuk’un etrafında bütün şehri buluşturan ve Eskişehir’den dünyaya açılan yeni bir festival geleneği oluşturmak istedik” dedi.

“Eskişehir’in kültür-sanat birikimini aynı çatı altında buluşturmak istedik”

Porsuk Festivali fikri nasıl ortaya çıktı? Eskişehir’in kültür-sanat hayatında hangi boşluğu doldurmayı amaçlıyor?

Porsuk Festivali fikri, Eskişehir’in sahip olduğu güçlü kültür-sanat birikimini daha büyük, kapsayıcı ve uluslararası bir buluşmaya dönüştürme düşüncesinden ortaya çıktı. Eskişehir zaten yıllardır kültür ve sanatla iç içe yaşayan, üniversiteleri, genç nüfusu, sanat kurumları, sivil toplum yapıları ve kent kültürüyle bu alanda güçlü bir şehir. Bu fikir, Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlücenin de uzun zamandır taşıdığı bir hayaldi.

Bizim gördüğümüz ihtiyaç, bütün bu birikimi aynı çatı altında buluşturacak ve Eskişehir’in kendi kimliğinden beslenerek dünyaya açılacak büyük bir kent festivaliydi.

2026 yılının Eskişehir Yılı ilan edilmesiyle birlikte bu hayali somutlaştırmak ve şehrin bütün dinamiklerini bir araya getirmek için güçlü bir fırsat ortaya çıktı.

“Festival yalnızca izlenen bir etkinlik olmasın istedik”

Festivalin kentle ilişkisini nasıl kuruyorsunuz? Eskişehir halkının yalnızca izleyici değil, festivalin bir parçası olması için neler yapılıyor?

Porsuk Festivali’ni tasarlarken en çok önem verdiğimiz konulardan biri festivalin kentten kopuk bir organizasyon olmamasıydı. Böyle büyük bir festivalin Eskişehir’de gerçekleşmesi kadar, Eskişehirlilerin kendilerini bu festivalin içerisinde görmesi de bizim için önemli.

Bu nedenle festivali tek bir alana kapatmak yerine şehrin farklı noktalarına yayıyoruz. Adalar ve Köprübaşı’ndan Kentpark’a, Sümerpark’tan İskele26’ya uzanan farklı alanlarda farklı yaş gruplarına ve ilgi alanlarına yönelik etkinlikler gerçekleştiriyoruz.

Festivalin yalnızca izlenen bir etkinlik değil, insanların katıldığı, ürettiği ve deneyimlediği bir yapı olmasını istiyoruz. Belediyenin farklı birimleri, sivil toplum kuruluşları, kültür-sanat oluşumları, sanatçılar ve farklı kurumlar festivalin içerisinde aktif olarak yer alıyor.

Kentpark’taki bilim, teknoloji, çevre, sanat, kültür ve oyun temalı atölyelerde çocukların yalnızca bir gösteriyi izlemelerini değil, deneyimin bir parçası olmalarını amaçlıyoruz. Bir şey tasarlamaları, üretmeleri, soru sormaları ve kendi fikirlerini ortaya koymaları bizim için değerli.

“Porsuk, insanları ve kentin farklı noktalarını birbirine bağlıyor”

Festivalin adını Porsuk’tan alması nasıl bir anlam taşıyor?

Porsuk, Eskişehir’de yalnızca coğrafi bir unsur değil; şehrin hafızasının, gündelik yaşamının ve kent kimliğinin önemli bir parçası. Eskişehir denildiğinde insanların zihninde canlanan ilk görüntülerden biri Porsuk ve onun etrafında şekillenen şehir yaşamı.

Porsuk’un çok özel bir özelliği var: Şehri birbirinden ayıran değil, farklı noktalarını ve insanlarını birbirine bağlayan bir unsur. Köprüleri, kıyıları, Adalar’ı ve çevresindeki sosyal yaşamıyla insanların buluştuğu, yürüdüğü, sohbet ettiği ve şehri deneyimlediği bir alan.

Biz de festivalin ruhunun bu bağlayıcı özellikten beslenmesini istedik. Porsuk nasıl şehrin farklı noktalarını birbirine bağlıyorsa, festivalin de farklı insanları, kültürleri, sanat disiplinlerini ve kuşakları birbirine bağlamasını hedefliyoruz.

Bu nedenle Porsuk’u yalnızca festivalin adı olarak kullanmıyor, festivalin mekânsal ve düşünsel omurgası olarak ele alıyoruz.

“Bağımsız sanatçılara ve yerel oluşumlara alan açmak istiyoruz”

Bağımsız sanatçılar ve küçük kültür-sanat oluşumları festival programında nasıl yer buluyor?

Yalnızca büyük isimlerin ve profesyonel sahnelerin yer aldığı bir program oluşturmak istemedik. Bir şehrin kültür-sanat hayatını yalnızca tanınmış sanatçılar değil, kendi imkânlarıyla üreten bağımsız sanatçılar, küçük topluluklar, yerel oluşumlar ve farklı disiplinlerde çalışan yaratıcı insanlar da oluşturuyor.

Bu nedenle Eskişehir’in mevcut kültür-sanat ekosistemini mümkün olduğunca festivalin içerisine dahil etmeye çalıştık. Farklı sanat disiplinlerinde üretim yapan yerel sanatçılara ve oluşumlara kendilerini gösterebilecekleri alanlar açmayı önemsedik.

Bir sanatçının festivalde yer alması için mutlaka büyük bir sahnede büyük bir gösteri gerçekleştirmesi gerekmiyor. Bir atölye, açık hava performansı, sergi, akustik müzik dinletisi, doğaçlama tiyatro, söyleşi ya da farklı bir yaratıcı çalışma da festival programının önemli bir parçası olabilir.

Aynı zamanda festivalin uluslararası boyutunu yerel üretimlerle yan yana getirmek istiyoruz. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen sanatçılarla Eskişehir’de üretim yapan sanatçıların aynı festival atmosferinde buluşması ve birbirlerinin çalışmalarını görmesi bizim için değerli.

“Gençleri yalnızca izleyici olarak görmedik”

Eskişehir önemli bir öğrenci kenti. Gençler festivalin programının oluşturulmasında ne kadar söz sahibi?

Eskişehir’i gençlerden bağımsız düşünmek mümkün değil. Üniversiteleri, farklı şehirlerden ve ülkelerden gelen öğrencileriyle genç nüfus, kentin kültürünün ve sosyal hayatının en önemli parçalarından biri.

Dolayısıyla gençleri yalnızca festivalin izleyicisi ya da hedef kitlesi olarak görmedik. Gençlerin festivalin katılımcısı olmasının yanı sıra üretim sürecinin de bir parçası olması önemli.

Müzik, açık hava etkinlikleri, atölyeler, sergiler, deneyim alanları ve farklı kültürlerle bir araya gelebilecekleri etkinliklerle gençlerin festival içerisinde kendilerine ait alanlar bulmasını amaçladık.

Ayrıca gençlerin festivalin gönüllülük, organizasyon ve farklı etkinlik süreçlerinde aktif rol almasını önemsiyoruz. Bir festivali gerçekten sahiplenmenin yolu yalnızca etkinliklere katılmaktan değil, o etkinliğin gerçekleşmesine katkı sunmaktan geçiyor.

“Festivalin Eskişehir’in kültür-sanat hafızasına yeni bir sayfa eklemesini istiyoruz”

Porsuk Festivali’nin kentte nasıl bir iz bırakmasını istiyorsunuz?

Öncelikle bir aidiyet duygusu bırakmasını istiyoruz. İnsanların “Bu festival bizim” diyebilmesini, zaman içerisinde Porsuk Festivali’ni kendi şehirlerinin doğal bir parçası olarak görmesini arzu ediyoruz.

Çocukların ilk kez bir sanat etkinliğine katıldığı, gençlerin farklı ülkelerden sanatçılarla tanıştığı, ailelerin birlikte yeni bir deneyim yaşadığı, bir Eskişehirlinin yıllardır yanından geçtiği Porsuk’a başka bir gözle baktığı küçük ama kalıcı anılar bırakmasını istiyoruz.

Bir diğer hayalimiz, festivalin Eskişehir’in kültür-sanat hafızasına yeni bir sayfa eklemesi. Kentin zaten güçlü bir kültürel birikimi var. Biz bu birikimin üzerine yeni karşılaşmalar, yeni üretimler ve yeni hikâyeler eklemek istiyoruz.

Uzun vadede Porsuk Festivali’nin Eskişehir’in kimliğiyle bütünleşmesini istiyoruz. Yıllar sonra bu ilk festivale dönüp bakıldığında insanların yalnızca “bir festival yapılmış” demesini değil, “Eskişehir’in dünyaya açıldığı önemli bir başlangıçmış” diyebilmesini arzu ediyoruz.

Belki en önemlisi, festivalin kentte merak bırakmasını istiyoruz. Bir sonraki yıl “Bu yıl ne olacak?”, “Dünyadan kimler gelecek?”, “Hangi yeni sanatla karşılaşacağız?” sorularının sorulmasını istiyoruz.

Çünkü bizim hayalimiz yalnızca beş gün süren bir festival yaratmak değil; Eskişehir’in kültür, sanat ve yaşamına her yıl yeniden dokunan bir gelenek başlatmak.

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
04.09.2026 10:50 / Güncelleme: 12:37

Süper Lig’de derbi heyecanı: Fenerbahçe-Beşiktaş maçı ne zaman, saat kaçta?

Süper Lig’in 4’üncü haftasında Fenerbahçe ile Beşiktaş, ligde 141’inci kez karşı karşıya gelecek. İki takımın da 6 puanla çıkacağı derbi öncesi eksikler, öne çıkan futbolcular ve maçın ayrıntıları belli oldu.

Süper Lig’de derbi heyecanı: Fenerbahçe-Beşiktaş maçı ne zaman, saat kaçta?

Fotoğraf: Fenerbahçe

04.09.2026 14:03 / Güncelleme: 14:55

Tüm Bel-Sen: Yüreğir’in iradesi yargı eliyle gasbedilemez

Tüm Bel-Sen, Yüreğir Belediye Meclisinde iki kez başkan vekili seçilen CHP’li Cafer Boyraz’ın görevden alınarak yerine AKP’li Tarık Özünal’ın getirilmesine tepki gösterdi: “Meclis iradesinin yargı eliyle yok sayılmasını kabul etmiyoruz.”

Tüm Bel-Sen: Yüreğir’in iradesi yargı eliyle gasbedilemez

Fotoğraf: Evrensel

04.09.2026 13:09

Akbelen köylülerinden acele kamulaştırmaya karşı açık mektup: 'Kamu yararı şirketlerin yararı değildir'

Akbelen’de toprakları acele kamulaştırma kapsamına alınan köylüler, 16 Eylül’de görülecek duruşma öncesi açık mektup yayımladı: “Şirketlerin kârına karşı köylünün, toplumun kamu yararını savunacağız.”

Akbelen köylülerinden acele kamulaştırmaya karşı açık mektup: “Kamu yararı şirketlerin yararı değildir”

Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel

04.09.2026 13:19 / Güncelleme: 14:45

Deniz Göktaş'ın iddianamesi hazırlandı: 12 yıla kadar hapis istemi

“Ölü Deniz” gösterisi nedeniyle tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş hakkında iddianame hazırlandı. Göktaş’ın üç ayrı suçlamadan 2 yıl 7 aydan 12 yıla kadar hapsi istendi.

Deniz Göktaş'ın iddianamesi hazırlandı: 12 yıla kadar hapis istemi
04.09.2026 13:40

Kadın gazetecilere yönelik hak ihlalleri raporu: Ağustosta 2 gözaltı, 1 tutuklama

MKG’nin Ağustos raporuna göre, 2 gazeteci gözaltına alındı, 1 gazeteci tutuklandı, 1 gazeteci ifadeye çağrıldı ve 1 gazeteci hakkında soruşturma açıldı.

Kadın gazetecilere yönelik hak ihlalleri raporu: Ağustosta 2 gözaltı, 1 tutuklama

Fotoğraf: Torrans Mayorquin/Pexels

04.09.2026 09:35 / Güncelleme: 09:37

Dolar güne yükselişle başladı (04.09.2026)

Serbest piyasada 48,4230 liradan alınan dolar, 48,4250 liradan satılıyor. 56,3260 liradan alınan avronun satış fiyatı ise 56,3280 lira oldu.

Dolar güne yükselişle başladı (04.09.2026)

Fotoğraf: Colin Watts/Unsplash

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!