Akbelen köylülerinden acele kamulaştırmaya karşı açık mektup: 'Kamu yararı şirketlerin yararı değildir'
Akbelen’de toprakları acele kamulaştırma kapsamına alınan köylüler, 16 Eylül’de görülecek duruşma öncesi açık mektup yayımladı: “Şirketlerin kârına karşı köylünün, toplumun kamu yararını savunacağız.”
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Gözde Tüzer Korkmaz
[email protected]
Muğla’nın Milas ilçesinde Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerine kömür sağlanması amacıyla toprakları acele kamulaştırma kapsamına alınan İkizköy, Karacahisar ve Çamköy sakinleri kamuoyuna açık mektup yayımladı. Köylüler, “Kamu yararı şirketlerin yararı değildir. Toprağımızı şirketlere vermeyeceğiz” dedi.
Yedi yılı aşkın süredir Akbelen’de YK Enerji’nin kömür madeni faaliyetlerine karşı mücadele eden köylüler, açık mektuplarında topraklarının kendileri için yalnızca bir mülk olmadığını vurguladı.
“Bizim için toprak yalnızca tapuda yazan bir numara değil. Geçimimiz, evimiz, çocuklarımızın geleceği… Yıllardır baktığımız zeytin ağacı, ekip biçtiğimiz tarla, hayvanımızı otlattığımız yer” diyen köylüler, “Bizden alınmak istenen şey yalnızca birkaç dönüm arazi değil; kurduğumuz hayatın kendisi” ifadelerini kullandı.
“Bunun neresi kamu yararıdır?”
7554 sayılı torba kanunun ardından 679 parsel arazi hakkında acele kamulaştırma kararı verildiğini hatırlatan köylüler, kararların “kamu yararı” ve “enerji arz güvenliği” gerekçeleriyle savunulmasına tepki gösterdi.
Enerji ihtiyacına karşı olmadıklarını belirten köylüler, “Kamu yararı da hepimizin yararıdır. Ancak kamu yararı, ‘kamu’ yararıdır; tek bir şirketin, kamuya faydadan çok zarar getiren uygulamalarını kamu yararı olarak sunmasına ne inanıyoruz ne de bunu kabul ediyoruz” dedi.
Açık mektupta, “Bir şirket kömür çıkarmaya devam etsin diye yüzlerce köylünün toprağı elinden alınıyorsa, bunun neresi kamu yararıdır? Ormanlarımız, zeytinlerimiz, su kaynaklarımız ve verimli topraklarımız maden faaliyetleriyle yok ediliyorsa, bunun neresi kamu yararıdır?” diye soruldu.
“Şirketler kazanırken köylünün geçimini kaybetmesine karşıyız”
Köylüler, mücadelelerinin yalnızca kendi arazileriyle sınırlı olmadığını belirterek şöyle devam etti; “Biz bu memleketin yararını herkesten çok istiyoruz. Ama kamu yararı denilerek şirketlerin yararının korunmasına karşıyız. Biz şirketler büyürken memleketin küçülmesine, şirketler kazanırken köylünün toprağını ve geçimini kaybetmesine karşıyız.”
Akbelen’de yaşananların başka bölgeler açısından da sonuçları olacağını ifade eden köylüler, “Bugün Akbelen’de yüzlerce köylünün toprağının şirketler tarafından gasp edilmesinin önü açılırsa, yarın başka köylerde de aynı şey yaşanacak” dedi.
“Biz bu yüzden Akbelen’de yalnızca kendi toprağımız için mücadele etmiyoruz” denilen mektupta, “Kendi toprağına sahip çıkan, evini ve geçimini korumaya çalışan herkes için mücadele ediyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Duruşma 16 Eylül’de
Danıştayın acele kamulaştırma kararının yürütmesini durdurduğunu ve duruşmanın 16 Eylül 2026’da yapılacağını belirten köylüler, “Bu duruşmada şirketlerin kârı, rantı ve faydasına karşı köylünün, toplumun kamu yararını savunacağız. Acele kamulaştırma kararının iptal edilmesini, topraklarımızın anayasal güvenceye alınmasını talep edeceğiz” dedi.
Köylüler açık mektuplarını, “Kamu yararı şirketlerin yararı değildir” sözleriyle sonlandırdı.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et