İBB davasında 73'üncü duruşma: Necati Özkan 'Artık yeter' diyerek tahliyesini istedi
İBB davasında 2'nci celsenin 9'uncu gününde savunma yapan Necati Özkan, "Suçsuz, günahsız, delilsiz, ispatsız 532 gün. Yazıktır, günahtır, ayıptır. Yeter artık. Gerçekten yeter" diyerek tahliyesini talep etti.
Fotoğraf: Evrensel
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davasında 2'nci celsenin 9'uncu gününde tutuklu sanıkların tahliye taleplerinin alınmasına devam edildi. Tutukluluk incelemelerinin perşembe günü yapılması bekleniyor. Bugünkü duruşmada ilk olarak İmamoğlu'nun kampanya direktörü Necati Özkan savunma yaptı ve tahliyesini talep etti.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısında yeni inşa edilen duruşma salonunda görülen davada KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt ile Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz de savunma yaptı.
Özkan: Örgüt üyesi olsaydım bir menfaatim olması gerekmez miydi?
Duruşmada ilk olarak söz alan Necati Özkan, yaklaşık 532 gündür tutuklu bulunduğunu belirterek tutukluluğun artık tedbir olmaktan çıktığını vurguladı.
Suçlandığı "Eylem 13" kapsamında herhangi bir suç unsurunun bulunmadığını belirten Özkan, "İstanbul Senin" ve "İBB Hanem" uygulamalarına ilişkin hiçbir yazılım ya da veri projesinde görev almadığını dile getirdi.
Dosyada yer alan resmi belgelerde, İBB ve iştiraklerinin web ve mobil uygulamalarında veri erişimi, veri tabanı yönetimi ve siber güvenlik gibi alanlarda görev yapan yaklaşık 25 kişinin listesinin bulunduğunu belirten Özkan, kendi adının bu listede yer almadığına dikkat çekti ve "Eylem 13 kapsamında kanun dışı veya ahlak dışı hiçbir faaliyetimin olmadığı heyetinizce görüldü" dedi.
Kendisine yöneltilen "örgüt üyeliği" suçlamasına da tepki gösteren Özkan, İBB ve iştiraklerinde herhangi bir görevi, maaşı veya huzur hakkı bulunmadığını belirtti. Seçim dönemlerinde iletişim ve kampanya çalışmaları yürüttüğünü hatırlatan Özkan, "Örgüt üyesi olsaydım iştiraklerinden bir menfaatim olması, huzur hakkı almam gerekmez miydi? Eşime, dostuma, akrabama iş veya ihale talep etmiş ve almış olmam gerekmez miydi" diye sordu.
"Suçsuz, günahsız, delilsiz, ispatsız 532 gün"
Özkan, tutukluluk sürecinde şirketini kapatma noktasına geldiğini ve tazminatlarını ödeyerek çalışanlarının işlerine son verdiğini aktardı.
Özkan, "532 gün Sayın Başkanım... Suçsuz, günahsız, delilsiz, ispatsız 532 gün. Yazıktır. Gerçekten günahtır, ayıptır. 42 yıllık şirketimi tasfiye ettim. Maksat hasıl oldu. Yeter artık. Gerçekten yeter. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.
Av. Erkam Erdem: "Tutuklamanın zemini yok"
Özkan'ın avukatı Erkam Erdem de müvekkilinin tutukluluğunun devamını gerektirecek kuvvetli suç şüphesinin bulunmadığını söyledi. Adem Kameroğlu'nun anlatımlarının zaman içerisinde değiştiğini ve kendi içinde çelişkiler barındırdığını belirten Erdem, beyanların belgeler ve maddi olgularla örtüşmediğini belirtti. Av. Erdem, "Tutuklamanın zemini yok, kuvvetli suç şüphesi yok" dedi ve Özkan'ın tahliyesini talep etti.
Ali Kurt: Bir kişi bile "Benden para istedi" demedi
Özkan'ın ardından KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt savunma yaptı. Kurt, hakkında yöneltilen "rüşvet" ve "irtikap" suçlamalarının somut delillerle desteklenmediğini söyledi.
Kendisine para verdiği ileri sürülen Murat Erenler ile suç tarihinde herhangi bir baz veya HTS kaydının bulunmadığını belirten Kurt, "Tüm taşeronlar çağrıldı. Bir kişi bile 'Ali Kurt benden para istedi' demedi" dedi.
KİPTAŞ'taki yönetici katının kamera ve ses kayıtlarıyla izlenen bir alan olduğunu belirten Kurt, burada elden para alışverişi yapıldığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ifade etti.
Kurt ayrıca hakkında ifade veren kişilerin anlatımlarının birbirleriyle çeliştiğine dikkat çekti ve bazı sanıkların kendi ifadelerinde yalnızca Adem Soytekin'in söylediklerini aktardığını belirtti.
"İşimi yaptığım için suçlanıyorum"
KİPTAŞ'ın kiracısı Necmettin Şimşek'in tahliyesine ilişkin "Eylem 29"a işaret eden Ali Kurt, işleminin mahkeme kararı doğrultusunda gerçekleştirildiğini ve kamu malını korumak amacıyla görevini yaptığını söyledi.
Kurt, "Ben işimi yapmışım, mahkeme kararını uygulamışım. Benim bu eylemlerle ne alakam var? Ben sadece KİPTAŞ Genel Müdürüyüm ve işimi yapmışım" ifadelerini kullandı.
Pendik projesiyle ilgili suçlamaları da reddeden Kurt, projenin Kamu İhale Kanunu kapsamında olmadığını, KİPTAŞ'ın projeden kâr elde edildiğini belirtti.
"Çocuklarımı okula ben götürebileyim"
Uzun süredir tedavi gerektiren rahatsızlığı bulunduğunu ve düzenli ilaç kullandığını belirten Kurt, cezaevi koşulları, beslenme ve stresin sağlık durumunu olumsuz etkileyebileceğini söyledi. belirten Kurt, tutukluluğun yanı sıra banka hesapları üzerindeki blokelerin de kaldırılmasını istedi.
16 aydır tutuklu olduğunu ve kaçma şüphesinin bulunmadığını söyleyen Kurt, "Lütfen beni tahliye edin ve bir hafta sonra çocuklarımı okula ben götürebileyim. Benim eylemlerim yönünden tek tutuklu sanık benim. Bende nasıl bir tehlike var" dedi.
Ali Rıza Akyüz: "Mevzuatı bilmiyorum yanıtı aldım"
Ali Kurt'un ardından Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz savunma yaptı.
Akyüz, kendisi hakkında ifade veren Beyazlar İnşaat'ın sahiplerine sorgu sırasında ilgili mevzuatı sorduğunu, "Bilmiyorum" yanıtı aldığını belirtti.
Akyüz'ün ve avukatının beyanlarının ardından mahkeme heyeti duruşmaya öğle arası verdi.
(Politika Servisi)Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et