27.08.2026 21:48 / Güncelleme: 21:53

AKP’nin neoliberal politikalarının sağlık alanındaki tezahürü: Şehir Hastaneleri

Şehir hastaneleri modelinin topluma sunulan “donanımlı ve modern sağlık merkezleri” söyleminin ötesinde, sağlık hizmetlerini sermaye açısından yeni ve güvenli bir yatırım alanına dönüştürdüğü deneyimler üzerinden görülmektedir

AKP’nin neoliberal politikalarının sağlık alanındaki tezahürü: Şehir Hastaneleri

Tıp Fakültesi öğrencisi

Hacettepe Üniversitesi

 

2013 yılında Adalet ve Kalkınma Partisinin sayfasında sağlık sisteminde yeni yapılanma için şu açıklama yapılmıştı: “Her türlü hazırlığını ve mevzuat altyapısını oluşturduğumuz Kamu-Özel Ortaklığı modeli ile sağlık tesisleri, Ar-Ge birimleri, yüksek teknoloji merkezleri, sosyal yaşam alanları, sağlık bilimleri üniversiteleri ve büyük rekreasyon alanlarının bir arada bulunduğu dev Şehir Hastaneleri oluşturacağız. …Kamu Özel Ortaklığı çerçevesinde, 22 ilimizde kurulacak Şehir Hastanelerinde 38 bin yeni yatak oluşturacağız.”

Dönemin Sağlık Bakanı Akdağ da “Başbakanımızın ‘Şehir Hastaneleri’ olarak nitelendirdiği bu hastanelerde inşallah Sağlıkta Dönüşüm Programı taçlanacak; sizlere çok daha güzel, mükemmel hizmetler vereceğiz” demektedir.

Açıklamada bahsedilen Kamu-Özel Ortaklığı modeli; büyük ölçekli ve entegre projeleri kapsayan kamu planlama kapasitelerini bir araya getirerek, kamu ve özel sektör arasında uzun vadeli bir sözleşme ilişkisi tesis eder. Bu sisteme göre devlet hem şirketlere kira ödemekten hem de tesiste sunulacak "temel hizmetlerden” sorumlu olmaktadır. Özel sektör ise “temel hizmetler” dışındaki hizmetleri sağlar ve bunlardan kâr elde eder. Bir diğer deyişle bu model; kamu projelerinin vergilerle finanse edildiği ve hizmetlerin kamu görevlileri tarafından sunulduğu, amacın toplumun ihtiyaçlarını karşılamak ve halk sağlığına yönelik hizmet vermek olan geleneksel devlet hastanelerini ortadan kaldırır. Yerine sağlık sektöründe sermayeye yeni fırsatlar, hastalara ise özel ve kâr amaçlı hizmetler sunulan şehir hastanelerini getirir. 

 

Hastane büyüklüğü ve verimlilik ilişkisi

Son yirmi yılda ülkemizde 27 tane yeni şehir hastanesi açıldı. Devletin sermayeye yüzde 70 yatak doluluk oranı sözü verdiği bu hastaneler uğruna 17 bölgede en az 42 devlet hastanesi tamamen kapatıldı. Yerleşim alanlarına yakın, coğrafi erişilebilirliği yüksek ve bölgesel gereksinimler doğrultusunda konumlandırılmış kamu hastanelerinin kapatılıp sağlık hizmetlerinin kent dışında yer alan büyük ölçekli hastane komplekslerinde merkezileştirilmesinin; özellikle ulaşım, sağlık hizmetlerine eşit erişim ve toplumsal halk sağlığı açısından ciddi sorunlara yol açabileceğini öngörmek zor değildir. Bu şekilde hastaların acil durumlarda hızlıca ulaşabilecekleri hastanelerin sayısı azalmakta ve genellikle daha merkezi konumda olan üniversite hastanelerinin hasta yükü artmaktadır.

Sağlık Bakanının övünerek bahsettiği bu devasa hastaneler hayata geçirilirken ihtiyaç, talep ve kapasite planlaması konularında ciddi endişeler bulunmaktadır. Hastane büyüklüğü ile verimlilik arasındaki ilişki doğrusal değildir. Çok küçük hastaneler kadar aşırı büyük hastaneler de çeşitli verimsizlikler yaratabilmektedir. Buna rağmen Türkiyedeki şehir hastanelerinin önemli bir bölümü 1.000 yatağın üzerinde kapasiteye sahipken, Ankara Bilkent ve Ankara Etlik Şehir Hastaneleri gibi komplekslerde yatak kapasitesi 4.000’inüzerine çıkmaktadır. COVID-19 salgını bu durumu daha da görünür hale getirmiştir. Salgının başlamasının ardından Ankara Numune Hastanesi ile Dışkapı Çocuk Hastanesinin yeniden açılmak zorunda kalması, şehir merkezine uzak bu devasa yapıların kriz dönemlerinde artan talebi karşılayamayacak kadar verimsiz olduklarının somut bir örneğidir. Halk sağlığı açısından asıl ölçüt, en büyük hastaneyi inşa etmek değil; toplumun sağlık gereksinimlerini en eşit, erişilebilir ve etkili biçimde karşılayan sağlık sistemini kurmaktır.

 

Sermayeden değil halktan yana bir sağlık sistemine ihtiyacımız var

Sonuç olarak; şehir hastaneleri modelinin topluma sunulan “donanımlı ve modern sağlık merkezleri” söyleminin ötesinde, sağlık hizmetlerini sermaye açısından yeni ve güvenli bir yatırım alanına dönüştürdüğü görülmektedir. Sağlık hizmetlerinin temel amacı sermaye için yeni ve güvenli yatırım alanları yaratmak değil, toplumun sağlık hakkını güvence altına almak olmalıdır. Sağlık Bakanlığının şehir hastanelerine ayırdığı bütçenin mevcut kamu hastanelerinin güçlendirilmesine, birinci basamak sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine ve koruyucu sağlık programlarının yaygınlaştırılmasına yönlendirilmesinin halk sağlığı açısından daha yararlı olacağı aşikardır. Nasıl bir sağlık sistemi kurulacağı yalnızca teknik bir planlama meselesi değil; kaynakların kimin yararına kullanılacağına ilişkin politik bir tercihtir. Sermayeden yana değil, halktan yana ve kaynakları toplumun ihtiyaçlarına göre kullanan kamusal bir sağlık sistemi ancak doğru politikalarla mümkündür. Sağlık sisteminin geleceği yalnızca yönetenlerin kararlarına bırakılmamalıdır. Nasıl bir sağlık sistemi istediğimizi örgütlüve kolektif biçimde savunduğumuz ölçüde, sağlık politikalarının yönünü değiştirmek de halkın elindedir.

(Genç Hayat)

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
27.08.2026 17:21 / Güncelleme: 17:41

Futbolda Türkiye Kupası 1. Eleme Turu kura çekimi yapıldı

Futbolda Türkiye Kupası 1. eleme turu kura çekimi gerçekleştirildi. 1. eleme turunda, Profesyonelliğe Geçiş Ligi ve 3. Lig'den 20'şer takım olmak üzere toplam 40 takım mücadele edecek.

Futbolda Türkiye Kupası 1. Eleme Turu kura çekimi yapıldı

TFF

27.08.2026 15:20 / Güncelleme: 18:10

Mark Zuckerberg’in 'yapay zeka' planı nasıl çöktü?

Meta, çalışanlarının yerini yapay zeka ile doldurmayı hedefleyen 'Project OT' kapsamında yüzde 60'a varan küçülme planladı. Çalışanların tepkisi ve teknolojinin yetersiz kalması üzerine mayıs ayındaki ilk işçi kıyımının ardından plan iptal edildi.

Mark Zuckerberg’in 'yapay zeka' planı nasıl çöktü?
27.08.2026 18:04

Bülent Arınç'tan Süleymancılar operasyonuna eleştiri: 'Masumiyet karinesi ortadan kalktı'

Süleymancılar cemaatine yönelik yürütülen soruşturmaya tepki gösteren AKP kurucularından Bülent Arınç, gizlilik ilkesinin çiğnendiğini ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini belirterek sürecin yürütülme biçimini eleştirdi.

Bülent Arınç'tan Süleymancılar operasyonuna eleştiri: 'Masumiyet karinesi ortadan kalktı'
27.08.2026 15:20 / Güncelleme: 15:37

Kur Korumalı Mevduat'ta bakiye sıfırlandı

Döviz kurlarını frenlemek amacıyla aralık 2021'de başlatılan Kur Korumalı Mevduat uygulamasında toplam bakiye sıfırlandı. 3,4 trilyon TL'lik sistemde yaklaşık 5 yıllık süreç sona erdi.

Kur Korumalı Mevduat'ta bakiye sıfırlandı

Fotoğraf: Markus Spiske/Unsplash

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!