Muğla adliyesi önünde bilirkişi raporuna isyan: Köylülerden bilir bilirkişi heyetine suç duyurusu
Deştin ve Bayır köylüleri, çimento fabrikası projesine ilişkin son bilirkişi raporunun tarafsız olmadığını belirterek Muğla Adliyesi önünde açıklama yaptı. Köylüler, dokuz kişilik bilirkişi heyeti hakkında suç duyurusunda bulundu.
Fotoğraf: Deştin Çevre Platformu
Özer Akdemir
[email protected]
Muğla — Muğla'nın Menteşe ilçesine bağlı Bayır ve Yatağan ilçesine bağlı Deştin mahallelerinin ortak sınırında yapılması planlanan entegre çimento fabrikası projesine karşı yöre halkının mücadelesi yeni bir aşamaya taşındı. Davaya bakan mahkemeye sunulan son bilirkişi raporunun tarafsızlığını yitirdiğini savunan Deştin Çevre Platformu ve yöre halkı, dün (13 Ağustos 2026) Muğla Adliyesi önünde kitlesel bir basın açıklaması düzenleyerek bilirkişi heyeti hakkında suç duyurusunda bulundu. Bölge sakinleri, mahkemeye sunulan yeni rapordaki çelişkiler nedeniyle tepkilerini dile getirirken adli makamlardan sürecin şeffaf bir şekilde araştırılmasını istedi.
Dokuz uzmanın kararı kısa sürede değişti
Basın açıklamasında konuşan Deştin Çevre Platformu Sözcüsü Haluk Özsoy, davanın önceki aşamalarında hazırlanan raporda farklı disiplinlerden dokuz uzmanın tamamının köylüleri haklı bulduğunu ve projenin doğaya geri dönülemez zararlar vereceğini tescillediğini hatırlattı. Temmuz ayında sunulan son raporda ise aynı uzmanlık alanlarındaki dokuz bilirkişinin tamamının şirket lehine görüş bildirdiğini ifade eden Özsoy, bu keskin dönüşün heyet üzerinde kurulan büyük bir idari ve siyasi baskının göstergesi olduğunu savundu. Eski incelemelerde zeytinliklerin, tarım alanlarının ve Kazan Göleti gibi hayati su kaynaklarının korunması gerektiği kararlılıkla vurgulanırken yeni raporda tüm bu çevresel çekincelerin bir kenara bırakıldığı görüldü.
Fotoğraf: Deştin Çevre Platformu
Yeraltı suları ve zeytinlikler tehlike altında
Önceki bilirkişi raporlarında, hammadde ocaklarının Kazan Göleti ve havzadaki su kaynaklarına, özellikle Muğla ve Yatağan bölgesini besleyen Bahçeyaka içme suyu kuyularına ve karstik kaynaklara vereceği zararlar detaylı şekilde yer alıyordu. Aynı zamanda bölgede koruma altında olanlar dahil yüzlerce zeytin ağacının fabrika bacasından çıkacak toz ve duman nedeniyle veriminin düşeceği, ormanlık alanlardaki ağaç kesimlerinin ve toz emisyonlarının çam balı arıcılığına darbe vuracağı belirtiliyordu. Ancak temmuz ayında sunulan yeni raporda, sahada açılan su kuyusu verileri ve bazı revizyonlar gerekçe gösterilerek tesisin çevreye ve tarıma zarar vermeyeceği iddia edildi. Çevre savunucuları ise bu yeni değerlendirmelerin bilimsellikten uzak olduğunu ve gerçekleri yansıtmadığını savundu.
Yirmi günde hazırlanan rapor şüphe uyandırdı
Yöre halkı ve çevre örgütleri, bilirkişi heyetinin rapor hazırlama sürecindeki hıza da dikkat çekti. Önceki yargılama süreçlerinde heyetin bölgedeki incelemeleri tamamlayıp raporu yazmasının doksan günü bulduğunu belirten Haluk Özsoy, bu davanın en kritik aşamasında ise işlemlerin yaklaşık yirmi gün gibi kısa bir sürede bitirilerek mahkemeye sunulmasının büyük şüphe uyandırdığını ifade etti. Raporun tarafsız bir şekilde yazılmadığını, adeta şirket temsilcilerinin hazırladığı hazır taslakların bilirkişilerce sadece imzalandığını ileri süren Özsoy, bu hukuksuzluğa karşı adli yollara başvurduklarını aktardı. Diğer yandan Muğla Büyükşehir Belediyesi de bilimsel eksiklikler içeren bu son raporun mahkeme tarafından hükme esas alınmaması amacıyla kapsamlı bir itiraz dilekçesi sundu.
Yirmi yıllık doğa mücadelesi sürüyor
Tekağaç mevkiinde planlanan ve geniş bir ormanlık alanı kaplayan çimento fabrikası projesine karşı köylülerin direnişi yirmi yıllık bir geçmişe dayanıyor. Proje sahasının verimli ormanlardan oluşması, bölgenin temel geçim kaynakları olan çam balı arıcılığını ve zeytin üretimini doğrudan tehdit ediyor. Geçmişte şantiye yollarını kapatan, müdahalelerle karşılaşan ve hukuki baskılara maruz kalan Deştin ve Bayır halkı, yaşam alanlarını korumak için tek bir geri adım atmayacağını ilan etti. Köylüler, su kaynaklarının özgürlüğü ve doğanın korunması için mücadeleye kararlılıkla devam edeceklerini belirterek adliye önünden ayrıldı.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et