Alpu Ovası'nda altın madenine karşı imza kampanyası: 'Proje iptal edilsin'
Alpu Ovası'nda yapılmak istenen altın-gümüş madenine karşı imza kampanyası başlatıldı. Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu, projenin tarım alanları, su kaynakları ve yaşam üzerindeki etkilerine dikkat çekerek iptalini istedi.
Fotoğraf: MA
Eskişehir — Eskişehir’in tarımsal üretim merkezlerinden Alpu’da, Taşzemin İnşaat Madencilik Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından Esence Altın-Gümüş Maden Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi projesi hayata geçirilmek isteniyor. Projenin ruhsat alanı 20 bin dönüm olarak belirlenirken proje kapsamında 335 milyon tondan fazla kazı yapılması öngörülüyor.
Alpu’da çıkarılacak cevherin ise Sivrihisar’ın Kaymaz Mahallesi’ndeki tesise taşınarak işlenmesi planlanıyor. Alpu Ovası, yaklaşık 51-52 bin hektarlık büyüklüğüyle Eskişehir’in en önemli tarım alanlarından biri olmasının yanında 2017’den bu yana "Büyük Ova Koruma Alanı" statüsünde bulunuyor. Bölge, şeker pancarı, ayçiçeği, buğday üretiminde önemli yer tutuyor.
Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu, madene karşı bölgedeki yurttaşlara bilgilendirmeler yaparken Eskişehir Kent Merkezi’nde de maden projesinin durdurulması için 2 hafta boyunca sürecek imza kampanyası başlattı. Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu Üyesi Cevat Aydemir, maden projesine karşı yürüttükleri mücadeleyi anlattı.
Alpu Ovası’nın "Büyük Ova Statüsü"nde olduğunu hatırlatan Aydemir, maden projesiyle ovanın gözden çıkarıldığına dikkat çekti. Ülkenin dört bir yanının şirketler tarafından “işgal” edilmeye çalışıldığını söyleyen Aydemir, Alpu Ovası’nın maden projesi için seçilmesinin nedenini Kaymaz maden işleme tesisine yakın olması olarak değerlendirdi.
“Tarımsal faaliyet sonlanacak”
Projenin ruhsat sahasının 2 bin 600 futbol sahası büyüklüğünde olduğu bilgisini veren Aydemir, 335 milyon metreküp toprağın kazılacağını söyledi. Kazılarla çıkarılan toprağın günlük olarak 150 kamyona denk geldiğini ifade eden Aydemir, bu kamyonların bölgedeki 10 mahalle ve köy içerisinden geçerek Kaymaz’a taşınacağını dile getirdi.
Aydemir, “10 mahalle ve köyün içinden geçerek Kaymaz'a taşınacak ve oradaki tarım alanlarının, arpa, buğday, ayçiçeği, mısır, soğan gibi çeşitli sebzelerin içinde olduğu bir tarımsal faaliyetin de sonlandırılması anlamına geliyor. Biz de hem su bakımından hem tarım alanlarının yok edilmesi bakımından bu projenin burada yaşatacağı olumsuz ve kayıplarının yanı sıra ve çevreye ve sağlığa vereceği zararları da göz önüne bulundurarak bu projenin iptal edilmesi yönünde bir çalışma başlattık. Eskişehir ve Doğa ve Yaşam Platformu olarak imza kampanyamıza start verdik. 2 hafta boyunca sokaklarda olacağız” dedi.
“Bölge halkı maden istemiyor”
Maden projesinin faaliyete geçmesi durumunda 90-100 metre derinliğinde kazılar yapılacağını ve buradan çıkan pasa ile ova olan bölgede yapay dağ kütleleri oluşturulacağını dile getiren Aydemir, oluşacak yapay dağlarla bölgenin iklimi ve verimliliğinin yok olacağının altını çizdi.
Alpu’da yaşayan yurttaşlarla yaptıkları görüşmelerde yurttaşların madene karşı mücadeleyi sahiplendiğini aktaran Aydemir, “Bölge halkı madeni tercih etmiyor. Ama sadece bölge halkıyla sürdürülemeyeceğini de bildiğimiz için şehir merkezinden oraya destek vererek bütün sivil toplum örgütleri, belediyeler, siyasi örgütler, sendikalar, odalarla birlikte topyekun bir mücadeleyle Taşzemin Anonim Şirketi'ni Alpu Ovası'na sokmamaya kararlıyız” diye konuştu.
“Şirket su kullanmayacağını iddia ediyor”
Şirketin maden proje dosyasında faaliyetlerinde su kullanmayacağını iddia ettiğini fakat bunun mümkün olmadığını söyleyen Aydemir, “50 kilometre uzakta bulunan Kaymaz da yıllardan beri siyanürle ölümü gördüğümüz için ve Kaymaz'a dair de endişelerimiz çokça var. Kaymaz halkı yeni bir siyanür vakasıyla karşı karşıya kalacak. Yaşam kayıplarının önüne geçmek için hem Kaymaz bölgesinde hem Alpu bölgesinde sağlık ve yaşam açısından da endişelerimiz çok fazla. Bütün bunları birleştirerek mücadelemizi ve direnişimizi bu yönde devam ettiriyoruz” dedi.
“Projenin iptalini istiyoruz”
Bölgede 8 yıl önce başlayan sondaj faaliyeti olduğunu ve buna karşı hukuki mücadelenin yürütüldüğünü belirten Aydemir, “22 Temmuz'da Alpu Esence Mahallesi'nde halkın katılım toplantısı olmuştu. Oradan başlayarak hem bu bilgilendirmenin ve katılım toplantısının yok sayılması gerektiğini hem de orayı yöneten kamu yetkililerinin sürece şirket çalışanı gibi, şirket patronu gibi dahil olmasından kaynaklı da ilgililer hakkında da yasal takiplerimizi ve yasal müracaatlarımızı yapacağız. Geçen hafta İl Çevre Müdürlüğü'nün önünde bir basın açıklaması yaparak muhtarlarımızla birlikte dilekçelerimizi verdik. Şimdi onun devamı olarak da bütün halkımızla birlikte Bakanlığa sunulmak üzere dilekçelerimiz hazır. Dilekçelerimizde iki tane talebimiz var. Hem halkın katılım toplantısının yok sayılması gerektiğini hem de başından beri süregelen sondaj çalışmaları ve verimli mera topraklarının halkın elinden alınmak suretiyle şirketlere peşkeş çekilmesine dair itirazlarımız var. O yöndeki taleplerimizi bugünkü başlatmış olduğumuz standımızla bütün halkımızla birlikte yok sayılmasını ve iptal edilmesini arzuluyoruz” ifadelerini kullandı.
(MA)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et