Hayatın şairi: Antan Özer
Antan Özer’in şiirleri, Yalnızlık adıyla bir araya geldi. Açılıştaki şiir dâhil, kitapta benim saydığım üç farklı ‘Yalnızlık’ şiiri var; üçü de kitabı omuzlayacak kadar güçlü.”
C. Hakkı Zariç
[email protected]
Yalnızlık kitabındaki “Dilsiz Şiir”, “ıngaaa…” ile başlatıyor hayatı Antan Özer. Sözcükle değil, ses taklidiyle başlıyor şiir; ünlemlerle devam edip “ay-oy-ah-oh-vah-öf-ooof-ooooof” derken, başladığı gibi yine bir ses taklidiyle bitiriyor: “kıkh…”
Daha önce Yeni e dergisinde yine Ohannes Şaşkal çevirisiyle aşina olduğumuz Antan Özer’in şiirlerini, nihayet Yalnızlık adıyla bir kitapta okuma olanağı bulduk. Açılıştaki şiir dâhil, kitapta benim saydığım üç farklı “Yalnızlık” şiiri var; üçü de kitabı omuzlayacak kadar güçlü.
Antan Özer, 1949 yılında şiir yazmaya başladığında elbette Garbis Cancikyan ve Haygazun Kalustyan’ı örnek almaya çalıştı. Batı Ermenicesiyle yazdıklarında dönemin Türkçe şiirinin de etkisi görülür. Nasıl ki Orhan Veli’nin “Kitabe-i Seng-i Mezar” şiiri varsa, Antan Özer’in de “Dostların Vedası” şiiri vardır; iki şair sanki aynı kişiden söz eder gibidir.
Memleketin gidişatı yön verir şaire. Garip şiiri güçlü şairleriyle söz almaya başladığında elbette yazan her şairi bir biçimde etkileyecekti. Antan Özer, öncüllerine olduğu kadar Garip şiirine de yaslandı; ama sonunda kendi şiirini kurdu, onu giderek güçlendirdi. Acının, sürgünün ve felaketlerin gölgesinde İstanbul’da yaşamak, aile kurup sessizliğe çekilmek de kolay değildir.
Memleket ve o memleketin insanları vardır Antan Özer’in şiirlerinde. Kabalıkları, yoksullukları, geçim dertleri, özlemleri, bekleyişleri, sürgünleri… 1915 Nisan’ından sonraki günlerde ısrarla çekilen telgraflara verilen: “Burada değiller; semt-i meçhule yollandılar.” yanıtları…
Katlanmanın değil, yaşayıp aktarmanın; gözleyip yeniden üretmenin şiirleridir Antan Özer’in yazdıkları. Ne ağlaktır ne de fiyakaya yaslanır. Karmaşık değil, ufuk açan, ses veren, yol gösteren bir izlektir Yalnızlık. Elbette Ohannes Şaşkal'ın Ermenice aslından Türkçeye ustalıklı çevirisiyle Antan Özer, bize yabancı bir şair olmaktan çıkar; akrabamız, aile büyüğümüz, tanışımız, yarenimiz olur.
Kuşaktan kuşağa aktarılan acının tutanakçısı olmakla birlikte, memleket gerçeğine, işçilerin bir deri bir kemik kalmış hallerine kadar tarihin saklı tutulan sayfalarını aralıyor Antan Özer. Güçlü ve güleç bir sesle, mizahla, arkadaşlıkla yazıyor şiirlerini.
Aşk olsun.
Antan Özer
Yalnızlık
Aras Yayıncılık
Ermeniceden çeviren: Ohannes Şaşkal
158 sayfa, 1. Basım Temmuz 2026
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et