Başka bir yaşam mümkünmüş!
Kampta rekabetin yerini dayanışmanın, bireyciliğin yerini kolektivizmin aldığı bir ortamın insanları nasıl dönüştürdüğünü görmek son derece öğreticiydi.
Deniz Haluk KÖFTECİ
Antep
Bu yıl katıldığım 23. Gençlik Yaz Kampı benim için yalnızca birkaç günlük bir etkinlik değildi. Düşüncelerimi, mücadele anlayışımı ve örgütlülüğe bakışımı geliştiren önemli bir deneyim oldu. Atölyelerde yürütülen tartışmalar, ortak yaşamın pratikte nasıl kurulduğu ve kamp boyunca kurulan dayanışma ilişkileri, sosyalizmin yalnızca kitaplarda okunan bir teori olmadığını; insanların yaşamında somut karşılığı olan bir toplumsal düzen olduğunu bir kez daha gösterdi.
Bilimin ticarileşmesine karşı
Katıldığım üniversite forumunda demokratik, bağımsız, anti-emperyalist ve sosyalist üniversitelerin mümkün olduğu tartışıldı. Bugün, üniversiteler sermayenin ihtiyaçlarına göre şekillendirilirken, bilim piyasalaştırılıyor, Gençlik geleceksizliğe mahkûm ediliyor ve kampüsler demokratik hakların sınırlandırıldığı alanlara dönüştürülüyor. Buna karşı üniversitelerin öğrencilerin, emekçilerin ve halkın çıkarları doğrultusunda yeniden kurulabileceğini; bunun ise ancak örgütlü mücadeleyle mümkün olacağını görmek, mücadeleye olan inancımı daha da güçlendirdi.
Kadın Çalışmaları Atölyesinde ise kadın sömürüsünün tarihsel kökenleri, özel mülkiyetle ve sınıflı toplumların ortaya çıkışıyla ilişkisi üzerine yürütülen tartışmalar oldukça öğreticiydi. Feminizm ile sosyalizm arasındaki farklı yaklaşımlar değerlendirilirken, kadınların gerçek ve kalıcı kurtuluşunun sınıf mücadelesinden bağımsız düşünülemeyeceği açık biçimde ortaya konuldu. Kadınların maruz kaldığı eşitsizliklerin, patriyarkanın kapitalist üretim ilişkileriyle kurduğu bağın koparılmasıyla aşılabileceği; bu mücadelenin işçi sınıfının ortak mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olduğu bir kez daha görüldü.
Kolektif yaşamın dönüştürücü gücü
Kamp, kendi olanakları ölçüsünde kolektif yaşamın ve dayanışmanın kurulduğu küçük bir sosyalizm deneyimiydi. Paylaşımın, ortak üretimin, eşitliğin ve kolektif sorumluluğun hâkim olduğu bu ortamda insanlar arasındaki ilişkilerin nasıl değiştiğini doğrudan gözlemledim. Rekabetin yerini dayanışmanın, bireyciliğin yerini kolektivizmin aldığı bir ortamın insanları nasıl dönüştürdüğünü görmek son derece öğreticiydi. Burada cinsiyet, cinsel yönelim, ulus ve din temelinde yaşanan ayrımcılıkların kapitalist sömürü düzeninden bağımsız ele alınamayacağını; sömürünün ortadan kaldırıldığı bir toplumda bu eşitsizliklerin maddi zeminlerinin de ortadan kalkacağını küçük de olsa pratik bir deneyimle gözlemleme fırsatı buldum.
Kamp bana yalnızca teorik bilgi kazandırmadı. Aynı zamanda örgütlü faaliyetimi nasıl geliştirebileceğim, bulunduğum alanlarda daha fazla gence nasıl ulaşabileceğim ve emekçi gençlerin saflarında mücadeleyi nasıl büyütebileceğim konusunda da önemli deneyimler kazandırdı. Her sohbet, her forum ve her ortak çalışma, örgütlenmenin insanları değiştiren ve dönüştüren en güçlü araç olduğunu yeniden hatırlattı.Özetle, bir bütün olarak 23. Gençlik Yaz Kampı bana bir kez daha gösterdi ki, başka bir yaşam mümkün.
Kamptan dönerken yalnızca güzel anılar değil, daha güçlü bir mücadele kararlılığıyla ayrıldım. Şimdi görevimiz, kampta öğrendiklerimizi okullarımıza, kampüslerimize, işyerlerimize ve mahallelerimize taşımak; daha fazla genci mücadelenin bir parçası yapmak ve eşit, özgür, sömürüsüz bir gelecek için omuz omuza mücadeleyi büyütmektir.
(Genç Hayat)Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et