Bir barış anlaşması deneyim olarak Kolombiya deneyimi
Kolombiya barış süreci, devletin işlediği suçlarla yüzleşmesinin önemini ortaya koyuyor. Suçları itiraf edenlere okul inşası ve mayın temizleme gibi cezalar verilirken, Türkiye'de iktidar hakikati cezasızlık zırhıyla sınırlandırıyor.
Dicle Sezen Öz
[email protected]
‘Çerçeve yasa’nın TBMM Genel Kuruluna sunulmasının ardından ‘Gerçek anlamda bir yüzleşme yapılmalı’ talebi siyasi partilerden kadın örgütlerine pek çok toplumsal kesimin ön plana çıkardığı noktalardan biri olmaya devam ediyor. Öyle ki Saray rejiminin ortağı olan MHP’de Fethi Yıldız bile Kolombiya’dan Kuzey İrlanda’ya barış süreçlerinden örnekler veriyor.
Kürt sorununun kökenleri cumhuriyetin kuruluşundaki inkar ve asimilasyon politikalarına dayanmakla birlikte çatışmanın en yoğun olduğu 1990’lı yıllarda gerçekleştirilen ve faillerinin üzeri iktidarın cezasızlık zırhıyla örttüğü toplu katliamlar, faili meçhul cinayetler, zorla kaybetmeler bölge halkının hafızasında yer etmeye devam ediyor.
60 yıllık unutturmadan hatırlamaya: Kolombiya deneyimi
Devlet aygıtının ve onu yöneten iktidarların doğrudan ya da eylemsizlikle dolaylı olarak işlediği suçlarla ve bu suçların yarattığı tahribatla yüzleşmesinin gerektiği bir dönemden geçerken, bu kırılmanın yaşandığını en kapsamlı örneklerden biri 2016 senesinde Kolombiya’da görülmüştür. Kolombiya devleti ile FARC örgütü arasında imzalanan Havana Anlaşması kapsamında Hakikat, Birlikte Yaşam ve Tekrarlanmama Komisyonu ve Kayıp Kişileri Arama Birimi ve yargılama yetkisi verilen Özel Geçiş Adaleti Yargısı (JEP) hayata geçirilmiştir.
Devlet arşivlerini değiştirmek
Birimlerce açılan soruşturmalar tek tek vakalar üzerinden değil, kitlesel olan suç kalıpları üzerinden yürütülmüştür. Nitekim bunun en kapsamlı uygulaması “False Positives” olarak bilinen askerlerin, terfi almak için 6 binden fazla insanı katledip üzerlerine örgüt üyesi süsü vermek suretiyle FARC üniforması giydirmesi olayının ana dosya haline getirilmesi olmuştur.
Kolombiya’da yüzleşme sürecinin esas aldığı yöntem, cezalandırıcı olmayan bir adalet anlayışını benimsemek olmuştur. Fakat Özel Geçiş Adaleti Yargısı bünyesinde yargılanan asker, polis, subay ve generallerin af veya ceza indirimi alabilmesi için yalnızca suçu işlediğini söylemesi yeterli görülmemiş, cinayeti nasıl planladığı, silahların nereden temin edildiği, öldürülenlerin nereye ve nasıl gömüldüğünü eksiksiz bir şekilde açıklama şartı konulmuştur. Böylece suçun münferit değil, sistematik bir devlet politikası olduğu açığa çıkarılmış, devlet arşivlerinde kayıt altına alınmıştır.
Nasıl bir ceza?
Verilen cezalar nitelikleri bakımından kamu hizmeti ve onarım esasına dayandırılmıştır. Mayın temizleme, çatışmanın yaşandığı bölgelerin yeniden inşasında okul, hastane, yol gibi altyapı çalışmalarında yer alma, kaybettirilen kişilerin mezarlarını gösterme, çıkarma ve teşhis süreçlerine katılarak ailelere teslim edilmesini sağlama gibi tazmin edici yaptırımlar uygulanmıştır.
Öte yandan suçsuz olduğunu iddia eden fakat mağdur ve tanık beyanlarıyla suçu işlediği sabit görülen devlet görevlilerine verilen cezalar indirime veya alternatif yaptırımlara tabi olmamıştır. 15 ila 20 yıl arası hapis cezası verilmiştir.
Yüzleşmeyi bir mücadele alanına dönüştürmek
Tüm bu yüzleştirme çabası geri adım attırma müdahaleleriyle de karşı karşıya gelmiştir. Dönemin Başkanı sağcı Duque gibi isimler bu birimleri “Teröristlerle iş birliği yapmakla” suçlamış, buna karşılık Ulusal Grev Komitesi kurulmuş ve ülkenin en büyük işçi konfederasyonu olan Kolombiya İşçileri Birleşik Konferasyonu (CUT), Kolombiya Eğitim Emekçileri Federasyonu kasım 2019’da genel grev kararı almıştır. 2021’de zirveye ulaşan kitlesel protestolar 2022 seçimlerinde Gustavo Petro liderliğinde Kolombiya tarihinde ilk kez bir sol koalisyonun iktidara gelmesinin önünü açmıştır.
Fotoğrafın bütününe baktığımızda, bugün AKP-MHP ittifakı süreci silahların teslim edilmesi üzerinden kurgulayarak hakikati sınırlandırmaya devam ediyor. Buna karşılık Kolombiya örneği yüzleşmenin de bir mücadele alanı olduğunu ve gerçek anlamda bir ‘bütünleşmenin’ açılan yarıkların genişletilmesinden geçtiğini gösteriyor.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et