Gelecekten yedi gün çalarız ama neşemizi çaldırmayız!
Hiç bitmeyen kantin sıralarını bazen bunaltıcı olsa da güzel sohbetler eşliğinde “iki kuzu kulağı” demek için bekledik. Hâlâ tarifini çözmeye çalışıyorum, kamp gibi onun da tadı damağımda kaldı!
Dağça
ODTÜ
23.Gençlik Yaz Kampı benim katıldığım ilk kamptı ve örgütlülüğün önemini anladığım kamp olması itibariyle en özeli olacak sanırım. Birbirinden güzel konserlerle, birbirinden farklı atölyelerle ülkenin dört bir yanından gelen yoldaşlarımızla bir hafta boyu kolektif bir yaşam sürmek hayatımızın başka hiçbir noktasında yaşayamayacağımız bir deneyimdi.
Benim için en verimli ve eğlenceli geçen atölyeler Devrimler Tarihi ve Evrim atölyeleri oldu. Devrimler tarihi atölyesini bazen takip etmekte zorlansamda en fazla öğrendiğim yer burası oldu. Bu sene açgözlülük yapıp neredeyse her gün farklı bir atölyeye katıldım, seneye tek bir atölyeyi baştan sonra takip edebilmek istiyorum.
Kampta yapılan lise ve üniversite forumları oldukça yararlıydı. Liseli ve üniversiteli arkadaşlarımız geçtiğimiz sene boyunca yaşananlardan, liselerde ve üniversitelerde sürdürülen gençlik mücadelesinden bahsettiler. Forumlar sonunda önümüzdeki sene mücadeleyi nasıl ilerletebileceğimiz konusunda tartışmalar verdik. Son gün yapılan kapanış forumu çok eğlenceli, komik ve maalesef kampın bitişi nedeniyle duygusaldı.
Günümüzü güzelleştirenlere teşekkürler!
Redd konseri gerçekten çok eğlenceli geçti. Benim yıllardır severek dinlediğim bir gruptu ve ilk defa canlı dinleme şansım oldu. Anıl Bayraktarın peyk şarkıları çalması konserlerin en çok hoşuma giden yanıydı. Kamptaki atölyelerden çıkan gösterileri son gün izledik. Bir haftada ortaya böyle güzel performanslar çıkarmak gerçekten zor. Kampın en unutulmaz ve gerçekten en eğlenceli yanı kesinlikle KampTV ve Kamp Ateşi’nin atışmalarıydı. Son günkü kadın yürüyüşü dışında Kamp TV’ye çıkmadım, seneye bunu değiştirmek için çabalayacağım. Sabahları gazete okumasından önce Kamp Ateşi okumak güne başlamanın en keyifli haliydi. İki basın yayınında da emek harcayan arkadaşlarımızın eline sağlık. Güldürüden bahis açılmışken Deniz Göktaş’ı yanımızda görememek ve hala aramızda olamamasının ne kadar üzücü olduğunu söylemek isterim. En yakın zamanda özgürlüğüne kavuşmasını ve yeni esprileriyle aramızda olmasını umuyorum. Deniz bize gönderdiği mektubunda Guernica Heykeli’nden bahsedene kadar önünde fotoğraf çekinmediğimi farketmemiştim. O fotoğrafları çekmeden kamptan ayrılsaydım çok pişman olurdum.
Hayat kurtaran kamp tavsiyeleri
Öncelikle sinek ısırıklarına karşı bir önlem almak veya kaşıntı kremi getirmek oldukça önemli, aksi takdirde reviri çok meşgul ediyor oluyoruz. İkinci olarak kampta geceleri Yakutistan’ı andıran bir soğuk vardı. Bavulumdaki en büyük eksiğin yorgan ve yün kazak olduğunu düşünüyorum. Biz zor yoldan öğrendik bunların ihtiyacını. Seneye gelecek arkadaşlarada kalın kıyafetler getirmelerini tavsiye ediyorum kesinlikle.
Son olarak da hiç bitmeyen kantin sıralarından bahsetmek isterim. Bazen bunaltıcı olsada en güzel sohbetler bu sıralarda sırıtarak “iki kuzu kulağı” demeyi beklerken edildi. Bu arada hala kuzu kulaklı limonatanın tarifini çözmeye çalışıyorum. Tadı damağımda kaldı.
(Genç Hayat)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et