07.08.2026 15:38

Plansızlığın, atıl kapasitenin ve 15,6 milyar dolarlık servet transferinin anatomisi

TMMOB Makina Mühendisleri Odasının Türkiye'nin Enerji Görünümü Raporu, enerjide dışa bağımlılık ve atıl kapasiteye dikkat çekerken, 2024'te özel şirketlere 15,6 milyar dolarlık kaynak aktarıldığını ortaya koydu.

Plansızlığın, atıl kapasitenin ve 15,6 milyar dolarlık servet transferinin anatomisi

Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel

Özer Akdemir
[email protected]


Çanakkale — TMMOB Makina Mühendisleri Odası tarafından hazırlanan Türkiye'nin Enerji Görünümü Raporu 2026, enerji sektöründeki özelleştirme ve serbestleştirme politikalarının toplumsal ve ekonomik sonuçlarını mercek altına alıyor. Rapor, plansız yatırımların yarattığı atıl kapasiteyi, ithalata olan bağımlılığı, halkın sırtına yüklenen fahiş fiyatları ve kamu kaynaklarının özel sektöre aktarıldığı servet transferi düzenini ayrıntılı verilerle gözler önüne seriyor.

Yüzde 70 dışa bağımlı birincil enerji arzı

Rapora göre, ülke genelindeki enerji arzı verileri incelendiğinde, fosil yakıtların ezici üstünlüğü göze çarpıyor. 2024 yılı verilerine göre Türkiye'nin toplam birincil enerji arzı 165,2 milyon TEP düzeyine ulaştı. Bu arzın yaklaşık yüzde 83'ü fosil yakıtlardan oluşurken, yerli kaynakların payı sadece yüzde 30, ithal kaynakların payı ise yüzde 70 seviyesinde. Türkiye'nin birincil enerji üretimi ise 55,02 milyon TEP seviyesinde kalıyor. Yerli üretimin toplam arzı karşılama oranı yüzde 33,3 düzeyinde olup, Türkiye birincil enerji arzında yüzde 66,7 oranında dışa bağımlı. Enerji ithalat faturası fiyatların yükseldiği 2022 yılında 96,5 milyar dolara ulaşmış, 2024'te 65,6 milyar dolar, 2025'te ise 62,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Rusya Federasyonu, Türkiye'nin doğalgaz, petrol ve taşkömürü ithalatında ilk sırada yer alırken, Rusya'nın toplam enerji arzında dörtte birden, enerji ithalatında ise üçte birden fazla payı bulunması ciddi bir bağımsızlık sorunu olarak değerlendiriliyor.

123 gigavat kurulu güce karşılık 47 gigavatlık ortalama talep

Rapor, Türkiye'de fiziksel bir enerji açığı olmadığını, aksine plansız yatırımların yol açtığı devasa bir atıl kapasite bulunduğunu kanıtlıyor. Türkiye'de kurulu güç 2025 yılı sonu itibarıyla 122 bin 128 megavata ulaşmış durumda. Buna karşılık 2025 yılında günlük ortalama puant talep 46 bin 487 megavat, en yüksek puant talep ise Temmuz ayında 60 bin 414 megavat seviyesinde. Kurulu güç ile puant talep arasındaki fark 2010 yılında yüzde 48 iken, 2025'te yüzde 103'e çıktı. Kâğıt üzerinde kurulu gücün yüzde 62,2'si yenilenebilir kaynaklardan oluşsa da güneş ve rüzgâr gibi kaynakların kesintili üretim yapısı bir sorun olarak değerlendiriliyor. Bu plansızlık neticesinde kâr edemeyen özel termik santrallere kapasite mekanizması adı altında verilen örtülü destekler 2019-2025 döneminde 44 milyar TL'yi aşıyor.

Ekonomik durgunluğun gölgesinde gerileyen sanayi tüketimi

Arz edilen enerjinin kimler tarafından tüketildiği sorusu, ülkedeki sanayi üretimiyle ilgili çarpıcı bir gerçeği yansıtıyor. 2024 yılında birincil enerji arzının yüzde 23,5'ini sanayi, yüzde 22,2'sini çevrim ve enerji sektörü, yüzde 20,8'ini ulaştırma, yüzde 17,4'ünü konutlar tüketmiş. Rapor, ekonomik durgunluk ve dönüşüm nedeniyle sanayinin payında gerileme yaşandığını ortaya koyarken, sanayinin elektrik tüketimindeki payı 2000 yılındaki yüzde 49,7 seviyesinden 2024 sonunda yüzde 43,4'e gerilediğine dikkat çekilmiyor.

Doğanın ve halk sağlığının göz ardı edildiği üretim modelleri

Rapora göre, Fosil yakıtlara ve denetimsiz enerji üretimine dayalı mevcut yapının toplumsal faturası oldukça ağır. Soma termik santralinin özelleştirilmesi sonrasında borç krizi nedeniyle 87 işçi ücretsiz izne çıkarılmış ve üretimin durmasıyla konutların bölgesel ısıtması tehlikeye girmişti. Jeotermal enerji santrallerinin yüzde 97'si Aydın, Denizli ve Manisa'nın verimli tarım arazilerinde kurulmuş durumda. Seferihisar'daki santral sonrasında sıcak su kaynakları kururken, traverten oluşumu durdu ve halkın ortak malı olan termal sular özelleştirildi. Akkuyu nükleer güç santrali Rus devlet şirketi Rosatom'un mülkiyetinde Yap-Sahip Ol-İşlet modeliyle yapılmakta olup, ilk ünitenin devreye alınması 2026 yılına ertelendi.

Özelleştirmenin ağır faturası ve servet transferi

Rapor, uygulanan özelleştirme politikaları, kamu kaynaklarının özel sermayeye aktarıldığı devasa bir servet transferi mekanizması haline geldiğini ortaya koyarken, 2024 yılında toptan elektrik satışı ve dağıtım faaliyetleri üzerinden kamu kaynaklarından özel şirketlere aktarılan kâr ve teşvik tutarı, yani servet transferi toplamının 15,62 milyar dolara ulaştığı dile getiriliyor. Bu miktarın, yıllık elektrik sektörü yatırımının iki katından fazla olduğuna dikkat çekilen raporda, EÜAŞ’ın serbest piyasadan pahalı aldığı elektriği dağıtım şirketlerine ucuz satarak zarar ettirildiği, bu zararın da kamuya yüklendiği belirtiliyor.

Vatandaşın omzundaki fahiş fiyat yükü

Bu çarpık piyasa düzeninin maliyetinin doğrudan vatandaşa yansıtıldığının altının çizildiği raporda, 1 Ocak 2024 ile 4 Nisan 2026 arasında konut elektrik tarifelerine yüzde 115'i aşan zamlar yapıldığı, doğalgaz konut satış fiyatı konutlar için yüzde 160,6 arttığı belirtiliyor. Aynı dönemde benzin fiyatlarının yüzde 129,5, motorin yüzde 172, otogaz yüzde 241,7 oranında zamlandığının kaydedildiği raporda, “üstelik EPDK, Son Kaynak Tedarik Tarifesi sınırını konutlar için 5 bin kilovatsaate düşürerek elektrik şirketlerinin kâr oranını yüzde 2,38'den yüzde 9,38'e yükseltmiştir” deniliyor.

Kendi yurttaşına sınır, Suudi ve Rus ortaklıklara imtiyaz

Yurttaşların fahiş faturalarla ezilirken, yabancı devletlere ayrıcalıklı koşullarla santral kurma hakları tanındığına dikkat çekilen raporda, “Örneğin Suudi Arabistan ile yapılan anlaşmada 30 yıllık alım garantisi, gümrük vergisi, KDV ve ÖTV muafiyetleri ile kurumlar vergisi teşviki sağlanmıştır. Bu durum, risk üstlenen yerli firmalara ve halka karşı büyük bir adaletsizlik yaratmaktadır” ifadelerine yer veriliyor.

Kamu yararı odaklı demokratik enerji programı

Raporun sonuç bölümünde, yakın zamanda yaşamını yitiren Oğuz Türkyılmaz'ın öncülüğünü yaptığı Demokratik Enerji Programı kapsamında, enerjinin kâr odaklı değil, kamu yararı odaklı yönetilmesi öneriliyor. Bu kapsamda elektrik, petrol ve doğalgaz sektörlerinin dikey bütünleşik yapıda kamulaştırılarak Türkiye Elektrik Kurumu ve Türkiye Petrol ve Doğalgaz Kurumu adıyla yeniden yapılandırılması istenmekte. Ayrıca, piyasa odaklı kurumlar olan EPDK ve EPİAŞ’ın kapatılması, yatırım kararlarında toplumsal ve çevresel etki analizleri dikkate alınarak, acele kamulaştırma uygulamalarına son verilmesi gerektiği ifade ediliyor.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
07.08.2026 10:16

Süper Lig'de geri sayım başladı: Yeni sezon ne zaman başlayacak, ilk haftada kim kimle oynayacak?

Süper Lig'de 2026-2027 sezonunun başlamasına sayılı günler kaldı. Dört güne yayılan ilk haftada Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un rakipleri belli oldu. İşte yeni sezonun başlangıç tarihi ve ilk hafta programı...

Süper Lig'de geri sayım başladı: Yeni sezon ne zaman başlayacak, ilk haftada kim kimle oynayacak?

Fotoğraf: 晓鸟 蓝/Pexels

07.08.2026 05:39

Kütahya'da iki gündür haber alınamıyordu: Yaşlı kadın çöp yığınlarının arasında bulundu

Kütahya'da kapısına bırakılan yemeklerin alınmadığını fark eden komşuların ihbarı üzerine eve balkondan giren ekipler, 72 yaşındaki kadını çöp yığınlarının arasında hareketsiz buldu.

Kütahya'da iki gündür haber alınamıyordu: Yaşlı kadın çöp yığınlarının arasında bulundu

Fotoğraf: DHA

07.08.2026 12:24 / Güncelleme: 15:45

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında üçlü 'savunma' anlaşması imzalandı

ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan İran savaşı devam ederken Mekke'de Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında üçlü savunma anlaşması imzalandı.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında üçlü 'savunma' anlaşması imzalandı

Fotoğraf: TCCB

07.08.2026 07:12

AYM'den bireysel başvuru karnesi: 14 yılda 85 bin hak ihlali tespit edildi

Anayasa Mahkemesinin 2012'den bu yana verdiği ihlal kararları 85 bini aşarken, ifade özgürlüğü ihlallerinde toplam sayı 5 bine dayandı. Yalnızca 2026'nın ilk altı ayında 485 ihlal tespiti yapıldı.

AYM'den bireysel başvuru karnesi: 14 yılda 85 bin hak ihlali tespit edildi

Fotoğraf: Damla Kırmızıtaş / Evrensel

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!