02.08.2026 00:20

Ahbap dosyasının gösterdikleri: 'Sosyal politikalar geriledikçe vakıflara alan açılıyor'

Sosyal politikaların piyasalaşması Ahbap vakasında olduğu gibi kitlesel dolandırıcılık vakalarının önünü açıyor. Doç. Dr. Denizcan Kutlu’ya göre çözüm, yardımların sürekliliğinde değil, eşit ve bedelsiz kamusal hizmetlerin yeniden inşasında.

Ahbap dosyasının gösterdikleri: "Sosyal politikalar geriledikçe vakıflara alan açılıyor"

Fotoğraf: MA

Pek çok toplumsal olayda kampanyalarla gündeme gelen, milyonlarca kişinin bağış yaptığı Ahbap Derneğinin dolandırıcılık ve kara para aklama suçlamalarıyla karşı karşıya gelmesi, Türkiye’de sosyal politikaları yeniden gündeme getirdi. Yurttaşların temel ihtiyaçlarına yönelik hizmetlerde vakıfların, derneklerin ve çeşitli özel kuruluşların ağırlığının artırması bu tarz vakalara alan açarken bu kuruluşlar, kimi zaman devletin ulaşmadığı kesimlere ulaştıkları gerekçesiyle öne çıkarılıyor. Ancak bu tablo, yalnızca bir “hizmet açığının” özel kuruluşlar tarafından kapatılması olarak değerlendirilebilir mi?

Sosyal politika alanında çalışan Akademisyen Doç. Dr. Denizcan Kutlu, meselenin bundan daha kapsamlı bir dönüşüme işaret ettiğini söylüyor. Kutlu’ya göre özel kuruluşların faaliyet alanlarının genişlemesi, sosyal devletin piyasalaşma ve neoliberal politikalarla geriye çekilmesinden bağımsız düşünülemez. Sosyal devletin yurttaşlık ve insan hakları temelinde, eşit ve bedelsiz hizmet sunma iddiasının yerini giderek muhtaçlık ölçütlerine dayalı, sürekliliği belirsiz yardımlar alırken; ortaya çıkan sosyal refah boşluğu da özel kuruluşların hareket alanını genişletiyor.

Sosyal Politikacı Doç. Dr. Denizcan Kutlu, Ahbap Derneği dosyasıyla tekrar gündeme gelen sosyal politikalara ilişkin, Evrensel’in sorularını yanıtladı.

Sosyal Politikacı Doç. Dr. Denizcan Kutlu

Sosyal Politikacı Doç. Dr. Denizcan Kutlu

Türkiye'de vakıflar, özel kuruluşlar uzun süredir aslında 'sosyal devletten' bekleyeceğimiz 'hizmetleri' veriyor. Türkiye'de sosyal politikalar bakımından bu boşluğu yaratan durum nedir?

Sizi düzeltmek için değil, ancak bu tür kuruluşların sosyal devletten bekleyeceğimiz hizmetleri verdiğini söylemek tam doğru olmayabilir. Bunun yerine, bu kuruluşların faaliyetlerini, ancak sosyal devletin tasfiye edildiği ve sosyal politikanın muhtaçlık ölçütlerine göre tespit edilen en yoksullara şartlı yardım götürmeye indirgenme eğiliminde olduğu koşulları bütünlediğini ifade etmek sanıyorum daha doğru olacaktır. O yönüyle, bu tür özel kuruluşlarla devletin neoliberal dönüşümü arasında bir örtüşme var. Sosyal devletten bekleyeceğimiz hizmetler böyle olamaz; çünkü sosyal devletin temel niteliklerinden biri, hizmeti iki açıdan eşitlik esasına dayalı olarak örgütlemesinde yatar. İlk olarak toplumsal eşitlik. Sosyal devlet, toplumu eşitlikçi hedeflerle buluşturma yönündeki bir gelişimin adıdır. Sınıflar arasındaki eşitsizlikleri ortadan kaldırmamış; toplumsal ve aslında sınıfsal bir uzlaşı temelinde yönetilebilir kılmıştır. Ancak bu durum, bir kapitalist devlet biçimi olarak sosyal devletin eşitlik yönelimini önemsizleştirmez, önemsizleştirmemelidir. İkinci olarak, sosyal devlet hizmetin ulaşacağı hedef nüfusa o hizmeti eşit bir biçimde götürmeyi temel alır. Bu temel nitelik, özel kuruluşlarda bulunmaz, bulunamaz. O yüzden de bu tür kuruluşların faaliyetleri, modern devlet ve hukuk sistemi bünyesinde yurttaşlık ve insan hakları esasına dayalı olarak süreklilik sağlama zorunluluğu temelinde oluşmaz. Sosyal devletten ise tam da bunu bekleriz.

Zaten eksikli olan sosyal devletin sermaye ilişkileri lehine geriye çekildiği koşullar, bu özel kuruluşların faaliyetlerine ön açar. Geçmişte sözünü ettiğim görece eşitlikçi alanın üretildiği ekonomik ve politik alan, meta ve piyasa ilişkileriyle tahrip edildikçe, bu dönüşüm geniş kitleler açısından belirgin bir sosyal refah kaybı ve geleceksizlik olarak deneyimlendi. Bu kaybın somut karşılıkları; işsizlik, güvencesizlik, gelir yetersizliği, çalışan yoksulluğu ve sosyal güvence kayıpları gibi biçimlerle kendisini gösterdi.    

İşte o sözünü ettiğiniz boşluk, bu sosyal refah boşluğu ve çeşitli sınıfsal eşitsizliklerdir. Devletin göreli bir refah yaratan ve eşitsizlikleri yönetilebilir kılan edimleri, henüz tam gelişemeden sermaye ilişkileri lehine kötürüm bırakılmıştır.

Şu tarihsel bilgiyi de temel almak gerekir. Sosyal devlet ve sosyal politikalar, eşitlik talep eden siyasal ve sosyal güçlerin varlığında mümkün olur. Bu nedenle, özel kuruluşların etkinlik alanını genişletmesi, birleşik bir sınıf hareketinin olmadığı koşullarla uyumludur.

Bir yandan da çeşitli skandallar patlayana kadar bu kurumlar yurttaşlarla bir tür güven ilişkisi de kurabiliyor. Bunun devlet tarafından uygulanan sosyal politikaların erişilebilirliği ile ilintisi nedir?

Doğrudan bir bağı var. Sosyal politika denildiğinde, sadece kamunun politika araçlarından değil, aynı zamanda bu politika araçlarına, öncelikle emekçi sınıflar olmak üzere giderek toplumun tümünün bedelsiz erişimden de söz etmiş oluruz. Ayrıca sosyal devletin nitelikleriyle ilgili olarak eşit hizmet götürmekten söz ettik; ama sanılmasın ki uygulama böyle. Sosyal politikalarla ilgili temel sorun alanlarından biri hizmetin, bizatihi yöneldiği hedef nüfusa eşitsiz bir biçimde ulaştırılması. Uzun bir zaman dilimine yayılacak şekilde birbirinden farklı konularda yürüttüğüm alan araştırmalarına dayanarak söyleyebilirim ki, emekçi ve yoksul kesimler arasında, çeşitli sosyal politika araçlarına duyulan güven zedelenmiştir. Özellikle araştırmalar yaptığım sosyal yardımlar bunun en belirgin alanıdır. Sosyal yardım alanlar, nakdi ya da ayni, aldıkları yardımların sürekliliği konusunda kendilerini ve hane halklarını belirsizlik içerisinde görmektedir. Özel kuruluşlara duyulan güvenin zemini buralarda aranmalıdır.

Yine de araştırmalarıma dayalı olarak şunu da eklemek isterim ki, özel kuruluşlardan farklı olarak, devletle kurulan ilişkinin yurttaşlık ve insan hakkı temelinde vücut bulduğuna ilişkin güçlü algılamalar ve bilinç biçimleri vardır. Ancak neoliberalizmin reddine dönük siyasal koşullar altında yaşama geçebilecek sosyal devletin inşası sürecinde büyütülmesi gereken alanlardan biri budur.

Mevcut olanların dönüştüğü ve yetersizliği de açık olduğundan, o halde çeşitli dezavantajlara, eşitsizliklere ve ihtiyaçlara ilişkin nasıl bir sosyal politika talep edeceğiz?

Nasıl bir sosyal politikayı inşa edeceğiz demek yerinde olacaktır sanırım. Eşitsizliklerin bireyden kaynaklanmadığı yönündeki görüş, sosyal politikaların tarihsel düşünce çerçevesinin ayırt edici bir özelliğidir. Bu, liberalizmin, yani çağımız için neoliberalizmin köklü bir eleştirisini içermektedir. Öyleyse, toplumsal eşitlik en başa yazılması gereken hedeflerden biridir. Bu ancak yaygın bir bedelsiz ve eşit hizmet sunan kamusal örgütlenme koşullarında mümkündür. Mutlaka sendikal hak ve özgürlüklerin önündeki tüm engellerin kaldırılması gerekir. Belirlenmiş sosyal politika önlemlerinin ötesindeki hakların elde edilmesi, ancak sendikal örgütlenme, toplu pazarlık ve grev haklarının eksiksiz uygulanabilmesiyle mümkündür. Ayrıca, tüm dezavantajlı konumda bulunan ve ayrımcılığa uğrayan kesimlerin korunması ve güçlendirilmesi ve toplumun eşit bireyleri olarak bir yaşam biçimi oluşturmaları, yeni sosyal politika inşasının temel gündem maddelerinden biridir.

(Evrensel)

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
01.08.2026 10:54 / Güncelleme: 14:22

Emekliye zam Resmi Gazete'de yayımlanmıştı: Maaş farkları ne zaman yatacak?

En düşük emekli aylığına yapılan zam Resmi Gazete'de yayımlanıp yürürlüğe girdi. SGK'nın açıklayacağı takvime göre emekli maaş farklarının bu ay yatması bekleniyor.

Emekliye zam Resmi Gazete'de yayımlanmıştı: Maaş farkları ne zaman yatacak?

DHA

01.08.2026 12:30

Adalet Bakanı Gürlek: 17 yıllık bebek cinayeti ve 4 yıllık Eyyüp Özbadem dosyası çözüldü

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Balıkesir'in Bandırma ilçesinde 17 yıl önce bebeğin öldürülmesine ilişkin dosya ile Adana'nın Ceyhan ilçesinde 2022'de işlenen Eyyüp Özbadem cinayetinin aydınlatıldığını açıkladı.

Adalet Bakanı Gürlek: 17 yıllık bebek cinayeti ve 4 yıllık Eyyüp Özbadem dosyası çözüldü

Fotoğraf: ANKA

01.08.2026 16:59

CHP Kars İl Başkanlığı'nın kapısını çilingirle açıp girildi

CHP Kars İl Başkanlığı'na atanan Baran Karahan, eski yönetimden anahtarları alamadığını öne sürerek il başkanlığı binasının kapısını çilingir yardımıyla açtırdı.

CHP Kars İl Başkanlığı'nın kapısını çilingirle açıp girildi

Fotoğraf: ANKA

01.08.2026 12:27

Beşiktaş'tan oyun kurucu takviyesi: David DeJulius ile sözleşme imzalandı

Beşiktaş Erkek Basketbol Takımı, yeni sezon transfer çalışmaları kapsamında ABD'li oyun kurucu David DeJulius'u kadrosuna kattı.

Beşiktaş'tan oyun kurucu takviyesi: David DeJulius ile sözleşme imzalandı

Fotoğraf: MGoBlog/Wikimedia Commons CC BY-SA 2.0

01.08.2026 15:03

Kırıkkale Belediye Başkanı CHP'den istifa etti: Ahmet Önal, Yeni Parti'ye katıldığını açıkladı

CHP'den istifa ettiğini duyuran Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, siyasi mücadelesini Özgür Özel'in liderliğinde kurulan Yeni Parti çatısı altında sürdüreceğini açıkladı.

Kırıkkale Belediye Başkanı CHP'den istifa etti: Ahmet Önal, Yeni Parti'ye katıldığını açıkladı

Fotoğraf: Kırıkkale Belediyesi 

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!