05.07.2026 00:42 / Güncelleme: 10:53

KYK yurdunda çalışan Naciye Kabak: İşimi geri istiyorum

Afyon’da KYK yurdunda çalışan Naciye Kabak’ın hikayesi, devletin kamu işçilerini tüketip ardından tazminatsız, hatta borçlu çıkarılarak kullan-at işçiler olarak gördüğünün bir örneği.

KYK yurdunda çalışan Naciye Kabak: İşimi geri istiyorum

Sıla Altun
[email protected]


KYK yurtlarında çalışan kadın işçiler, uzun yıllardır emek verdikleri kurumlarda son dönemde dozu iyice artan bir hak gasbı ve mobbing kıskacında. Ağır yük taşımaktan lağım temizlemeye kadar görev tanımları dışındaki her işe koşturulan, karşı çıktıklarında ise tutanak ve sürgün tehdidiyle karşılaşan kadınlar, Tüm Otel ve Turizm İşçileri Sendikasında (OTİS) örgütlendikten sonra baskıların hedefi haline geldiklerini anlattı. OTİS Genel Başkanı Birsel Tuğlu, Afyon KYK’de görev yapan Naciye Kabak’ın ağır kimyasallara bağlı sağlık sorunları yaşamasına rağmen haksız yere işten atıldığını söyledi.

Rapor alana iş feshi, tazminat hakkı gasbı

Tuğlu, Afyon’da KYK yurdunda uzun yıllardır temizlik personeli olarak çalışan Kabak’ın kurumda kullanılan tarihi geçmiş ağır kimyasallar ve deterjanlar nedeniyle ciddi egzama ve sağlık sorunları yaşamaya başladığını ifade etti. İş yeri hekimi ve hastaneden “Kimyasallara maruz kalmadan çalışabileceği uygun bir işe yerleştirilmesi” yönünde heyet raporu alan Kabak, bu hakkını talep ettiğinde okumasına bile izin verilmeyen bir fesih belgesiyle işten çıkartıldı.

Normalde sağlık durumuna uygun bir iş verilememesinden kaynaklı bir işçi işten çıkartılırsa kıdem tazminatı ödenmesi gerektiğini belirten Tuğlu, “Kanun böyle. Ancak kurum, tazminat ödemediği gibi, daha önce hesabına yatan tediye ücretini de Naciye Hanım’ın hesabından çekmiş. Yani devlet kurumu yaptığı hatanın üzerine tüy dikiyor ve Naciye Hanım’ın geçim sıkıntısına düşüp dava açmasını da engelliyor” ifadelerini kullandı.

Uğradığı haksızlığı anlatan Kabak, “Ben işimi bugüne kadar layıkıyla, düzgün yaptım. Herkes de arkamdan bunu söylüyor. İşimi seviyordum ve sadece işime geri dönmek istiyorum” diyerek mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğini vurguladı.

Tır dolusu yük kadınların sırtında

Üç bin kişilik yurtların tüm yükü bir avuç kadının sırtına yıkılmış durumda. Tuğlu durumu şu sözlerle özetliyor: “30 kiloluk deterjan bidonları, tır dolusu malzeme kadın işçilere taşıtılıyor. Ağır yük taşımaktan kadınlarda ne bel kaldı ne diz. Boyun fıtığı, bel fıtığı, varis, menisküs kronikleşti. ‘Kendi işimiz değil, sağlığımız elvermiyor’ dediğimiz an amirler çocuk azarlar gibi bağırıyor, hemen tutanak tehdidi başlıyor.”

Koruyucu ekipman yok

İş sağlığı ve güvenliği kurallarının KYK yurtlarında tamamen hiçe sayıldığını söyleyen Tuğlu, işçi kadınların patlayan lağımları hiçbir koruyucu ekipman verilmeden, ayaklarında terliklerle temizlemek zorunda bırakıldıklarını anlatıyor: “Yağmur yağdıkça sığınakları lağım basıyor. Koruyucu teçhizat olmadan o pisliği bize temizletiyorlar. İtiraz edince ‘Gelmeyene tutanak tutarız’ diyorlar. Çapa Hastanesinde önlem alınmadan kanalizasyon temizlediği için enfeksiyon kapıp ölen Zafer Açıkgözoğlu gibi olmak istemiyoruz.”

Kadınların dinlenme ve giyinme alanlarında ise havalandırma ya da pencere olmadığını, karanlık odalarda kadınların hem yemek yemeye hem kıyafet değiştirmeye zorlandığını belirten Tuğlu, kadın işçiler için hijyenik tuvalet ya da banyonun da var olmadığını söyledi.

‘Meclis sesimizi duymak zorunda’

Tuğlu, OTİS üyesi kadın işçilerin sendikal haklarını öğrendikçe idarenin üzerlerindeki baskıyı “Gözdağı vermek amacıyla” daha da artırdığını, asılsız CİMER ihbarlarıyla soruşturmalar geçirdiklerini belirtiyor. Ancak kadınlar kararlı: “Biz iş kanununu, iş sağlığı kanununu ve haklarımızı öğrendik. Bugün sendikalı işçilere yönelik açık bir ayrımcılık var. Biz bu hukuksuzluğu mahkemeye taşıdık, savcılığa da suç duyurusunda bulunacağız.”

Tuğlu ve KYK yurtlarında çalışan kadınlar, bu mücadelenin sadece birkaç işçinin davası olmadığını, atılan işçi kadının işe iadesinin yapılmasını talep ederlerken, KYK bünyesindeki tüm taşeron ve güvencesiz çalışan kadınların ortak sorunu olduğunu hatırlattı: “Bizim görev tanımımızın netleşmesi, bu kölelik düzenine son verilmesi için Meclisten soru önergeleri çıkmalı, sesimiz duyulmalı. Birleşik bir mücadeleyle bu korku duvarını yıkacağız” dedi.

05.07.2026 00:30

AKP’nin ‘mizahla mücadele’ karnesi

Deniz Göktaş’ın tutuklanması, AKP döneminde mizahçılara yönelik baskıların son halkası oldu. Karikatürlerden stand-up sahnesine uzanan süreçte davalar, gözaltılar ve tutuklamalar arttı.

AKP’nin ‘mizahla mücadele’ karnesi

Leman dergisinin binasına gerici saldırı anı 

05.07.2026 10:28 / Güncelleme: 10:48

Urfa'da NATO operasyonu: EMEP, TİP ve SEP üyelerine gözaltı

Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO zirvesi öncesi Urfa'da ev baskınlarıyla Emek Partisi, Türkiye İşçi Partisi ve Sosyalist Emekçiler Partisi üyeleri gözaltına alındı.

Urfa'da NATO operasyonu: EMEP, TİP ve SEP üyelerine gözaltı

Emek Partisi Urfa İl Başkanı Barış Can Güleç (solda) ve İl Yöneticisi Cemallettin Özden | Fotoğraflar: Evrensel

05.07.2026 00:09

Avrupa’da ‘demir üçgen’ bileniyor

Avrupa’nın Gündemi’nde bu hafta, devlet-ordu-savunma sanayi ‘demir üçgen’in yeniden bilenmesine dair tartışmalar, İngiltere’nin yeni başbakanı olması beklenen Andy Burnham’ın ‘değişim’ iddiası ve Almanya’da hakları budayan yeni yasal hazırlıklar var.

Avrupa’da ‘demir üçgen’ bileniyor

Fotoğraf: Torrange.biz (CC-BY)

05.07.2026 00:35

Prof. Dr. Gamze Yücesan ile kadınların ara zam talebini konuştuk: Aileyi güçlendirme’ kılıfıyla sömürü derinleşiyor

Türkiye’nin bir “asgari ücretliler ülkesine” dönüştüğünü vurgulayan Prof. Dr. Gamze Yücesan, kadın işçiler için ara zam talebinin hayati olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Gamze Yücesan ile kadınların ara zam talebini konuştuk: Aileyi güçlendirme’ kılıfıyla sömürü derinleşiyor
05.07.2026 00:15

Haklarımızı almak, ancak birlik olunca mümkün

'Biz direndik ve kazandık. Şimdi sıra daha güçlü, daha örgütlü ve daha dayanışmacı bir işçi hareketi yaratmakta. Umudu büyütelim, mücadeleyi büyütelim, örgütlülüğü büyütelim. Yaşasın işçilerin birliği, yaşasın mücadelemiz, yaşasın dayanışma!'

Haklarımızı almak, ancak birlik olunca mümkün

Fotoğraf: Evrensel

Şık Makas İşçileri


İçerik yükleniyor...

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!