Kamuoyu Araştırmacısı Ertan Aksoy ile ‘butlan’ kararını konuştuk: 'Toplum demokrasinin tehdit altında olduğunu görüyor'
CHP yönetimine yargı eliyle yapılan müdahale gündemdeki yerini koruyor. Kamuoyu araştırmacısı Ertan Aksoy, ‘mutlak butlan’ tartışmalarının toplum tarafından bir “parti içi mesele” olarak görülmediğini belirtti.
Emirhan Durmaz
İzmir – CHP’ye yönelik mutlak butlan kararı ve ardından yaşanan gelişmeler ülkenin ana gündemlerinden biri olmaya devam ediyor. Yargı-siyaset ilişkisi, olası yeni parti senaryoları ve iktidarın siyasal hesapları kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, toplumun yaşanan süreci nasıl okuduğunu Kamuoyu Araştırmacısı Ertan Aksoy ile konuştuk.
Aksoy, butlan tartışmalarının toplum tarafından bir “parti içi mesele” olarak görülmediğini belirterek, seçmenin yaşananları çok partili siyasal yaşamın geleceğiyle ilişkilendirdiğini söyledi.
‘Öfke, umutsuzluk ve kaygı bir arada’
Öncelikle araştırmalara yansıyan genel havayı sorduğumuz Aksoy, toplumdaki temel duygunun tek bir başlıkla açıklanamayacağını belirterek, “Öfke, umutsuzluk ve kaygı birlikte. Ancak bir yandan da toplum umudu ayakta tutmaya çalışıyor” dedi.
Sosyal medya ile toplumdaki gerçek eğilimlerin çoğu zaman birbirinden farklılaştığını hatırlatan Aksoy, son süreçte bunun yaşanmadığını söyledi. Aksoy, “Normalde bu tip durumlarda sosyal medya ile toplumun reel durumu birbirinden kopuk olur. Ancak bu kez böyle olmadı, son derece birbiriyle örtüşüyordu” diye konuştu.
‘Parti içi mesele olarak görülmüyor’
Toplumun son dönemdeki gelişmeleri yalnızca bir parti içi çekişme olarak değerlendirmediğini vurgulayan Aksoy, “Türkiye’de her başlık, her gelişme siyaset üzerinden algılanıyor. Burada da iç tartışma veya iç mesele gibi yorumlanmadı” ifadelerini kullandı.
Toplumun, demokrasi ve çok partili siyasal sistem açısından sonuçlar doğabileceğinin farkında olduğunu kaydeden Aksoy, “Toplum her şeyden önce son gelişmelerle birlikte çok partili hayatın devamlılığının tehdit altında olduğunu görüyor. Ancak buna rağmen henüz güçlü bir toplumsal refleks ortaya çıkmış değil. Bunun yerine bir sandığı bekleme hali hakim. Bu kez sandığa çok daha kararlı gidecek bir toplum var” değerlendirmesinde bulundu.
‘Saflar sıklaşıyor, oy geçişi görünmüyor’
Siyasal kutuplaşmanın derinleştiğini ve seçmen davranışında safların sıkılaştığını söyleyen Aksoy, bunun yalnızca muhalefet seçmeni için değil iktidar seçmeni açısından da geçerli olduğunu ifade etti.
“Bu noktada iki kutup için de aynı şeyi söyleyebiliriz. İki tarafın seçmeni de çok daha kararlı hale gelmiş durumda” diyen Aksoy, bunun öneminin ise 2023 genel seçimlerinde görüldüğünü belirtti.
Muhalefetin o dönemde çoğunlukta görünmesine rağmen yeterli kararlılığı gösteremediğini söyleyen Aksoy, “Yaptığımız araştırmalara göre henüz taraflar arasında oy geçişi yok. Safları sıklaştırma durumu var” dedi.
‘İktidar konforlu bir rekabet alanı istiyor’
İktidarın son süreçteki hamlelerinin arkasında siyasal rekabet koşullarını değiştirme isteğinin bulunduğunu ifade eden Aksoy, iktidarın yeni kuşak siyasetçilerle rekabet etmekte zorlandığını söyledi.
“İktidar yeni kuşak siyasetçilerle rekabet edemiyor. Beklentileri de karşılayamıyor. Enflasyonu durduramıyor, hiçbir alanda iyileştirme yapamıyor” diyen Aksoy, bu nedenle iktidarın daha önce birçok kez karşı karşıya geldiği ve bileğini büktüğü siyasal aktörlerle yeniden mücadele etmek istediğini ifade etti.
Aksoy, “İktidar bu denklemde tabloyu kendi lehine çevirebilmek için daha önce çok kez yenebildiği, kendi kuşağıyla rekabet etmek istiyor. Dolayısıyla iktidarın ana hedefi kendine konforlu bir rekabet alanı oluşturmak” değerlendirmesinde bulundu.
‘Özel, yeni bir siyasi zemine mecbur kalabilir’
Mutlak butlan sonrasında gündeme gelen yeni parti tartışmalarına dair de görüşlerini aldığımız Ertan Aksoy, CHP yönetiminin öncelikle mevcut parti içinde mücadeleyi sürdüreceği görüşünü dile getirdi.
“Tahminim Özgür Özel, CHP içinde mücadeleyi bir süre daha zorlayacaktır” diyen Aksoy, buna rağmen süreç sonunda yeni bir siyasal zeminin zorunlu hale gelebileceğini söyledi.
“Özel yönetimi yeni bir siyasi zemine geçmeye, yeni bir parti kurmaya mecbur kalacaktır. Lakin bu yol bir tercihten öte bir zorunluluk” ifadelerini kullanan Aksoy, yeni bir partinin kurulmasının sorunları kendiliğinden çözmeyeceğini de vurguladı.
“Yeni partinin, yeni zeminin her şeyi çözeceğine inanmak güç” diyen Aksoy, “Yeni parti de dikensiz bir gül bahçesine doğmayacak. Açılacak olan yol eski yoldan daha korunaklı değil” dedi.
Türkiye’nin en köklü geçmişe sahip siyasi partisine yönelik müdahalelerin yeni bir siyasal oluşum için de geçerli olabileceğini belirten Aksoy, “Türkiye’nin en köklü partisine bunları yapanlar, yeni partiye de çeşitli baskı mekanizmalarını işletecektir” diye konuştu.
‘CHP seçmeninin bağlılığı cumhuriyet değerlerine’
CHP seçmeninin partiyle kurduğu ilişkinin yalnızca güncel liderlik üzerinden okunamayacağını belirten Aksoy, tarihsel ve ideolojik aidiyetlerin belirleyici olduğunu söyledi.
“CHP kitlesinde seçmen bağlılığı kurucu lidere ve cumhuriyete, cumhuriyetin değerlerine bağlılık ile şekilleniyor” diyen Aksoy, bunun yanında partinin iktidar karşısındaki en güçlü alternatif olarak görülmesinin de etkili olduğunu ifade etti.
“Yani faydalı oy ilkesi devreye giriyor” değerlendirmesini yapan Aksoy, mevcut CHP yönetimine yönelik desteğin de göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Aksoy, “Özel yönetimine de son dönemdeki ilerlemelerden kaynaklı anlamlı bir teveccüh var” dedi.
Muhalefetin uzun süredir kendi potansiyelini yeterince değerlendiremediğini savunan Aksoy, “Bu ülkede toplumun yüzde 70’i en az bir kez AKP’ye oy vermiş durumda. Dolayısıyla gelinen noktada vazgeçen ciddi bir kitle var” dedi.
Aksoy, “Ancak muhalefet uzunca süredir, iktidarın elindekine odaklanmaktan, kendi elindekine ve elindekinin kıymetine odaklanamıyor” ifadelerini kullandı.
‘Hedefleri DEM Parti’yi muhalefetten koparmak’
Aksoy, iktidarın yeniden gündeme getirdiği çözüm süreci tartışmalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
İktidarın temel hedeflerinden birinin DEM Parti’yi muhalefet blokundan uzaklaştırmak olduğunu söyleyen Aksoy, “İktidarın buradaki birinci önceliği DEM Parti’yi muhalefet blokundan koparabilmek. Ve anayasa değişikliği için DEM ile birlikte yol yürümek istiyor” dedi.
Ancak DEM Parti tabanı açısından bu kırılmanın karşılık bulmadığını belirten Aksoy, “DEM’in tabanı bakımından bunu başaramadı. DEM tabanı ülkenin en politik kesimi. Süreci geldiği yer itibarıyla samimi ve sahici bulmuyor. Beklentileri de azalıyor” diye konuştu.
Bu nedenle DEM Parti tabanının muhalefet blokundan kopmadığını ifade eden Aksoy, anayasa değişikliği için olası bir referandum senaryosuna ilişkin ise temkinli konuştu.
“Anayasa değişikliği için olası bir referandumda ne olacağına ilişkin kesin bir şey söylemek zor” diyen Aksoy, iktidarın kamuoyunda kabul görebilecek sınırlı değişikliklerle destek arayabileceğini belirterek, “Herkesçe kabul edilebilir görünen, sembolik birkaç madde ile göz boyanabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Evrensel'i Takip Et