10.06.2026 23:43

Yoksulluk nafakası kime yük, kime güvence?

Kadınların nafakaya ihtiyaç duymayacağı, çocuk ve yaşlı bakım emeğinin kadınlara sıkışmadığı ve kadınların ekonomik bağımsızlığının gerçekten güvenceye alındığı bir sistem kurulmadan nafaka hakkını tartışmaya açmak yersizdir.

Yoksulluk nafakası kime yük, kime güvence?

Fotoğraf: Bahar Emreoğlu/ Evrensel

Eylül

Hukuk Fakültesi

Marmara Üniversitesi

 

Geçtiğimiz hafta gündeme gelen yoksulluk nafakasının süresiz hale gelmesine dair medyada çok fazla yanlış bilgi dolaşıyor. Bunlara inanıp yorum yapmadan önce nafakanın tanımına bakmamız gerekir. Nafaka, birinin geçindirmekle yükümlü bulunduğu kimselere mahkeme kararıyla bağlanan aylıktır. Bu kapsamda dört çeşit nafaka vardır: İştirak, yoksulluk, tedbir ve yardım nafakası. İştirak nafakası, boşanan eşler arasında çocuğun bakımını üstlenen eşin diğer eşten aldığı nafakadır. Bu nafaka çocuğun maddi ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olup eşlerin kusurluluk durumu ile değişmez. Tedbir nafakası; boşanma davası açılmadan önce, mahkemenin ayrılığa hükmetmesi durumunda veya boşanma davası süresince talep edilebilen geçici bir nafaka türüdür. Bu nafaka, dava sürecinde ekonomik olarak zor duruma düşme ihtimali bulunan eşe ya da velayeti kendisine verilen tarafın bakımını üstlendiği, 18 yaşından küçük ortak çocuklar için ödenir ve boşanma davası sonuçlanana kadar devam eder. Yardım nafakası; yoksulluğa düşecek olan alt soy, üst soy veya kardeşlerin talep edebileceği nafakadır. Şimdi işin can alıcı kısmı olan ve bu yazının asıl konusu olan nafaka türüne yani yoksulluk nafakasına geçelim. Yoksulluk nafakası; Türk Medeni Kanunu madde 175'e göre boşanma sonucu yoksulluğa düşecek eşin diğer taraftan isteyebileceği nafaka türüdür. Yoksulluk nafakasını alabilmek için, talep eden eşin nafaka yükümlüsü eşten daha kusurlu olmaması gerekir. Nafaka yükümlüsü eş kusursuz olsa dahi yoksulluk nafakasına hükmedilebilir. Bu nafaka için kanunen belirli bir süre öngörülmediğinden süresiz nafaka diye nam salmıştır. Yoksulluk nafakası sadece kadına ödenen bir nafaka değildir, erkekler için de ödenebilmektedir.

Kadınların ekonomik bağımsızlığı nasıl sağlanacak, önce onu konuşalım

Ancak yoksulluğa düşen tarafın genellikle kadın olması şaşırtıcı değildir. İşverenler mülakata aldıkları kadınlara evli olup olmadıklarını, evlilerse hamileliği düşünüp düşünmediklerini sebepsiz yere sormuyorlar. Hamile kadın demek yaklaşık 2 ay ücretli izin demek. Gözlerini para hırsı bürümüş patronların işçi alımında bekar kadınları ya da erkekleri seçmeleri alışılmış olarak kabulleniliyor. Dul ve çocuklu bir kadının işe girmesi evli bir kadının işe girmesinden daha zor iken yoksulluk nafakası gibi genelde düşük bir miktarda ödenen nafakanın bu kadar abartılması yeni bir durum değil. Belirlenen nafaka tutarının ödenip ödenmediği yeterince denetlenmezken, çocuk veya yaşlı bakımına boğulmuş olan kadının alacağı birkaç bin lira konuşuluyor, sanki bu para onu zengin edecekmiş gibi. Burada esas konuşulması gereken bir kadının boşansa dahi ekonomik özgürlüğünü nasıl sürdüreceği olması gerekirken verilen bu nafaka tartışması bizi daha da geri götürüyor. Eşit işe eşit ücret alınması sağlanarak kadınların nafakaya ihtiyaç duymayacağı, çocuk ve yaşlı bakım emeğinin kadınlara sıkışmadığı ve kadın istihdamının, ekonomik bağımsızlığın gerçekten güvenceye alındığı bir sistem kurulmadan nafaka hakkını tartışmaya açmak yersizdir.

Devletin burada aldığı pozisyon ne?

Ayrıca yoksulluk nafakası nasıl mahkeme kararı ile ödeniyorsa aynı şekilde mahkeme kararı ile son bulabilir. Boşanan eş, ödemekle yükümlü olduğu nafakaya artık diğer eşin ihtiyacı olmadığını mahkemeye ispatlarsa bu nafaka verilecek olan mahkeme kararı ile son bulur. Yani sanılanın aksine süresiz nafaka ömür boyu sürmek zorunda değildir. Yoksulluk nafakası devletin sosyal bir devlet olması ile alakalıdır. Vatandaşlar arası fırsat eşitliğini en aza indirmek sosyal devletin görevidir. Bugün devletin aldığı pozisyona baktığımızda “Aile 10 Yılı” programıyla kadınların boşanma koşullarını ağırlaştırmaya çalışarak aile kurumunu korumaya çalışıyorlar. Bununla birlikte nüfusu arttırarak gelecekte emeğini ucuz şekilde sömüreceği yeni nesiller yaratmayı amaçlıyor.

Halkın tepkisi değiştirici olacaktır

AYM'nin verdiği yeni kararda kanunda yazılan süresiz nafaka ibaresini Anayasa'ya aykırı bulması iktidarın hedeflerini gerçekleştirmeye yönelik atılan adımlardan biri olduğu açıktır. Karar 9 ay sonra Resmî Gazete'de yayımlanacak. Ayrıca bu süre zarfında Meclis'in nafaka süresi ile ilgili yeni bir düzenleme yapması bekleniyor. Akın Gürlek'in verdiği demeçlere bakarsak bu düzenleme 12. Yargı Paketi ile yapılacak. 11. Yargı Paketi'nde yapamadıklarını yeni çıkacak olan paketle tekrar deneyecekler. Ama eğer bizim halk olarak vereceğimiz mücadele güçlü olursa yine yapamayacaklar. Daha önceki deneyimler de çeşitli tartışmalar üzerine verilen halkın tepkisinin geri adım attırıcı olduğunu gösteriyor. Bu doğrultuda “Aile 10 Yılı” denilerek kadının eve hapsedilmesini, iş istihdamının zorlaştırılmasını ve boşanmayı neredeyse imkânsız hale getirecek yeni düzenlemeleri kabul etmeyerek bunlara karşı harekete geçmeliyiz!

(Genç Hayat)
10.06.2026 12:10

Depremde yakılan Beluk Apartmanı davasında sanıklara hapis cezası talebi

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Şubat depreminde 10 kişinin yaşamını yitirdiği Beluk Apartmanı'na ilişkin mütalaasını sundu. Sanıklar için 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası talep edildi.

Depremde yakılan Beluk Apartmanı davasında sanıklara hapis cezası talebi

Fotoğraf: ANKA

10.06.2026 16:18 / Güncelleme: 16:42

Özgür Özel'in Manisa ekibinden iki isim gözaltına alındı: Dosyada gizlilik kararı var

Özgür Özel'in eski danışmanı ve Şehzadeler Belediyesi Emlak Yatırım İnşaat San. ve Tic. AŞ Genel Müdürü Cem Yüzer ile belediye personeli Anıl Demir gözaltına alındı. Dosyada gizlilik kararı bulunduğu öğrenildi.

Özgür Özel'in Manisa ekibinden iki isim gözaltına alındı: Dosyada gizlilik kararı var

Fotoğraf: CHP

10.06.2026 14:37

DEM Partili Bartin'den anadilde eğitime ilişkin soru önergesi: Öğretmen atamaları ve veri şeffaflığını sordu

DEM Parti Milletvekili Öznur Bartin, anadilde eğitim, seçmeli ders uygulamaları, öğretmen ihtiyacı ve öğrenci verilerine ilişkin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yanıtlaması istemiyle TBMM'ye yazılı soru önergesi verdi.

DEM Partili Bartin'den anadilde eğitime ilişkin soru önergesi: Öğretmen atamaları ve veri şeffaflığını sordu

Fotoğraf: MA

10.06.2026 11:49 / Güncelleme: 14:04

KESK 3. Kadın Kurultayı hazırlıkları kapsamında Aile Yılı'nın yansımaları tartışıldı

KESK 3. Kadın Kurultayı hazırlık çalışmaları kapsamında sergi ve söyleşi düzenlendi. Aile Yılı'nın uygulamalarının eğitime ve eğitimcilere yansımaları tartışıldı.

KESK 3. Kadın Kurultayı hazırlıkları kapsamında Aile Yılı'nın yansımaları tartışıldı Fotoğraf: Evrensel

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!