DEM Partili Bartin'den anadilde eğitime ilişkin soru önergesi: Öğretmen atamaları ve veri şeffaflığını sordu
DEM Parti Milletvekili Öznur Bartin, anadilde eğitim, seçmeli ders uygulamaları, öğretmen ihtiyacı ve öğrenci verilerine ilişkin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yanıtlaması istemiyle TBMM'ye yazılı soru önergesi verdi.
Fotoğraf: MA
Zeliha Irmak
[email protected]
DEM Parti Hakkâri Milletvekili Öznur Bartin, anadilde eğitim, "Yaşayan Diller ve Lehçeler" dersleri, öğretmen ihtiyacı ve öğrenci verilerine ilişkin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına yazılı soru önergesi verdi.
Önergede, anadilin bireyin kimliğinin, kültürel aidiyetinin ve toplumsal varoluşunun kurucu unsuru olduğu belirtilirken, Türkiye'de tarihsel olarak uygulanan tekçi dil ve eğitim politikalarının başta Kürtçe ve lehçeleri olmak üzere çok sayıda anadilin kamusal görünürlüğünü ve kurumsal kullanım alanlarını sınırlandırdığı ifade edildi. UNESCO verilerine göre Türkiye'de en az 15 dilin yok olma riski altında olduğu belirtilen önergede, anadilde eğitime yönelik toplumsal talebe ilişkin saha araştırmalarına da yer verildi.
Önergede, 2012 yılında Kürtçe Kurmancî ve Zazakî'nin "Yaşayan Diller ve Lehçeler" kapsamında seçmeli ders olarak müfredata alınmasının önemli ancak sınırlı bir adım olduğu ifade edildi. Derslerin yalnızca ortaokul düzeyinde ve haftalık sınırlı saatlerle verilmesi, okul öncesi, ilkokul ve ortaöğretim kademelerinde sistematik bir devamlılık içermemesi ve seçmeli statüyle sınırlandırılmasının anadilde eğitimin kurumsal bir hak olarak tesis edilmesini engellediği değerlendirmesine yer verildi.
Bartin, Milli Eğitim Bakanlığının daha önce verdiği yanıtta söz konusu derslerin ortaokullarda haftalık sınırlı saatlerle okutulduğunu, ortaöğretim kademesinde ise bu dersin müfredata eklenmesine yönelik herhangi bir çalışma bulunmadığının ifade edildiğini aktardı. Önergede ayrıca derslerin açılabilmesi için en az 10 öğrenci şartı aranmasının ve öğretmen yetersizliği durumunda görevlendirme veya ücretli öğretmen modelinin öngörülmesinin süreklilik, erişilebilirlik ve nitelik açısından yapısal sınırlamalar oluşturduğu belirtildi.
"Anadilde eğitim için reform planı hazırlanıyor mu?"
Önergede, 2024-2025 eğitim-öğretim yılına ilişkin farklı açıklamalarda Kürtçe dersini seçen öğrenci sayısının 59 bin 372, 35 bin 416 ve 30 bin 104 olarak farklı biçimlerde ifade edildiği belirtilerek, bunun veri üretim ve paylaşım süreçlerinin şeffaflığına ilişkin soru işaretleri doğurduğu ifade edildi.
Bartin, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:
- Başta Kürtçe ve lehçeleri olmak üzere anadillerin eğitim dili olarak örgün eğitim sistemine dahil edilmesine yönelik kapsamlı bir reform planı hazırlanmakta mıdır?
- Anadilde eğitimin yalnızca seçmeli ders statüsünde tutulmasının bu hakkın etkin ve eşit biçimde kullanılmasını sınırladığı yönündeki değerlendirmeler karşısında Bakanlığınızın politika yaklaşımı nedir?
- Anadilde eğitimin okul öncesi, ilkokul ve ortaöğretim kademelerinde bütüncül biçimde uygulanmamasının gerekçesi nedir? Ortaöğretim kademesinde “Yaşayan Diller ve Lehçeler” dersine yer verilmemesine ilişkin mevcut politika tercihi neye dayanmaktadır?
- Seçmeli derslerin açılabilmesi için aranan en az 10 öğrenci şartının, özellikle nüfus yoğunluğu düşük bölgelerde bu derslere erişimi fiilen engellediği dikkate alındığında, bu kriterin kaldırılmasına veya esnetilmesine yönelik bir düzenleme yapılması planlanmakta mıdır?
- Kürtçe (Kurmancî ve Zazakî) başta olmak üzere Lazca, Gürcüce, Adigece, Abhazca, Arnavutça ve Boşnakça gibi dillerde öğretmen ihtiyacına ilişkin güncel norm kadro durumu nedir? Bu alanlarda kadrolu öğretmen atamalarının artırılmasına yönelik bir planlama bulunmakta mıdır?
- 2024-2025 eğitim-öğretim yılında; Kurmancî, Zazakî, Lazca, Gürcüce, Adigece, Abhazca, Arnavutça ve Boşnakça dilleri için Bakanlığınızın esas aldığı resmi ve kesin öğrenci sayıları nedir? Aynı döneme ilişkin kamuoyuna yansıyan farklı sayısal veriler arasındaki farkların teknik gerekçesi nedir?
- 2024-2025 eğitim-öğretim yılına ilişkin olarak farklı resmî açıklamalarda Kürtçe dersini seçen öğrenci sayısının 59.372, 35.416 ve 30.104 olarak farklı biçimlerde ifade edilmesinin nedeni nedir? Bu veri uyumsuzluklarının giderilmesine yönelik bir standartlaştırma çalışması yürütülmekte midir?
- 2025-2026 eğitim-öğretim dönemi için Kurmancî, Zazakî, Lazca, Gürcüce, Adigece, Abhazca, Arnavutça ve Boşnakça dillerinin her biri bazında, tercih formlarında bu dersleri seçen toplam öğrenci sayısı kaçtır?
- 2025-2026 eğitim-öğretim yılında söz konusu dersleri seçmiş olmasına rağmen; öğretmen ataması/norm kadro yetersizliği, sınıf mevcudu şartının sağlanamaması veya idari gerekçeler nedeniyle açılamayan sınıf sayısı ile bu nedenle dersi fiilen alamayan öğrenci sayısı kaçtır?
- 2025-2026 eğitim-öğretim yılında Kurmancî, Zazakî, Lazca, Gürcüce, Adigece, Abhazca, Arnavutça ve Boşnakça dilleri kapsamında fiilen ders başı yapmış öğrenci sayısının Türkiye geneli toplamı kaçtır? Bu sayının il, ilçe ve okul bazında ayrıntılı dökümü nedir?
- 2025-2026 eğitim-öğretim yılında “Yaşayan Diller ve Lehçeler” dersi kapsamında Kurmancî, Zazakî, Lazca, Gürcüce, Adigece, Abhazca, Arnavutça ve Boşnakça derslerini tercih eden (seçen) toplam öğrenci sayısı kaçtır? Bu verilerin dil bazında ve il, ilçe, okul kırılımında dağılımı nedir?
- Aynı dönemde söz konusu dersleri fiilen alan öğrenci sayıları neden açıklanmamıştır?
- Seçmeli derslere ilişkin verilerin yalnızca genel toplamlar üzerinden değil; il, ilçe ve okul bazında ayrıntılı biçimde düzenli olarak kamuoyuna açıklanmasına yönelik bir veri şeffaflığı politikası oluşturulması planlanmakta mıdır?
- Derslerin açılması ve uygulanması sürecinde yaşanan aksaklıkların (öğretmen yetersizliği, idari yönlendirmeler, sınıf açılmaması vb.) il ve ilçe bazlı dökümünün Bakanlığınızca tutulup tutulmadığı nedir? Bu verilerin araştırma ve politika geliştirme süreçlerine katkı sunmak amacıyla paylaşılması mümkün müdür?
- Anadilde eğitime ilişkin olarak ulusal ve uluslararası yargı mercilerine taşınan başvurular hakkında Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir? Bu başvuruların politika yapım süreçlerine etkisi bulunmakta mıdır?
- Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmeleri çerçevesinde anadilde eğitim hakkına ilişkin yükümlülüklerin iç hukuka tam olarak yansıtılmamasının gerekçesi nedir?
- UNESCO tarafından tehlike altında olduğu belirtilen dillerin korunması ve eğitim sistemi içinde yaşatılmasına yönelik özel programlar geliştirilmekte midir?
- Anadilde eğitimin anayasal ve yasal güvenceye kavuşturulmasına yönelik bir mevzuat değişikliği hazırlığı bulunmakta mıdır?
- Kürtçe ve diğer anadillerin kamusal alanda kullanımına ilişkin mevcut sınırlamaların eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağı çerçevesinde değerlendirilmesine yönelik bir etki analizi yapılmakta mıdır?
Evrensel'i Takip Et