Iğdır’da betonlaşma tepkisi: 'Yeşil alanlar her geçen gün yok oluyor'
Mimar Özgür Akkuş, Iğdır’da plansız yapılaşma nedeniyle kayısı bahçeleri ve yeşil alanların hızla yok edildiğini belirterek, kentle ilgili kararların halka ve meslek odalarına danışılmadan alındığını söyledi.
Fotoğraf: MA
Iğdır — Doğu Anadolu Bölgesi'nde mikroklima iklime sahip tek kent olan Iğdır, beton bir kent olma yolunda ilerliyor. Plansız yapılaşmanın arttığı kentte, yeşil alanlar da her geçen gün azalıyor. Kayısı ve meyve ağaçlarının yerlerini ise yeni yapılar alıyor.
Mimar Özgür Akkuş, kent sakinlerinin ihtiyaçları temelinde kararlar alınmadığını ifade etti. Akkuş, "Bugün yeni belediye ve adliye binaları yapılıyor ancak bu binaların yer analizini kim yaptı, neye göre karar verildi? Ne halka ne avukatlara ne mimarlara ne mühendislere danışıldı. Ortak akıl gözardı edildiği için bu vahim sonuçlar doğuyor" eleştirisinde bulundu.
Mimar Özgür Akkuş | Fotoğraf: MA
“İdareciler eleştiriye açık olmalı”
"Kamu kurumları ile vatandaş arasındaki perde kaldırılmalı, idareciler eleştiriye açık olmalı" diyen Akkuş, "Bir yere sosyal tesis mi yapılacak, gidip oradaki halka sormak lazım. Yan yana 3 tane aynı tesisi yapmanın hiçbir mantığı yok. Öyle bir noktaya geldik ki ben artık çocuğumun okuduğu okulu bile sorgulayamıyorum. Valilikten, belediyeden, vergi dairesinden, hastaneden ya da zabıtadan rahatsız olabilirsin; bu çok doğaldır. Ama kimse sesini çıkarmıyor, 'Neyse önemli değil, kapatalım gitsin' diyor. Çünkü biliyorlar ki yaptıkları eleştiri onları bir çözüme ulaştırmayacak, aksine hedef haline getirecek" şeklinde konuştu
“Ne kadar yeşil alan bırakılıyor?”
Iğdır’ın verimli tarım arazileri ve meyve bahçelerinin imara açılarak yok edildiğini söyleyen Akkuş, "Kentte korkunç bir betonlaşma var ve yeşil alan neredeyse kalmadı. Caddelere, mahallelere girdiğinizde bu acı tabloyu görebiliyorsunuz. Rant uğruna kentin can damarı olan o güzelim kayısı bahçeleri, meyve bahçeleri yıkılıp inşaatlara kurban edildi. Sırf bina yapmak için tek seferde 100 tane asırlık kayısı ağacını söküp atan insanlar var. Konut ihtiyacı bugün de var, yarın da olacak; buna karşı değiliz. Ama bu binaları diktikten sonra karşılığında kente bıraktığınız yeşil alan miktarı nedir?" diye sordu.
Kentin yakın gelecekteki ticari hareketliliğinin de dikkate alınması gerektiğini belirten Akkuş, şunları kaydetti: "Iğdır dikeyde değil, tarlaların imara açılmasıyla yatayda büyüyen bir şehir haline geldi. Gelecekte sınır kapıları açılacak ve ticaretle beraber kent nüfusu ikiye, üçe katlanacak. Mevcut konut sayıları büyük ihtimalle yetersiz kalacak. Ancak bunun çözümü daha fazla betona gömülmek, kontrolsüzce inşaat yapmak değildir. Şimdiden önlem alarak betonlaşmayı dizginlemeli. Kentin nefes alabileceği geniş yeşil alanları ve altyapıyı hazırlamalıyız" diye kaydetti.
“Teknik ekiplere danışılmıyor”
Eski belediye binası yerinin yıkılarak otoparka dönüştürülmesi sürecinde yaşanan tahribata dikkati çeken Akkuş, "İnsanların ortak hafızası olan o alanın eski yeşil haline bir bakın, bir de şimdiki beton otopark haline bakın. Ne oldu orada? Kentin merkezindeki asırlık ağaçlar acımasızca yıkıldı, yerinden söküldü. Bizim artık idareciler olarak 'yerine ne koyduğumuza' odaklanmamız gerekiyor. Eğer yerine daha iyisini, daha yeşilini koyamazsak bu vahşi yapılaşmanın önüne geçemeyiz. Kentin hafızasını, ağacını, doğasını koruyarak yeşili artırmanın yollarını acilen denemek zorundayız. Betonlaşmayı durduramayız ama yeşili artıracak planlar yapabiliriz. 2014’ten beri buradayım, geçen yıl 70 bina projesi çizdik ama ne bir kayyım ne de bir belediye başkanı odamıza gelip 'Bu şehri nasıl yeşil yaparız?' diye sormadı. Dört tarafı duvarla kapalı makam koltuklarında oturup, teknik ekiplere danışmadan şehir yönetilemez" ifadelerini kullandı.
(MA)
Evrensel'i Takip Et