İşten atılan engelli işçiden İBB’ye: Mahkeme kararlarını uygulayın
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraklerinden İSTAÇ’ta “engelli personel” kadrosunda çalışan Adem Tok, işe iade davasını kazanmasına rağmen görevine geri döndürülmediğini belirterek İBB yönetimine çağrıda bulundu.
Fotoğraf: Adem Tok'un kişisel arşivinden
Barış Salık
[email protected]
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraklerinden İSTAÇ’ta 2020 yılında “engelli personel” kadrosuyla işe başlayan Adem Tok, üç yılın ardından somut hiçbir gerekçe gösterilmeksizin işten çıkarıldı. İBB bürokratlarının kendilerine “Bu konuda bizim tasarrufumuz yok, içişleri bakanı ve valilik baskı yapıyor, mahkemeye gidin, kazanırsanız işe iade edeceğiz” dediğini aktaran Tok, hukuka güvendiğini ve açtığı davayı kazandığını ancak buna rağmen görevine dönemediğini ifade etti.
Tok, mevcut durumu eleştirerek, “Bugün Ekrem Başkana yapılan haksızlık ve hukuksuzluğun aynısını İBB bürokratları şu anda bana ve benim gibi işe iade davasını kazanan emekçilere yapıyor” dedi. Engelli bir birey olarak adalet mücadelesini sürdürdüğünü belirten işçi, güvenlik soruşturmaları gerekçe gösterilerek mağdur edilen çalışanların ortak mücadele yürütmesi gerektiğini söyledi.
‘Bir ayın sonunda tazminatı yatırıp kapıyı kapattılar’
Tok ayrıca davasının ocak ayında istinaf mahkemesinde kendi lehine sonuçlandığını belirterek, şirket yönetiminin kararı iki kez istinafa taşıdığını ifade etti. Kararın kesinleşmesinin ardından avukatı aracılığıyla yasal süre içerisinde işe başlatılma talebinde bulunduklarını söyleyen Tok, buna rağmen yönetimin herhangi bir dönüş yapmadığını dile getirdi. Tok, “Tam bir ayın dolduğu gün yatırdıkları tazminatla bir nevi ‘seninle çalışmak istemiyoruz, al hakkını git’ tavrı sergilediler” dedi.
Mahkeme kararına rağmen işe başlatılmadığını ve yatırılan tazminatın da yanlış hesaplandığını söyleyen Tok, engelli bir işçi olarak işine ihtiyaç duyduğunu belirterek, “İşimi sevdiğimi, engelli biri olduğumu ve çalışmaya devam etmek istediğimi söyledim ama dinlemediler” ifadelerini kullandı.
‘Kod 29 nedeniyle iş bulamadım’
İşten çıkarıldıktan sonra yaklaşık üç buçuk yıl boyunca ciddi ekonomik sorunlar yaşadığını anlatan Tok, “Kod 29” nedeniyle sigortalı iş bulmakta zorlandığını söyledi. Bu süreçte günübirlik işlerde çalıştığını belirten Tok, şu anda Nâzım Hikmet Kültür Merkezinde ekstra garsonluk yaptığını ifade ederek, “Bir oğlum var, geçinmek zorundayım” dedi.
‘Mahkeme kararlarını uygulayın’
Benzer durumda başka çalışanların da bulunduğunu belirten Tok, İBB bünyesinde “terör” iddiaları gerekçe gösterilerek işten çıkarılan çok sayıda kişinin işe iade davalarını kazanmalarına rağmen görevlerine başlatılmadığını söyledi. Tok, bu süreçte diğer işçilerle birlikte hareket edeceklerini ve İBB önünde yapılacak eylemlere destek vereceğini de açıkladı.
İBB yönetimine çağrıda bulunan Tok, “Bugün kendileri hak arıyor ama mahkeme kararlarını uygulamıyorlar. Bu ikiyüzlülüğe son verilmesini istiyorum” dedi. Tok, yaşanan mağduriyetin dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun açıklamaları sonrasında başladığını belirterek, yönetimin mahkeme kararlarını uygulaması gerektiğini ifade etti.
Tok’un işe iade edilmesine rağmen göreve başlatılmadığı dosyada mahkeme süreci ve verilen kararlar kesin hükme bağlandı. Yargı süreci ise şu şekilde gerçekleşti:
Dava dosyasına göre Adem Tok, 16 Mart 2020’de İBB’ye bağlı Kent Temizlik Müdürlüğünde “elle süpürme işçisi” olarak göreve başladı. 29 Ocak 2021’den itibaren İSTAÇ bünyesinde Hafriyat Atıkları Müdürlüğünde “kantar operatörü” olarak çalışmaya devam etti.
Bu süreçte Tok’un ilk olarak elle süpürme işçisi olarak başladığı, ardından kantar operatörlüğü görevine geçtiği ve çalışma süresince İBB iştirak yapısı içinde görev yaptığı da mahkeme kayıtlarına yansıdı.
İşten çıkarılma süreci
Tok’un iş akdi, 4 Ocak 2023 tarihinde genel müdürlük kararıyla 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-a maddesi kapsamında feshedildi. İSTAÇ yönetimi, Tok’un geçmiş ceza yargılamalarını bildirmediğini ve arşiv kayıtlı sabıka kaydını sunmayarak yönetimi yanılttığını ileri sürdü.
İSTAÇ, işçinin adli sicil arşiv kaydını bildirmediğini savunurken, mahkeme sürecinde Tok’un işe girişte sunduğu sabıka kaydında bazı mahkumiyet bilgilerinin yer aldığı ve işverenin bu bilgiyle işe alımı gerçekleştirdiği tespit edildi.
Mahkeme dosyasındaki teknik değerlendirmeye göre, işten çıkarma kararının 4 Ocak 2023’te alındığı, fesih bildirimine ilişkin kararın imzadan imtina edilmesi üzerine 21 Ocak 2023’te Bakırköy 23. Noterliği aracılığıyla tebliğ edildiği de kayıtlara geçti.
Mahkeme değerlendirmesi
İstanbul 3. İş Mahkemesi, İSTAÇ’ın işe alım aşamasında “adli sicil arşiv kaydı” talep etmediğine dikkat çekerek, sonradan ortaya çıkan ya da işe girişte istenmeyen bir belgenin fesih gerekçesi yapılamayacağına hükmetti.
Mahkeme ayrıca ispat yükünün İSTAÇ tarafında olduğunu belirterek, feshin ne haklı ne de geçerli nedene dayandığını ifade etti. Dosyada ayrıca işverenin elinde bulunan ilk sabıka kaydında 6136 sayılı Kanun (ateşli silahlar) ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/2 maddesi (tehdit) kapsamında cezaların yer aldığı, buna rağmen işe alımın gerçekleştirildiği bilgisi de yer aldı.
Tazminat ve sorumluluk kararı
Mahkeme, İBB’yi asıl işveren, İSTAÇ’ı ise alt işveren olarak değerlendirerek iki kurumun birlikte sorumlu olduğuna karar verdi. Buna göre işe başlatmama halinde 80 bin 400 TL tazminat, boşta geçen süre için 114 bin 466 TL ödeme ve davacının ücretine ilişkin değerlendirmede ise 20 bin 100 TL temel ücrete ek olarak yemek, Multinet ve servis gibi sosyal hakların dahil edilmesiyle “giydirilmiş brüt ücretin” 28 bin 616.66 TL olarak hesaplandığı belirtildi.
İstinaf süreci ve kesinleşme
İBB ve İSTAÇ’ın istinaf başvurusu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 31. Hukuk Dairesi tarafından reddedildi. Üst mahkeme, yerel mahkemenin delil değerlendirmesinde ve hukuki nitelendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek kararı onadı.
Ayrıca BAM, “derdestlik” itirazını da reddetti. Böylece Adem Tok’un işe iadesi kesinleşti ve dosya bakımından Yargıtay yolu kapandı.
Mahkeme, işe girişte talep edilmeyen veya işe alım şartı olarak belirlenmeyen belgelerin sonradan fesih gerekçesi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu vurguladı. Karar, benzer iş uyuşmazlıkları açısından emsal niteliği taşıyan bir değerlendirme olarak kayıtlara geçti
Ağaç AŞ işçileri güvenceli iş talebiyle nöbette
İstanbul Ağaç ve Peyzaj AŞ bünyesinde çalışan yaklaşık 40 işçi, “güvenlik soruşturması” gerekçesiyle işten çıkarıldıkları 30 Nisan’dan bu yana işe iade talebiyle nöbet tutuyor. İşçiler, Saraçhane’de bulunan İBB yönetim binası önünde başlattıkları eylemi yirmi birinci gününde de sürdürdü. Tok da Ağaç AŞ işçilerinin mücadelesine destek vereceğini açıkladı. Tok, son dönemde Ağaç AŞ’de yaklaşık 200 işçinin benzer şekilde işten çıkarıldığını söyleyerek, işçilerin her gün İBB önünde hak mücadelesi verdiğini söyledi. Perşembe gününden itibaren eylemlere katılacağını belirten Tok, Ağaç AŞ yönetiminin mahkeme kararlarını uygulamayan tutumunun sona ermesi gerektiğini ifade etti.
Ağaç AŞ’nin Sarıyer şantiyesinde 6 yıldır çalışan Kezban Karlık da işçilerin yetkililer seslerini duyana kadar eylemlerini sürdüreceğini belirtti. İşlerine geri dönene kadar Saraçhane’den ayrılmayacaklarını söyleyen Karlık, mücadelelerinde haklı olduklarını vurguladı. Süreç boyunca kendileriyle hiçbir kurumun doğrudan iletişime geçmediğini ifade eden Karlık, İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetiminden açık bir açıklama beklediklerini dile getirdi. İşten çıkarmalarla ilgili Valilik, İçişleri Bakanlığı ve İBB’nin sorumluluğu birbirine yönlendirdiğini öne süren Karlık, kararın hangi merci tarafından alındığının açıklanmasını istedi.
Evrensel'i Takip Et