15.05.2026 00:15 / Güncelleme: 06:48

Gebze 1 Mayıs'ı geride kaldı, peki şimdi ne olacak?

10 bine yakın işçi ve emekçinin katıldığı Gebze 1 Mayıs’ı geride kaldı. Gebze Sendikalar Birliği bileşenleri alanlarda dile getirilen taleplerin nasıl hayata geçirileceğini, önümüzdeki dönemin mücadele başlıklarını anlattı.

Gebze 1 Mayıs'ı geride kaldı, peki şimdi ne olacak?

Fotoğraf: Hasret Gültekin Kozan/Evrensel

Hasret Gültekin Kozan
[email protected]


Gebze Sendikalar Birliğinin çağrısıyla gerçekleştirilen 1 Mayıs geride kaldı. 1 Mayıs günü yağan yağmura rağmen fabrika fabrika hazırladıkları pankartların arkasında taleplerini haykırarak yürüyen 10 bine yakın işçi ve emekçi, Gebze’den taleplerini haykırmıştı. Şimdi geride kalan 1 Mayıs’ı ve bundan sonra yapılacakları işçi sendikaları şube başkanlarıyla konuştuk.

Gebze Sendikalar Birliği Dönem Sözcüsü ve Birleşik Metal-İş Gebze 2 No’lu Şube Başkanı Necmettin Aydın, işçi katılımının yüksek olduğu 1 Mayıs geçirdiklerini belirterek, “1 Mayıs bizim açımızdan gerçekten önemli. Yağmura ve soğuğa rağmen yüksek katılım oldu. Hatta çoğu konfederasyonların yaptığı mitinglerden bile kalabalık, işçi katılımının yüksek olduğu 1 Mayıs oldu diyebiliriz. Gebze Sendikalar Birliği olarak dinamizmimizde bir kayıp yok, onu da gördük. Bir de emniyet ve kaymakamlığın 1 Mayıs için Gebze Kent Meydanı ile ilgili problemlerini de fiili olarak aşmamız bizim için önemliydi” dedi.

‘Taleplerimiz için nasıl mücadele ederiz, konuşacağız’

“Önümüzdeki günlerde Gebze Sendikalar Birliği ile geniş katılımlı bir değerlendirme toplantısı yapacağız” diyen Aydın, “1 Mayıs’ta ortaya koyduğumuz talepleri hayata nasıl geçiririz, nasıl bir yol izleriz diye fikir alışverişinde bulunacağız. Eksiklerimizi, yapmamız gerekenleri hep birlikte tartışıp, önümüzdeki süreçte ortaya koyduğumuz talepler için nasıl mücadele ederiz, onu konuşacağız. Örneğin 15-16 Haziran yaklaşıyor önümüzde. O tarihler Gebze için çok önemli. 15-16 Haziran direnişini değerlendirecek, bir program çıkaracağız” diye konuştu.

‘İşçi sınıfının enerjisini maalesef emiyoruz’

“Son Gebze 1 Mayıs’ı benim bugüne kadar gördüğüm en konforlu 1 Mayıs’tı” diyen Birleşik Metal-İş Gebze 1 No’lu Şube Başkanı Selçuk Çifci, “İşçilerin sınıf kinine bürünmediği, sınıf örgütlerinin de bunun için mücadele etmediği sürece bu 1 Mayıslar talepsiz, daha doğrusu sadece 1 Mayıs alanlarında söylenen taleplerle geçiştirilecek. Evet, kıymetli bir katılım oldu. Zaten işçi sınıfı sokaklarda olması gerektiğini biliyor, bu 1 Mayıs’ta bunun bir göstergesi. İşçi sınıfını kavgaya çağırdığımız hiçbir konuda geri durmadı. Ben daha çok sendikal hareketi ve Türkiye solunu da katarak söylüyorum, bu enerjiyi emiyoruz maalesef. Ankara’nın ortasında Doruk Madencilik işçilerinin ortaya koyduğu mücadele, Antep’te Mehmet Türkmen öncülüğünde Antep işçilerinin gösterdiği mücadele bize örnek olmalı. Gerçekleri söylememek bize yakışmaz. Gerçekler ortada ve bizim bunlarla mücadele etmemiz gerekiyor” dedi.

‘Risk almalı, sendikal bürokrasiyle kavga etmeliyiz’

İki basamaklı çözüm önerisi olduğunu aktaran Çifci, “Birincisi işçiler ne yapmalı, ikincisi işçilerin öncüleri ne yapmalı? İşçiler her zamankinden daha talepkar olmalı. İşçiler örgütlenmeli, sendikalarında ve işçi sınıfı partilerinde... İkinci adımı toparlamanın yolu da ilk adımdan geçiyor zaten. ‘Patronlar kazanamıyor, bak asgari ücretten iyi maaş alıyoruz’ diyen düzeni işçiler değiştirecek. Başta sarı sendikalar olmak üzere bütün sendikalara işçiler, ‘Bu sendikaların sahibi biziz’ demeli. Riskleri almalıyız, sendikal bürokrasiyle kavga etmeliyiz. Sendika liderlerinin yüzünü Türkiye soluna dönmesi lazım, bunu savunuyorum. Ancak o zaman 1 Mayıslara anlam katacağız” diye konuştu.

‘NATO’ya karşı tepkiyi örgütleyebiliriz’

Gebze 1 Mayıs’ının özel ve anlamlı olduğunu ifade eden Petrol-İş Gebze Şube Başkanı Şivan Kırmızıçiçek ise, “Gebze dışında yaptığımız 1 Mayıslara göre daha kalabalık geçti. Öne çıkan sloganlar vardı, iş yerlerinde yaşadığımız sorunların dışında savaş politikaları, emperyalist saldırganlıklar, NATO’ya dair... Bunlar önemli gelişmeler, olması gerekenler” dedi. Türkiye’de gerçekleştirilecek NATO zirvesine değinen Kırmızıçiçek, “Önümüzde NATO zirvesi var, antiemperyalist mücadeleyi yükseltmemiz gerekiyor, başta iş yerlerimizden başlamak üzere. Sağdan sola antiemperyalist bir tutum var ama en başta sendikalar bu tepkiyi örgütleyebilir. NATO’yu savaş örgütü olarak görüyoruz. Dünyanın, Ortadoğu’nun yaşadıkları ortada. Savaşların yansımalarını hayatımızda, iş yerlerimizde de görüyoruz. Gebze Sendikalar Birliği de eminim ki üzerine düşen görevi yerine getirecektir” diye konuştu.

Gebze Sendikalar Birliğinin 1 Mayıs’ta dile getirdiği talepler şöyleydi:

• Asgari ücretin belirlenme yöntemi ve komisyonun yapısı tamamen değiştirilmeli; asgari ücret, gerçek enflasyon ve insanca yaşam için gerekli koşullar dikkate alınarak güncellenmelidir.

• Taşeron ve kiralık işçilik uygulamalarına son verilmeli; her işçi güvenceli, sendikalı ve toplu sözleşme kapsamında çalışmalıdır.

• Örgütlenme özgürlüğü ve toplu sözleşme hakkı ile anayasal grev hakkının kullanılmasının önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.

• Kamu emekçilerine grevli toplu sözleşme hakkı tanınmalıdır.

• İş cinayetlerinin önlenmesi ve işçi sağlığı ile iş güvenliği denetimlerinin etkin şekilde yapılması için devlet sorumluluğunu, yerine getirmeli; kaza ve ölümlerde sorumluluğu bulunan işverenler ile kamu görevlilerine yönelik cezasızlık politikalarına son verilmelidir.

• Okullarda öğretmenlere ve öğrencilere yönelik yapılan saldırılara karşı caydırıcı tedbirler alınmalıdır.

• Yıllarca pirim ödeyen emekli olamayan, işçiler için bir an önce kademeli emeklilik yasasının çıkartılmasını talep ediyoruz.

• MESEM uygulamasına son verilmeli; çocukların şiddetten uzak, sağlıklı, güvenli koşullarda eğitim alması için gerekli adımlar atılmalıdır.

• Yaşamın her alanında ve çalışma hayatında toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yönelik kamucu sosyal politikalar hayata geçirilmeli, ILO 190 onaylanmalıdır.

• Yargı bağımsızlığı, basın özgürlüğü, barışçıl gösteri ve toplanma hakkı güvence altına alınmalıdır. Tutuklu sendikacılar, gazeteciler ve siyasetçiler derhal serbest bırakılmalıdır. Laik, sosyal, hukuk devleti, AYM kararlarının uygulanması, seçme-seçilme hakkı teminat altına alınmalıdır.

• Ortadoğu’daki savaşlara karşı durarak bölgesel barış sağlanmalı, bölgedeki tüm halkların kardeşliği ve eşitliği esas alınarak emperyalizme ve siyonizme karşı mücadele yükseltilmelidir.

• ABD ve İsrail’in yıkıcı savaş politikalarına, NATO’nun saldırgan rolüne karşı çıkıyoruz; ülkemiz emperyalist odaklarla ilişkisini kesmelidir. Uluslararası alanda emek dostu güçlerle dayanışma büyütülmelidir.

14.05.2026 21:20

Diyarbakır Yenişehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde taciz iddiası: ‘Sessiz kalmayacağız’

Diyarbakır Yenişehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde bir yöneticinin, kadın çalışana yönelik taciz iddialarına dair açıklama yapan Eğitim Sen Diyarbakır Şubeleri, soruşturmanın etkin ve hızlı yürütülmesini istedi.

Diyarbakır Yenişehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde taciz iddiası: ‘Sessiz kalmayacağız’

Fotoğraf: MA

15.05.2026 00:22 / Güncelleme: 06:47

Şiddet dolu bir dünyanın ana dili de şiddet dilidir

Yazar Hamdi Koç’un son romanı ‘Zarar Vereceksin’ şiddetin bir dil ve varoluş biçimi olarak kurulduğu bir dünyayı anlatıyor. Kitapta, şiddet gündelik hayatın akışı içinde, neredeyse bir ‘ana dil’e dönüşmüş olarak karşımıza çıkıyor.

Şiddet dolu bir dünyanın ana dili de şiddet dilidir
14.05.2026 19:06

Uçurtma şenliği 16 Mayıs Cumartesi gününe alındı

Eğitim Sen ve Çaycuma Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen 20. Geleneksel Uçurtma Şenliği, olumsuz hava koşulları nedeniyle 16 Mayıs'a alındı. Şenlikte atölyelerden konserlere, yarışmalardan imza günlerine dolu dolu bir program yer alıyor.

Uçurtma şenliği 16 Mayıs Cumartesi gününe alındı

Fotoğraf: Şenlik afişi 

14.05.2026 19:34

ETHA Muhabiri Züleyha Müldür'ün duruşması 2 saat geç başladı, 9 dakika sürdü

ETHA Muhabiri Züleyha Müldür ile Ezgi Gürbüz ve Simay Ada Kart'ın 'terör örgütü üyeliği' ve 'terör örgütü propagandası' suçlamasıyla yargılandığı dava 7 Temmuz’a ertelendi.

ETHA Muhabiri Züleyha Müldür'ün duruşması 2 saat geç başladı, 9 dakika sürdü

Fotoğraf: MLSA

14.05.2026 23:16 / Güncelleme: 15.05.2026 01:07

Barışın kelimelerini aramak: Hakikat, susturulmak istenenlerin sesindedir

Diyarbakır’da düzenlenen Barış Gazeteciliği Atölyesi’nde buluşan gazeteciler, sadece bir mesleği değil, bir yaşam savunusu olarak barışın dilini tartıştı: “Barış, muktedirlerin manşetlerinde değil, halkın gerçek hikayelerindedir.”

Barışın kelimelerini aramak: Hakikat, susturulmak istenenlerin sesindedir

Fotoğraf: DBB Basın

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!