Menemen Doğaköy'de yaşam alanı mücadelesi yargıda: TOKİ projesinde keşif tarihi belli oldu
Menemen Doğaköy'de yaşayan yurttaşlar, tarım arazilerini ve hayvancılığı bitirecek TOKİ projesine karşı hukuk savaşı veriyor. Kızılçukur Ormanı ve maki habitatının korunması için açılan davada gözler bilirkişi incelemesine çevrildi.
Fotoğraf: Ramis Sağlam/Evrensel
Ramis Sağlam
[email protected]
İzmir - Menemen ilçesi Doğaköy Mahallesi 101 ada 8 ve 9 parsellerde, TOKİ Başkanlığı tarafından yapılması planlanan konutlar için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının verdiği, “Çevresel etki değerlendirmesi olumlu” kararı yurttaşlar tarafından yargıya taşınmıştı.
Menemen Doğa Mahallesi’nde planlanan 15 bin konutluk TOKİ projesine, yöre halkı ve çevreciler tarafından açılan davada 160 bin lira mahkeme avansı istenmişti. Davanın avukatlarından Saim Akkurt, projenin hukuka aykırı olduğunu, köy yaşamını, meraları, göletleri ve 1. derece arkeolojik sit alanlarını tehdit ettiğini dile getirerek açtıkları davanın bilirkişi incelemesinin 25 Haziran 2026 saat 10.00’da proje alanında yapılacağı bilgisini veren Avukat Saim Akkurt ile konuştuk.
Sulak alanlar tehlike altında
DSİ 2. Bölge Müdürlüğü ve İZSU tarafından, proje alanındaki 5 dere nedeniyle taşkın tehlikesi uyarısına dair belge sunduklarını belirten Avukat Saim Akkurt, “Büyük bir inşaat projesinin bu alanda gerçekleştirilmek istenmesi kırsal mahalleler için olduğu kadar, iskan düşünülen TOKİ sakinleri için de büyük tehlikedir. Nitekim ÇED olumlu kararının muhtarlığa tebliğinden birkaç gün sonra Doğa ve Yanık Mahallelerinde sel felaketi yaşanmıştır. TOKİ için seçilen alan yanlıştır, proje hukuka aykırıdır. Dumanlıdağ kırsal yaşamını, meralarını, göletlerini, tarihini ve toprağını korumak isteyen yöre halkı yasal haklarını kullanarak dava açmıştır” dedi.
“Mera susuzluğa mahkum edildi”
Doğa Mahallesi’ne 700 metre, Haykıran’a 1.100 metre Gediz Nehri’ne 830 metre yakınlıkta olduğunu belirten Akkurt, “Proje alanı ve çevresindeki kırsal mahallelerde geçim mera hayvancılığı ve tarımdan sağlamaktadırlar. Dumanlıdağ eteklerindeki yerleşimin korunması gereken flora ve faunaya sahip değerli ekolojik alandan söz ediyoruz. Proje alanındaki çalışmalar nedeniyle bölgede 12 ay kurumayan göletler kurutularak mera hayvanları susuz bırakıldı” diye konuştu.
Arkeolojik alan yok sayılıyor
Proje alanının “tarım arazisi” ve “çayır-mera” statüsünde olduğuna işaret eden Akkurt, "Tapu kadastro kayıtlarında 'Kızılçukur Ormanı' ve 'çalılık" vasfında olduğunu hatırlattı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir 2 nolu Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun proje alanına ilişkin bilgiler aktaran Akkurt, “Alanda 2 ayrı 1. derece arkeolojik sit kararı bulunuyor. Proje alanında Neonteikhos antik kenti, Kültür Bakanlığı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun kararına göre; 1. derece arkeolojik sit alanları korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanlarıdır. Bu alanlarda, kesinlikle hiçbir yapılaşmaya izin verilmez, imar planlarında aynen korunacak sit alanı olarak belirlenmesi gerekir, bilimsel amaçlı kazılar dışında hiçbir kazı yapılamaz” dedi.
"Bilirkişi heyeti itiraz gerekçelerimizi yerinde inceleyecek"
Dava dilekçesinde aktardıkları itirazlarını bilirkişi heyetinin yerinde inceleyip, keşif yapacaklarını belirten Akkurt sözlerine şöyle devam etti:
“25 Mayıs 2026 tarihinde bölgede yaşayan 47 davacı vatandaş ve bölgede yaşayanlar bilirkişi heyetini bilgilendirmek için alanda olacağız. Alanda 50 cm bitkisel toprağın sıyrılmasının tarım alanını yok edeceğini anlatacağız” dedi.
Davacı köylülerin itirazları
- ÇED sürecinin mevzuata uygun işletilip işletilmediği, nihai ÇED raporunun ve alınacak önlemlerin teknik ve bilimsel açıdan yeterli olup olmadığı belli değildir.
- Projenin ilgili mevzuat ile bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekiyor.
- 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescilli olan alan için planlanan proje bu haliyle arkeolojik mirasın yok olmasına neden olacak.
- Bölgede kızılçam ormanları, maki ve frigana formasyonlarının iç içe geçtiği zengin bir habitat yapısı bulunduğu gibi birçok endemik bitki türü bulunmakta, projede bu türlerin korunmasına yönelik hiçbir koruma tedbiri öngörülmemiş.
- İnşaat ve iskan aşamasında mevcut yolu kullanmakta olan mahallelerin yaşayacağı trafik tehlikesi hesaplanmadı.
Evrensel'i Takip Et