10.05.2026 00:51 / Güncelleme: 01:00

Oslo'da Filistin için dayanışma festivali ve yürüyüş eylemi yapıldı: İnsan onuru ve Filistin için

Norveç’in başkenti Oslo’da, Filistin Komitesi, 8-10 Mayıs tarihleri arasında “Batı Şeria’yı Ziyaret Edin” temasıyla bir “Dayanışma Festivali” düzenleniyor. Festivalde “Uluslararası hukuk, insan onuru ve Filistin için” sloganıyla yürüyüş düzenlendi.

Oslo'da Filistin için dayanışma festivali ve yürüyüş eylemi yapıldı: İnsan onuru ve Filistin için

Fotoğraf: Mahmut Algunerhan/Evrensel

Mahmut Algünerhan
[email protected]


Oslo - Filistin Komitesi tarafından Norveç’in başkenti Oslo’da 8-10 Mayıs tarihleri arasında “Batı Şeria’yı Ziyaret Edin” temasıyla bir “Dayanışma Festivali” düzenleniyor. Festival, Filistin sorununa yönelik dayanışmayı ve uluslararası ilgiyi artırmayı amaçlıyor. Etkinlik kapsamında sanatçılar, aktivistler, komşular ve halk konserler, atölye çalışmaları, sohbetler ve çeşitli kültürel etkinliklerde bir araya geliyor; ayrıca Filistin mutfağından yemekler sunuluyor.

Festival kapsamında 9 Mayıs günü “Uluslararası hukuk için, insan onuru için ve Filistin için” sloganıyla bir yürüyüş düzenlendi.

Fistinde yapılan ve Nakba olarak adlandırılan soykırıma ve felakete karşı, Filistin’in geleneksel kıyafeti olan thobe giyen kadınların en önde yer aldığı yürüyüş, saat 12.00’de göçmenlerin yoğun yaşadığı Grønland semtinde başladı ve bin 500’den fazla kişinin katılımıyla gerçekleşti.

Yürüyüş eylemi buradan Oslo S, Karl Johans gate, Universitetsgata, Karl IVs gate, Grensen ve Torggata üzerinden yürüyerek Youngstorget meydanına gidildi.

Yürüyüşün ilk grubu Grand Hotel Oslo önüne geldiğinde, İsrail işgali sırasında hayatını kaybeden Filistinliler için üç dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Yapılan eylemde “Birleşmiş Milletler’i dinleyin”. “Petrol Fonu işgalden çekilsin!”, “Filistin’in özgürlük mücadelesini destekleyin”, “İsrail uluslararası spor, kültür ve akademik alanlardan dışlansın” , “Norveç’in İsrail ile tüm silah ticareti durdurulsun!”, “Uluslararası hukuku savunun!”, “İsrail’i boykot edin”, “İsrail ile tüm silah satışını durdur”, “Savaş suçlularını cezalandırın, barış aktivistlerini değil” gibi pankartlar taşındı. Bunun dışında “İsrail’in elinde ve parasında kan var”, “İsrail’e yaptırım uygula”, “Yaşasın intifada” , “Yaşasın Filistin”, “Terörist İsrail- Terörist Netanyahu” gibi sloganlar atıldı. Daha sonra alandaki duvardan aşağıya “Akademik boykot şimdi” yazılı büyük bir pankart asıldı.

Eylemde yapılan konuşmalarda, son iki buçuk yılda Gazze’de 21 binden fazla çocuğun hayatını kaybettiği, Birleşmiş Milletler’ in Gazze’de yaşananları soykırım olarak değerlendirmesine karşın birçok siyasetçinin sessiz kalmasını anlaşılmaz olduğu, tüm karanlığa rağmen mücadeleden vazgeçmediği dile getirildi.

Konuşmalarda dayanışma hareketinin yalnızca Filistinlilerin özgürlüğü için değil, tüm ezilen halkların özgürlüğü için, uluslararası hukukun herkese eşit uygulanması için mücadele ettiği belirtildi.

“Hayal kurma hakkımın elimden alındığını çok küçük yaşta fark ettim”

Eylemde konuşan Filistinli genç bir sanatçı ise Batı Şeria’da büyümenin hayatını nasıl etkilediğini anlattı. Çocukluğunda yatak odasının penceresinden yalnızca Batı Şeria’yı işgal altındaki Filistin’den ayıran apartheid duvarını gördüğünü belirten sanatçı, bu duvarın yalnızca işgali değil, aynı zamanda hayallerini sınırlayan engelleri de temsil ettiğini belirterek, “Hayal kurma hakkımın elimden alındığını çok küçük yaşta fark ettim. Hayattaki hedeflerime ulaşmak için başka ülkelerde yaşayan insanlardan kat kat fazla çalışmam gerektiğini anladım. Çünkü eğitim, fırsatlar ve başarı kaynakları bize eşit şekilde sunulmuyordu. Ancak Türkiye’de üniversite okumaya başladıktan sonra yaşadığımız hayatın ne kadar anormal olduğunu fark ettim. O andan sonra müziği yalnızca kişisel başarı için değil, Filistin davasına dikkat çekmek için yapmaya başladım. Haberlerde sık sık görmediğiniz başka bir Filistin gerçeğini göstermek istedim: Filistinlilerin de eğlenmeyi, dans etmeyi, ilham almayı, hayal kurmayı ve üretmeyi seven insanlar olduğunu…”

Filistinli sanatçılar olarak çoğu zaman sansürle karşılaştıkların ve bazen görünmez hissettiklerini söyleyen Filistinli sanatçı; “Ancak bugün burada sizleri görmek bana güç veriyor. Bir gün özgür bir Filistin devletinde birlikte bir müzik etkinliğinde buluşacağımıza inanıyorum. Bizim de hayallerimizin peşinden gitmeye hakkımız var” dedi.

“Adil bir dünya fikrini de yıkıyorlar”

Norsk Folkehjelp Başkanı Raymond Johansen burada yaptığı konuşmada, Filistin’de İsrail’in acımasız işgali ve katliamının devam ettiğini belirtti. İsrail’in direnişi kırmak ve toplanan ilaçlarla insani yardımların ulaştırılmasını engellemek için suyu ve açlığı bir silah olarak kullandığını belirterek, “Toplumun ve uluslararası hukukun değersizleştirildiği, otoriter rejimlerin güç kazandığı bir dünyada milyonlarca insan hâlâ mülteci olarak yaşıyor. Dünyanın en güçlü devletleri askeri, ekonomik ve siyasi güçlerini kendi çıkarlarını dayatmak için kullandığında, yalnızca şehirleri ve hayatları yok etmiyor; aynı zamanda adil bir dünya fikrini de yıkıyorlar. Bugün burada düzenlenen Filistin dayanışma festivali ise Filistin kültürünü; müziği, sanatı, yemekleri ve çok daha fazlasını öne çıkaran ve kutlayan güçlü bir dayanışma örneği. Ama arkadaşlar, eğer bugün gerçekten Batı Şeria’da olsaydık burada böyle duramazdık. Şiddet içermeyen gösterimiz çoktan göz yaşartıcı gaz ve plastik mermilerle dağıtılmış olurdu. Yasadışı yerleşimciler bize saldırır, tüfek dipçikleriyle vurur, iter, tekmeler ve en kötü ihtimalle yakın mesafeden ateş ederlerdi” dedi.

Küçücük Batı Şeria’da insanların özgürce hareket etmesini engelleyen binden fazla bariyer ve kontrol noktası bulunduğuna dikkat çeken Johansen şunları söyledi; “Günlük yaşam tamamen öngörülemez hâle geldi. Askerler ya da yerleşimciler tarafından durdurulduğunuzda eve geri dönüp dönemeyeceğinizden bile emin olamıyorsunuz. İsrail yerleşimcileri yıllardır Batı Şeria’daki Filistinlileri terörize ediyor, ancak bugün şiddet her zamankinden daha ağır bir boyuta ulaşmış durumda. Ve bu, İsrail yetkililerinin desteğiyle gerçekleşiyor. Çünkü bu yerleşimciler doğrudan İsrail makamları tarafından silahlandırılıyor. Rakamlara bakın: 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail yerleşimcilerine 150 binden fazla askeri sınıf silah dağıtıldı.

Batı Şeria’da görüştüğüm Filistinlilerden aldığım en güçlü mesaj şuydu: ‘Biz sempati istemiyoruz. Onur ve eylem istiyoruz. Sıradan insanlar gibi muamele görmek istiyoruz.’ Çünkü bu çatışma karmaşık ya da anlaşılmaz değil. Bu, bir işgal gücü ile işgal altındaki bir halk arasındaki mücadeledir.

Filistin’i parçalamak için sürekli yeni önlemler alan, Filistinlilerin günlük yaşamını dayanılmaz ve öngörülemez hâle getiren sağcı bir İsrail hükümeti var. Gazze’de de durum farklı değil.

Bu yüzden Filistin bizim dikkatimizi, sesimizi ve dayanışmamızı istiyor. İsrail’in ve yerleşimcilerin Filistin’in varlığını silmesine izin vermemek acil bir gereklilik. Filistinliler, geleceklerini etkileyen her siyasi süreçte meşru şekilde temsil edilmelidir.

İnsanlar dünyayı değiştirir. Siz dünyayı değiştirirsiniz. Ve biz desteğimizden ve dayanışmamızdan asla vazgeçmeyeceğiz.”

“Uluslararası hukuk, insan onuru ve Filistin için mücadele ediyoruz”

Fotoğraf: Mahmut Algunerhan/Evrensel

Fotoğraf: Mahmut Algunerhan/Evrensel

Yahudi Adalet ve Barış Sesleri grubundan bir konuşmacı şunları söyledi: “Bugün burada uluslararası hukuk, insan onuru ve Filistin için bir araya gelen bu kadar çok insanı görmek harika. Ben de sözlerime küçük bir hikâyeyle başlamak istiyorum. Bu, 1930’lar ve 40’lardan sıkça duyduğumuz hikâyelerden biri değil; ancak Avrupa’da Yahudi dükkânları ve mahalleleri yakılmadan yaklaşık on yıl önce yaşananlara dair önemli bir bakış açısı sunuyor.

Biz yalnızca Filistinlilerin özgürlüğü için değil, tüm ezilen halkların özgürlüğü için mücadele ediyoruz. Sadece Filistin’de değil, uluslararası hukukun herkese eşit şekilde uygulanması için de mücadele ediyoruz.

Bugün burada bulunan bir sonraki konuşmacı da özgürlük mücadelesinde bizimle birlikte olan bir kuruluştan geliyor. Kendisi Yahudi Adalet ve Barış Sesi’nden Rakel. Onu burada ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz.

Sevgili dostlar, yoldaşlar; bugün burada uluslararası hukuk, insan onuru ve Filistin için mücadele etmeye devam eden bu kadar çok insanı görmek gerçekten umut verici.

1930’larda ve 40’larda kullanılan söylemleri hatırlayın: ‘İşlerimizi çalıyorlar’, ‘çok fazla çocuk yapıyorlar’, ‘buraya ait değiller.’ Bu söylemler, bugün mülteciler hakkında kullanılan ifadelerle korkutucu derecede benzerlik taşıyor. Bu tür nefret söylemlerinin nereye varabileceğini tarih bize gösterdi.

Sözler eyleme dönüştüğünde insanlar tarihe sırtlarını döndü. Oysa tarih sadece geçmiş değildir; aynı zamanda dünyanın gözlerini kapattığında neler olabileceğinin de hatırlatıcısıdır.

Filistin’e baktığımda bir soykırım görüyorum. 78 yıldır süren baskıyı görüyorum. Gazze’de yaşanan kan banyosunu hissediyorum. Batı Şeria’nın yeniden sömürgeleştirildiğini, işgal edildiğini; evlerin yıkıldığını, meyve ağaçlarının yakıldığını ve toprağın zehirlendiğini görüyoruz. İnsanlar tacize uğruyor, kötü muamele görüyor ve öldürülüyor.

Birleşmiş Milletler, son yıllarda on binlerce Filistinlinin öldürüldüğünü bildiriyor. Bu, İsrail devleti tarafından yürütülen açık bir ayrımcılık politikasıdır. Filistinli mahkûmlar işkenceye, kötü muameleye ve insanlık dışı uygulamalara maruz kalıyor. Bu durum askerler ve gardiyanlar tarafından normalleştiriliyor; sorumluluk almak yerine eylemlerini kamuoyu önünde savunuyorlar.

İsrail Ulusal Meclisi kısa süre önce, İsrail askeri mahkemelerinde terör suçlarından hüküm giyen Filistinliler için zorunlu ölüm cezası öngören bir yasayı kabul etti. Aynı zamanda İsrailli yerleşimciler sivil mahkemelerde yargılanırken, Filistinliler askeri mahkemelerde yargılanıyor. Bu, Filistinliler ve Yahudiler için farklı işleyen iki kademeli bir hukuk sistemidir. Bunun adı apartheidtır.

Buna rağmen dünya hâlâ sessiz kalıyor ve harekete geçmeyi reddediyor. Seçilmiş yetkililerimiz savaştan çıkar sağlandığı sürece savaşı destekliyor. Oysa acı hiçbir zaman barış getirmez; sonunda herkes kaybeder.

Liderlerimiz, Filistinlilerin yaşamları değersizleştirildiğinde gözlerini kaçırıyor. Kan, bir para birimine dönüştürülüyor.

Norveç hükümeti harekete geçmeli. İsrail’e karşı askeri ambargo uygulanmalı, yaptırımlar devreye sokulmalı ve etnik temizliği destekleyen tüm politikalar reddedilmelidir. Çünkü dayanışma içinde olduğumuzda daha iyi bir dünyanın mümkün olduğunu biliyoruz. Filistin’in özgürlük mücadelesinin kazanacağı bir dünya mümkün.

Herkes özgür olana kadar hiç kimse gerçekten özgür değildir. Teşekkür ederim.”

“Etrafımızda Filistin’in unutulmasına izin vermeyi reddeden insanlar var”

Fotoğraf: Mahmut Algunerhan/Evrensel

Fotoğraf: Mahmut Algunerhan/Evrensel

Filistin Komitesi başkanlığına yeni seçilen Rami Samandar ise konuşmasında «78 yıl. Bu rakamı bugün birkaç kez duyduk. Yüz binlerce Filistinlinin evlerinden sürülmesinin üzerinden 78 yıl geçti. Anıları, kimliği, geçmişi ve hikâyeleri silmeye yönelik 78 yıllık girişimler… Filistin halkının maruz kaldığı 78 yıllık deneyim ve hâlâ devam eden bu durum, onların ulaşmak istedikleri noktaya henüz varamamalarına neden oluyor.

Batı Şeria’da ailelerin yerleşimciler tarafından saldırıya uğradığı, İsrail askerlerinin koruması altındaki yerleşimlerin terör örgütleri olarak ilan edilmesi gerektiği bir ortamda; Kudüs’te insanlar özgürce yaşamaya çalışırken her an saldırıya uğrama ya da evlerinden çıkarılma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Bunların hepsi hâlâ yaşanıyor ve cezasız kalıyor. Ancak dünyanın dört bir yanında ayağa kalkıp çözüm arayan insanların olduğunu da görüyoruz.

Gazze’ye giden, İsrail rejimi tarafından hâlâ esir tutulanların yanında duran insanlar görüyoruz. Sözde ateşkes hakkında çok konuşuldu; tekrar tekrar su, yiyecek ve ilaç sözü verildi. Bunlar bazen hayat kurtarabilir. Anlaşmanın 10 maddesi vardı, ancak yalnızca bir madde yerine getirildi: İsrailli esirlerin (ölü ya da yaşayan) serbest bırakılması.

Acil yardım hâlâ engelleniyor. İnsanlar yıkıntılar arasında uyuyor. Yeniden inşa ve temizlik çalışmaları başlamadı. Teknokrat bir Filistin hükümetinin Gazze’ye girişine izin verilmedi; hâlâ engelleniyorlar ve bu durum uluslararası toplum tarafından sessizlikle karşılanıyor.

Ancak çözümler var ve bugün burada verilen en güçlü mesaj şu: Çözümlerin mümkün olduğuna ve Filistinlilerle dayanışma içinde olmanın yollarının bulunduğuna dair güçlü bir inanç var. Dayanışma güçlüdür. Etrafınıza bakın, çevrenizdeki insanlara bakın; Filistin’in unutulmasına izin vermeyi reddeden insanlar var ve bu insanlar sizsiniz.

Bugünkü festival, dünkü ve yarınki kültürel festival gibi, bir direniş biçimidir. Kültür için verilen mücadeledir. Çünkü bazı liderler kültürel mirası yok etmeye çalışıyor.

Filistin halkı için her şeyi riske atan, yiyecek ve su taşıyan, ölüm tehlikesine rağmen yardım ulaştırmaya çalışan insanlar var. Bu mesaj, dayanışmanın ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Etrafınıza bakın; Filistin’in yok olmasına izin vermeyi reddeden insanlar var.

Bugün, dün ve yarın sürecek olan bu kültürel festival; direnişin, kültür için mücadelenin bir parçasıdır. Çünkü yok edilmeye çalışılan kültüre karşı direneceğiz.

Yapılan konuşmalardan sonra toplu halde festivalin bulunduğu alana yüründü.

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
09.05.2026 22:35 / Güncelleme: 10.05.2026 00:27

1962’den 2026’ya uzanan şampiyonluk tarihi: Galatasaray hangi yıllar şampiyon oldu?

Sarı-kırmızılı ekip, 2025-2026 sezonunu şampiyon tamamlayarak toplam 26. lig şampiyonluğuna ulaştı. İşte Galatasaray'ın yıllar içinde kazandığı lig şampiyonluklarının ayrıntılı dökümü…

1962’den 2026’ya uzanan şampiyonluk tarihi: Galatasaray hangi yıllar şampiyon oldu?
09.05.2026 18:43 / Güncelleme: 19:57

Ayrıştırmalara karşı bağımsız ve demokratik Türkiye mücadelesinde birleşelim!

ODTÜ Bahar Şenlikleri'nde bir grubun bayrak istismarıyla giriştikleri saptırma ve kışkırtma eylemi, şenliğin ve Devrim Yürüyüşü'nün tüm değerlerine gölge düşürme amacıyla ortaya çıktı.

Ayrıştırmalara karşı bağımsız ve demokratik Türkiye mücadelesinde birleşelim!

Fotoğraf: Evrensel

10.05.2026 00:34 / Güncelleme: 00:37

Rusya Devlet Başkanı Putin: Zelenskiy ile müzakere için değil, nihai anlaşma imzalamak için görüşebilirim

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile üçüncü bir ülkede, müzakere amacıyla değil, uzun vadeli nihai anlaşmayı imzalamak için görüşebileceğini söyledi.

Rusya Devlet Başkanı Putin: Zelenskiy ile müzakere için değil, nihai anlaşma imzalamak için görüşebilirim

Vladimir Putin | Fotoğraf: kremlin.ru/Wikimedia Commons CC BY 4.0

09.05.2026 15:53 / Güncelleme: 15:55

Batman'da kayıp yakınları eylemi: Zeki ve İlyas Diril'in akıbeti soruldu

Batman'da insan hakları savunucuları ve kayıp ailelerinin düzenlediği "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın!" eyleminin 736. haftasında Zeki ve İlyas Diril'in akıbeti soruldu.

Batman'da kayıp yakınları eylemi: Zeki ve İlyas Diril'in akıbeti soruldu

Fotoğraf: İHD Batman Şubesi

09.05.2026 15:33 / Güncelleme: 15:35

İsrail'in, gözaltında tuttuğu Küresel Sumud Filosu aktivistlerini bugün serbest bırakacağı duyuruldu

İnsan hakları ve hukuk örgütü Adalah, uluslararası sularda alıkonulan Sumud Filosu aktivistleri Thiago Avila ve Seyf Ebu Kişk’in İsrail'den önümüzdeki günlerde sınır dışı edilmesinin beklendiğini bildirdi.

İsrail'in, gözaltında tuttuğu Küresel Sumud Filosu aktivistlerini bugün serbest bırakacağı duyuruldu

Fotoğraf: ANKA

09.05.2026 13:47

CHP’li Tanrıkulu’ndan Akın Gürlek’e: 'Hukuki öngörülebilirlik için hangi adımlar atılıyor?'

CHP’li Sezgin Tanrıkulu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde hukuk güvenliği, yargı kararlarındaki çelişkiler ile AYM ve AİHM kararlarının uygulanmamasına ilişkin iddiaları TBMM gündemine taşıdı.

CHP’li Tanrıkulu’ndan Akın Gürlek’e: “Hukuki öngörülebilirlik için hangi adımlar atılıyor?”

Fotoğraf: AA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!