Batman'da kayıp yakınları eylemi: Zeki ve İlyas Diril'in akıbeti soruldu
Batman'da insan hakları savunucuları ve kayıp ailelerinin düzenlediği "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın!" eyleminin 736. haftasında Zeki ve İlyas Diril'in akıbeti soruldu.
Fotoğraf: İHD Batman Şubesi
Elif Ekin Saltık
[email protected]
Batman – İHD Batman Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eyleminin 736. haftasında; 2 Mayıs 1994 tarihinde askeri kontrol noktasında gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Zeki Diril ve İlyas Diril'in akıbeti soruldu.
Basın açıklamasını İHD Şube Eş Başkanı Melek Atala okudu
Zeki Diril ve İlyas Diril'in hikayesi anlatıldı
Şırnak’ın Keldani Köyü olan Mehri (Kovankaya) de yaşayan Diril ailesinin köyleri askerler tarafından yakılınca 1990’lı yıllarda İstanbul’a göç ettiği belirtilen açıklamada; “İstanbul’da büyük zorluklar yaşayan aile, 1993 yılında köylerine geri döndü ve yakılan evlerini yeniden yaptı. Bir kuyumcu imalathanesinde çalışan 16 yaşındaki Zeki Diril ve 12 yaşında olan kuzeni İlyas Diril İstanbul’da kaldı. Burada bir süre çalışarak para biriktirdiler. Biriktirdikleri paraları yanlarına alarak evlerine gitmek için Şırnak’a doğru yola çıktılar” denildi.
Karakol serbest bırakıldıklarını söyledi
Zeki ve İlyas Diril’in 2 Mayıs 1994 tarihinde henüz evlerine ulaşamadan askeri kontrol noktasında gözaltına alınarak Uzun Geçit Jandarma Karakolu’na götürüldüğü ifade edilen açıklamada şunlar söylendi; “Karakolda Nezaret ve Emniyet odası defterine 11 Mayıs 1994 tarih ve 18-19 sıra numarası ile kaydedildiler. 14 Mayıs 1994 tarihinde Uludere Jandarma Karakolu’na sevk edilen iki çocuk, bir tutanakla Uludere İlçe Jandarma Komutanı Bülent Serdengeçti’ye teslim edildiler. Çocuklarının gözaltına alındığını öğrenen aileleri savcılığa başvurdular. Uludere Jandarma Komutanı Bülent Serdengeçti, İlyas’ın yaşı küçük olduğu için hemen serbest bırakıldığını, 193 sıra numarası ile gözaltı kaydı yapılan 16 yaşındaki Zeki’nin de ifadesi alındıktan sonra aynı gün akşama doğru serbest bırakıldığını iddia etti. 1995 yılında, Zeki ve İlyas’ı gözaltında gördüğünü söyleyen ve Uludere Cezaevi’nde tutuklu bulunan K.Y. isimli kişi, Zeki’nin babasına ‘Çocuklarınızı bir sabah erkenden karakoldan çıkardılar. Çok ağır işkence görmüşlerdi. Sonra bir askerden onların helikoptere bindirilip, bir yerde atıldığını duyduk dedi.”
Uludere Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmanın görevsizlik kararı verilerek dosya Şırnak’a gönderildiğine işaret edilen açıklamada; “Şırnak Cumhuriyet Başsavcısı Ayhan Aygün, 28 Temmuz 1998 tarihinde, Adalet Bakanlığı’ndan Uludere Jandarma Komutanı hakkında cezai soruşturma başlatma izni istedi. Ancak Adalet Bakanlığı soruşturma izni vermedi. Cumhuriyet Savcısının talep etmesine rağmen İlyas ve Zeki Diril’in kaybedilmesinden sorumlu olanların tespit edilebilmesi amacıyla hiçbir cezai dava başlatılmadı. Soruşturma takipsizlik kararı ile kapatıldı” ifadelerine yer verildi.
AİHM İhlal kararı verdi
İç hukuktan sonuç alınamayınca Zeki Diril’in babası Apro Diril’in AİHM’ye başvurduğu vurgulanan açıklamada; “AİHM, Türkiye'nin Zeki Diril'in gözaltına alınmasının ardından serbest bırakıldığını destekleyen hiçbir kanıt sunmadığı, Uludere'ye sevk edildikten sonra Zeki'nin başına neler geldiği ile ilgili olarak inandırıcı ve ayrıntılı hiçbir açıklamada bulunmadığı tespitini yaparak ihlal kararı verdi. Bu davada da cezasızlık, yurttaşa karşı suç işleyen güvenlik güçlerinin korunması için bir zırh olarak kullanıldı. Henüz çocuk yaştaki Zeki Diril ve İlyas Diril’in gözaltında kaybedilmesinden sorumlu olanlar da bu zırhın güvencesiyle korunmaya devam ediyor" denildi.
“Asla geri adım atmayacağız”
Gözaltında kaybetme ve insanlığa karşı işlenen suçlarda yasal düzenlemeler yapılması, Türkiye’nin imzalamaktan kaçındığı, Birleşmiş Milletler Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmeyi imzalaması, onaylaması ve uygulaması talep edilen açıklamada şunlar söylendi; “Kayıplarımızın akıbetini sorgularken, onlara dair bir iz bulunmadan, hakikatler ortaya çıkarılmadan ve adalet sağlanmadan bu mücadeleden asla geri adım atmayacağımızı bir kez daha ifade ediyoruz. Hakikatten ve haklılığımızdan aldığımız meşruiyetle susmayacağımızı bir kez daha ifade ediyoruz.”
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et