25.04.2026 00:06

Gülistan Doku dosyasını ‘kahramanlık’ mı çözdü: Adaletin engellenmemesine ‘övgü’

Şimdi tüm ülke, adaleti engelleyen olmasa hiç de zor olmadığını görüyor. Bunun normal olması gerekirken büyük bir kahramanlık gibi sunulduğu ve yok olan itibarları yeniden tesis etme çabaları gördüklerimiz...  

Gülistan Doku dosyasını ‘kahramanlık’ mı çözdü: Adaletin engellenmemesine ‘övgü’

Fotoğraf: MA

Av. İlke Işık


Gülistan Doku dosyası memleketin en önemli gündemlerinden biri oldu bir haftadır. Altı yıldır Gülistan’ın yakınlarının, memleketteki kadınların, kadın örgütlerinin “Gülistan Doku nerede” haykırışlarını görmeyen, duymayan “ana akım” basın; canlı yayınlarla, manşetlerle, gizlilik kararı olan dosyadaki ayrıntıları veriyor.

“Ucu nereye gidersin gitsin” denen soruşturma, dönemin Valisinin tutuklandığı bir aşamaya evrilmiş durumda. Adalet Bakanı Akın Gürlek dosyaya 2025 yılında bir gizli tanık beyanı ile yeni delillerin ulaştığını ve Başsavcının titiz çalışması ile yol alındığını ifade ediyor.

Deliller çoktan gelmişti

Oysa iktidar medyası haberlerinde dosyaya Valinin oğlu ile ilgili bir notun yıllar önce geldiği, avukatların bu notu soruşturma dosyasına bildirdiği gibi ayrıntılar söz konusu. 2025 yılında yeni gelen deliller dışında dosyada yıllardır incelenmeyen deliller olduğu bir biçimde anlaşılıyor.

Kaldı ki Adalet Bakanı CNN Türk’te katıldığı canlı yayında; Bakanlıkta bu tip çözülememiş/çözülmemiş dosyalarla ilgili bir birim kurulduğunu, bu birimin yaptığı çalışmalar gereği dosyaların savcılarını aradığını, “Sayın Savcım bu noktalara bir baksanız iyi olur” gibi yönlendirmeler yapıldığını anlattı. Bakanın kendi ifadesi Gülistan Doku dosyasının yeni delillerle birdenbire yeniden açılmadığını bir bakıma ortaya koyuyor. Bu durum Bakanın Başsavcı ile bizzat görüşmeler yaptığına ilişkin açıklamalarından da görülebiliyor.

Failler tam 6 yıl aklandı

Dönemin hem kayyımı hem de Valisinin, bir kadının başına gelenleri gizlemek ve oğlunu korumak için bizzat devlet olanakları ile çalıştığını görüyoruz. Vali tüm kamu kurumlarını dahil etmiş sürece, İşkur Müdürünü Gülistan Doku’nun yakınlarını takip etmekle görevlendirmiş mesela. Vali peki neye güvenmiş, nasıl böyle davranabilmiş? Başına bir şey gelmeyeceğinden eminmiş anlaşılan. Nitekim garantisi yaşananlardı. Suça karışan bulaşan, dahil olan tüm kamu görevlileri ve her düzeyden AKP’li yöneticiler korundu, kollandı. Kızılay Başkanının kızından, Nadira Kadirova cinayetine, Rabia Naz Vatan’dan, iş cinayetlerine, deprem dosyalarına... Tunceli Valisi de buna güvenmiş belli ki ve altı yıl güvendiği dağlara kar yağmamış.

Nitekim bu gücü dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan da aldığına ilişkin haberler var, dolayısıyla mevzu sadece bir Vali değil. Peki şimdi ne oldu sorusuna yine Adalet Bakanı Gürlek yanıt veriyor: Kamuoyunda çok tartışılan dosyaların gündem edildiğini ifade ediyor ve artık ‘adaletli’ bir dönem yaşanacağı mesajını veriyor.

Zira ülkenin en tartışılan Adalet Bakanlarından biri kendisi. Ağır ceza mahkemesi başkanlığı döneminden Bakan Yardımcılığına, arkasından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına uzanan kariyeri, yargının iktidarın direkt ve açık talimatıyla çalıştığı dönemin inşa edildiği dönem olmuşken, şimdi yaşananlar hem kendisi hem de Bakanlık adına yeni bir dönem inşa etmenin zorunlu hale geldiğini gösteriyor. Memlekette adaletin durumu ise ortada, ülkenin dört bir yanından adalet çığlıkları yükseliyor.

Cezasızlık sadece ‘algı’ değil

Sorunun sadece kamuoyunda çok tartışılan dosyalara ilişkin olmadığını konuşmak gerek şimdi. Ülkede kadınlara ilişkin suçların nasıl bu kadar kolay rahat işlenir ve üstü kapatılabilir olmasını tartışmak gerekli.

AKP’nin yirmi yılı aşmış iktidarı kadınların şiddete, cinsel saldırılara ve cinayetlere maruz kaldığı bir dönem olarak geçti. 2024 yılında 394 kadın cinayeti ve 258 şüpheli kadın ölümü yaşandı. Bu sayı veri tutulmaya başlandığından bu yana ulaşılan en yüksek sayıydı. 2025 yılında ise 294 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 297 kadın şüpheli biçimde hayatını kaybetti. Şüpheli kadın ölümleri 2025 yılında kadın cinayetlerini geçmiş durumda. 2026 yılı da artışı ortaya koyuyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu raporlarına göre ocak ayında 22, şubat ayında 23 kadın cinayeti işlendi, mart ayında ise bu sayı 31'e yükseldi.

Şüpheli kadın ölümleri kadınların neden ölmüş olduklarının araştırılmadığı dosyalar bir yandan da. Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin gelişmelerin yaşanmasının ardından sadece sosyal medyada ismi anılan kadınlara bakmak bile yeterli. Birçok kadından söz ediyor yakınları ve neden öldüğü, öldürüldüğü araştırılmadı deniyor. 

Fail korundu, hukuki kılıf bulundu

Kadına yönelik şiddet iktidarın ısrarla uyguladığı politikaların sonucu. Kadına yönelik şiddetin artması, yaygınlaşması ve sistematik hale gelmesi, iktidarın kadınla erkeğin eşit olmadığı biçimindeki politikasından temel bulurken, erkek faillere yönelik cezasızlık uygulaması ile birleşiyor. Muğla’da öldürülen Pınar Gültekin ile ilgili verilmiş Yargıtay kararı cezasızlığın en somut ve yukarıdan kurulmuş içtihat olarak bunun cisimlenmiş hali olarak dururken, öldürülen şiddete uğrayan bir kadın olduğunda kamu görevlilerinin cesaretle üzerini kapatacak herşeyi yapması hiç şaşırtıcı değil.

Şimdi ucu; merkeze alınmış, kendisini koruyup kollayan ekip dağılmış bir eski Vali’ye dokunan soruşturmayı konuşuyor tüm ülke. Durum böyle olmasaydı Gülistan Doku soruşturması bu biçimde gider miydi tartışmalı. Zira ülkenin dört bir yanında kamu görevlilerinin, AKP’lilerin dahli olan çok sayıda suç, çok sayıda dosya adalet beklemeye devam ediyor.

Gülistan ve tüm kadınlar için adalet vakti

Kadına yönelik şiddet ile korunup kollanan güçlü hatırlı kişilerin birleşmiş halini görüyoruz bu dosya üzerinden. Şimdi o dönemin savcıları, emniyet müdürleri, görevini yapmayan diğer kamu görevlileri ve hatta dönemin İçişleri Bakanı’na doğru gidecek mi süreç göreceğiz. Zira eksiksiz bir adalet gerekli Gülistan için artık.

Öte yandan şüpheli kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddete ilişkin kalıcı ve istikrarlı adımlar atılıp atılmayacağı ise en belirleyici olanı. Çünkü kadına yönelik şiddet durmuyor ve devam ediyor.

Şimdi tüm ülke herkes görevini yaptığında bir soruşturma nasıl yol alabiliyor görüyor, adalet engelleyen olmasa hiç de zor değilmiş belli ki. Bunun normal olması gerekirken büyük bir kahramanlık gibi sunulduğu ve yok olan itibarları yeniden tesis etme çabaları gördüklerimiz...

Unutmayalım ki kadınlar olmasaydı, Gülistan’ın yakınları susup otursaydı altı yıl sonra bu dosya açılmayacaktı. Mücadelenin sonuçlarını görüyoruz bir yandan da, kadınların birbirlerine sahip çıkmasının sonuçlarını. Kadın dayanışması sonuç veriyor ve ülke gündemi belirliyor işte bir biçimde.

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
24.04.2026 16:57 / Güncelleme: 18:07

Batı Şeria ve Gazze'de, işgal ve soykırımın gölgesinde yerel seçim: Adayların yüzde 88'i bağımsız

İsrail işgali altındaki Filistin topraklarında yarın soykırımın ve saldırıların gölgesinde yerel seçimler düzenlenecek. Son seçimin 2005 yılında yapıldığı Gazze’de bulunan Deyr Belah kenti de seçim sürecine katılıyor.

Batı Şeria ve Gazze'de, işgal ve soykırımın gölgesinde yerel seçim: Adayların yüzde 88'i bağımsız

Fotoğraf: AA

24.04.2026 11:55

İstanbul'da yaşlılık araştırması: Gelirde ve sağlıkta eşitsizlik ön plana çıktı

İPA’nın “İstanbul’da Yaşlılıkta İyilik Hali Araştırması”na göre 65 yaş ve üzeri bireylerin önemli bir kısmı ekonomik zorluk yaşarken, sağlık ve sosyal yaşama erişimde gelir grupları arasında belirgin eşitsizlikler dikkat çekti.

İstanbul'da yaşlılık araştırması: Gelirde ve sağlıkta eşitsizlik ön plana çıktı

Fotoğraf: Melisa Özdemir/Pexels

24.04.2026 17:47

Maduro operasyonuna katılıp bahisten 409 bin dolar kazanan ABD askeri tutuklandı

Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun kaçırıldığı operasyona katılan ABD askeri Van Dyke, gizli bilgilere dayanarak kripto kumar sitesi Polymarket'te Maduro'nun devrilmesine bahis oynadığı ve toplamda 409 bin dolar kazandığı iddiasıyla tutuklandı.

Maduro operasyonuna katılıp bahisten 409 bin dolar kazanan ABD askeri tutuklandı
24.04.2026 12:53 / Güncelleme: 13:28

Hiranur Nilgün Aygar cinayeti davası: 1 sanığa ağırlaştırılmış müebbet, 2 sanığa 5'er yıla kadar hapis istemi

Mersin'in Toroslar ilçesinde 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar'ın öldürülmesine davada mütalaasını açıklayan savcı; Hüseyin Arda Ş.ye ağırlaştırılmış müebbet, 2 sanığa ise 5’er yıla kadar hapis talep etti.

Hiranur Nilgün Aygar cinayeti davası: 1 sanığa ağırlaştırılmış müebbet, 2 sanığa 5'er yıla kadar hapis istemi

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!