Batı Şeria ve Gazze'de, işgal ve soykırımın gölgesinde yerel seçim: Adayların yüzde 88'i bağımsız
İsrail işgali altındaki Filistin topraklarında yarın soykırımın ve saldırıların gölgesinde yerel seçimler düzenlenecek. Son seçimin 2005 yılında yapıldığı Gazze’de bulunan Deyr Belah kenti de seçim sürecine katılıyor.
Fotoğraf: AA
İşgal altındaki Filistin’de soykırımın ve saldırıların gölgesinde yerel seçimler düzenlenecek.
Filistin basınına göre 420 yerel yönetim organından 183’üne temsilci seçmek üzere yaklaşık 1 milyon Filistinli sandık başına gidecek. Bunların 70 bin 449’u, Gazze Şeridi’nde oylamaya dahil edilen tek seçim bölgesi olan Deyr el Belah’ta yaşıyor.
Filistin Seçim Komisyonu, toplam 90 belediye meclisinde yapılıyor. 3 bin 773 adaydan oluşan 321 seçim listesi yarışıyor; adayların 2 bin 573’ü erkek, 1200’ü kadın. Bir partiye bağlı listeler toplamın yüzde 12’sini oluştururken, bağımsız adayların oranı ise yüzde 88. Ayrıca 93 köy meclisinde de seçimler yapılıyor.
Komisyona göre, 42 belediye meclisi ve 155 köy meclisi oy kullanmaya gerek kalmadan oluşturulacak; buna karşılık 40 yerel yönetim organında ise hiç aday bulunmuyor. 12’si Gazze’nin Deyr el Belah kentinde olmak üzere toplam 491 seçim merkezi ve 1922 oy kullanma kabini hazırlandı.
Seçimler, kasım 2025’te çıkarılan yeni seçim yasası kapsamında, belediye meclisleri için nispi temsil, köy meclisleri için ise çoğunluk sistemi kullanılarak gerçekleştiriliyor. Batı Şeria’daki Mahmud Abbas yönetimi, yerel seçimler yapılması çağrısında bulunmuş, daha sonra Deyr el Belah hariç Gazze Şeridi’nin çoğu bölgesinde oylamayı ertelemiş ve diğer yerel meclisleri etkileyen düzenlemelerle birlikte katılımcı kurumların toplam sayısını 420’ye çıkarmıştı.
Deyr el Belah belediye başkanı İsrail tarafından öldürüldü
Gazze’nin Deyr el Belah kenti sakinleri, 21 yıl sonra yapılan ilk belediye seçimleri için sandık başına gidecekler. Bu merkezi kent, kuşatma altındaki bölgedeki diğer alanlara kıyasla altyapı hasarının daha az olması nedeniyle “demokratik sürecin yeniden canlandırılması için bir deneme alanı” olarak seçildi.
2024 yılının aralık ayında, İsrail güçleri Deyr belediye binasını bombaladı. Bu saldırıda, Belediye Başkanı Diab al-Jarou ve 10 belediye çalışanı hayatını kaybetti. Bu ölümcül saldırı, İsrail ordusunun kenti “güvenli bölge” olarak belirlemiş olmasına rağmen gerçekleştirildi.
Filistin Merkez Seçim Komisyonu (CEC) Bölge Müdürü Jamil al-Khalidi, Al Jazeera’ya verdiği demeçte, kentteki oylamanın, yerel stadyumlar, kadın etkinlik merkezleri ve eski klinikler gibi mekanlarda bulunan 12 seçim merkezinde gerçekleştirileceğini iletti. Her merkezde sekiz oy kullanma kabini bulunacak.
Al-Khalidi, “Seçim sistemi kapalı listelere dayanıyor” diye açıkladı. Her liste en az 15 aday içeriyor ve bunlardan en az dördü kadın. Hamas veya El Fetih gibi resmi siyasi partiler bu seçimde kendi resmi bayrakları altında yarışmıyor. Bunun yerine, adaylar büyük ölçüde kabile veya meslek ittifakları temelinde gruplandırılıyor.
En önemli taleplerden biri temiz su
Fotoğraf: AA
Belediye meclisi koltukları için dört sözde bağımsız aday listesi yarışıyor: “Barış ve İnşa”, “Deyr el Belah Bizi Birleştiriyor”, “Deyr el Belah’ın Geleceği” ve “Deyr el Belah’ın Rönesansı”.
Al Jazeera ile yapılan röportajlarda, Barış ve İnşa listesinin başkanı Muhammed Abu Nasser ve Deyr el Belah’ın Rönesansı adayı Faten Harb gibi isimler, platformlarının tamamen hizmet odaklı olduğunu, şeffaflığa odaklandığını ve “partizanlıktan uzak” bir şekilde işlediğini savunuyorlar.
Bölge sakini Rabha al-Bhaisi, temiz su, elektrik ve kanalizasyon yönetimi gibi temel hizmetlere olan acil ihtiyaca işaret ederek “Bugünün vatandaşı sloganlar değil, gerçek çözümler arıyor” diyor. Bir başka bölge sakini olan Ali Rayan ise seçimlerin yapılmasının “asgari yaşam taleplerini karşılamadığı ve sahada somut bir değişime yol açmadığı sürece yeterli olmayacağını” söylüyor.
‘Filistin Yönetimi’nin çaresiz bir girişimi’
Siyasi Analist Wesam Afifa ise Al Jazeera’ya verdiği demeçte, savaşın ağır gerçeklerinin gerçek siyasi ağırlığı ölçmeyi imkansız hale getirdiğine dikkat çekiyor: “Hamas ve El Fetih dahil diğer gruplar bu seçimi meşruiyetini kanıtlamak veya popülaritesini ölçmek için bir fırsat olarak görmüyor. Koşullar çok olağanüstü. Hamas bile seçime katılacağını açıkça ilan etmedi; bunun yerine uzaktan izlemeye veya sembolik olarak katılmaya çalışıyor.”
Afifa, yeni seçilecek herhangi bir konseyin, Gazze’yi yönetmek için atanan Nickolay Mladenov’un liderliğindeki ABD Başkanı Donald Trump’ın Barış Kurulu’nun “teknokratik komitesi” ile nasıl etkileşime gireceğini de belirlemesi gerekeceğini kaydetti.
Afifa’ya göre Batı Şeria’daki Filistin Yönetimi de, “varlığı için mücadele ediyor”. Yönetimin uluslararası tartışmalardan büyük ölçüde dışlandığına dikkat çekiyor.
Afifa, böyle bir modelin Gazze’de başarılı olması halinde işgal altındaki Batı Şeria için de önerilebileceği ve bunun Filistin Yönetimi’nin meşruiyetini daha da tehdit edeceği uyarısını da ekliyor: “Bu seçim, Filistin Yönetimi’nin kendisini, meşruiyetini ve varlığını uluslararası topluma ifade etmek için yaptığı çaresiz bir girişimdir.”
(Dış Haberler)
Evrensel'i Takip Et