Yaşam nöbetinin üçüncü gününde Eğitim Sen MEB önünden seslendi: Patronların Bakanı Yusuf Tekin istifa
Okullara yönelik saldırıları protesto için Yaşam Nöbeti tutan Eğitim Sen MEB önüne yürüdü. Öğrencilerin de destek verdiği eylemde yaşanan olayların sorumlusunun tek adam rejimi ve onun temsilcileri olduğu vurgulanarak Yusuf Tekin’in istifasını istedi
Fotoğraf: Evrensel
Ankara - Eğitim Sen, Urfa ve Maraş’ta okullara yönelik saldırıları protesto etmek için başlattıkları yaşam nöbetinin 3. gününde tüm Türkiye’den katılımcılarla Ankara 1 No’lu Şube önünde buluşarak Milli Eğitim Bakanlığı önüne yürüdü. Yürüyüşe Ankara’nın pek çok lisesinden öğrenci de destek verdi. Yürüyüşün ardından MEB önünde açıklama yapan Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, yaşanan olayların sorumlusunun tek adam rejimi ve onun temsilcileri olduğunu ifade etti. Irmak, “Halkına kulağını tıkamış, sarayda oturanlara buradan bir şey duyurmak mümkün değil; sağır sultanlara bir şey duyuramazsınız. Sadece o sağır sultanları bulundukları koltuklardan indirip, oraya halkın gerçek temsilcilerini yerleştirmedikten sonra, oraya halkın iradesini görüp ona göre davranan, halkın demokratik taleplerini gören ve buna uygun davranan yöneticilerimiz olmadığı sürece, çalışanın sesine kulak vermeyen yöneticiler olduğu sürece, biz bu sağır sultanlara bir şey duyuramıyoruz” ifadelerini kullandı.
Irmak, çocukların ve öğretmenlerin güvenli bir ortamda eğitim faaliyetlerini sürdürmek zorunda olduğunu vurgulayarak “Zorlu bir süreç, ama bu bütün zorlu süreçlere katlanıyoruz. Bunlara katlanmamızın sebebi, bu ülkede çocukların okula güvenli bir şekilde gitmesi, çocukların yoksulluklarından dolayı okullarını terk etmemesi, çocukların okulda herhangi bir şekilde şiddete maruz kalmaması, öğretmenlerin herhangi bir şekilde okulda şiddete, zorbalığa, mobbinge maruz kalmaması. O yüzden bugün buradayız, günlerdir de buradayız, pazar gününe kadar da buradayız, nöbetimiz burada, bu hafta sonunun sonuna kadar da devam edecek” dedi.
“Görünmeyen faillere karşı mücadele etmeliyiz”
Fotoğraf: Evrensel
Olayın görünen faillerinin, Maraş’ta 8. sınıftaki öğrenci ve Siverek’teki okulu terk eden öğrenci olduğunu ancak asıl görünmeyen faillere karşı mücadele yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Irmak, “Görünmeyen failleri biz sizinle paylaşmak istiyoruz. Birincisi, onlarca, yüzlerce şiddet olayı yaşanmasına rağmen sorumluluk duymayan ve buraya her geldiğimizde şu köşedeki makam odasından bize bakan, sadece olaylara, sorunlara bakmak gayretinde bulunan Yusuf Tekin’dir. İkinci derecede sorumlular , saraydaki eğitim politikaları kuruludur.Üçüncü sorumlu ve aslında baş sorumlu, bütün bunları belirleyen tek adam rejimidir. Bu tek adam rejimini ve onun bakanlarını sorumluluğu üstlemeye davet ediyoruz. Bu şiddet ortamını ortadan kaldırmak için gerekli tedbirlerin alınmasını, gerekli psikolojik desteklerin sağlanmasını, okullara yeteri kadar rehber öğretmen, yeteri kadar psikolojik danışman sağlanmasını talep ediyoruz. Okullara ciddi bir tedbir alınmasını istiyoruz ve artık Sayın Bakandan tüm meselelere yönelik ideolojik, dinci, gerici bir yaklaşımla değil, pedagojik bir yaklaşımla, pedagojik bir anlayışla hareket etmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.
“Eğitim politikalarınız emekçilerin düşmanıdır”
Daha sonra söz alan KESK Genel Sekreteri Sevgi Yılmaz, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in Maraş’taki cenazelere giderek olayların üstünü kapatmaya çalıştığını söyledi ve “O her ne kadar Maraş’a gitmiş, suçunun üstünü örtmeye çalışıyorsa da, halkın acılarını paylaşan bakan gibi davranıyorsa da ona inanan yok. Yusuf Tekin ne yaptı? Okulların bahçesine otopark gibi tabela astı. Okul bahçelerinde şu tabelalar var: 0-1 saat arası şu kadar ücret, 0-2 saat arası bu kadar ücret diye. Oysa o okul bahçeleri çocukların oyun alanları değil mi? Ama ticari kafa işte böyle çalışıyor” dedi.
Yılmaz, AKP iktidarı boyunca hiçbir Milli Eğitim Bakanının emekçi çocuklarını düşünmediğine dikkat çekerek “Son 23 yıldır hem bu bakana hem de diğerlerine ki hepsi birbirinin aynıydı, her şeyi anlattık: ‘Yanlış yapıyorsunuz, sendikalarımızı dinleyin’ dedik. ’Sizin bu eğitim politikalarınız emekçi çocuklarına düşman politikalardır, siz emekçi çocuklarını düşünmüyorsunuz’ dedik. Ancak duymadılar bizi. Ama aynı şeyleri söylemeye devam edeceğiz. Biz bakana sesleniyoruz ama artık vazgeçtik. Çünkü o bizi duyuyor da duymuyor. Yani ‘Yusuf Tekin istifa’ diyoruz. Eğer, bir parça demokrasi inancı olsa, dinler, gelir buraya, özür diler bizden ve istifa eder, değil mi?” ifadelerini kullandı.
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et