‘Kurşuna karşı bir öğün’ raporu: Okul yemeği sadece doyurmuyor, çocukları koruyor
Akademisyen Bülent Şık’ın ‘kurşuna karşı bir öğün’ raporu, soframızda, çevremizde kullandığımız ürünlerden vücudumuza giren, kanımıza karışan ağır metal olan kurşun tehlikesine işaret ediyor. Asıl tehdit altındakiler ise çocuklar.
Kübra Kırımlı
[email protected]
Uzun süredir çocukların gelişimini etkileyen toksik kimyevi maddeler üzerinde çalışan Gıda Mühendisi ve Akademisyen Bülent Şık, ağır metal olan kurşunun çocukların gelişimi üzerine etkilerini değerlendiren bir rapor hazırladı. “Kurşuna karşı bir öğün” adlı rapor, özellikle yeterli beslenemeyen çocukların aynı miktarda kurşuna maruz kalan tok bir çocuğa göre daha fazla hasar aldığını ortaya koyuyor. Raporda yaklaşık Türkiye’de 6 milyon 300 bin çocuğun kanında kurşun seviyesinin kritik eşiklerin üzerinde olabileceğine dikkat çekilerek, ücretsiz verilecek okul yemeğinin buna karşı güçlü bir müdahale aracı olduğuna vurgu yapılıyor. Bülent Şık ile hazırladığı rapor üzerine konuştuk.
‘Zararın yoksullukla bağı var’
Akademisyen Bülent Şık, toksik kimyevi maddelerin çocukların bütün bir ömürlerini etkilediğine işaret ederek çalışmak için halkın çok iyi bildiği toksik bir metal olan kurşunu seçtiğini söyledi. Kurşunun yaygın bir kirletici ve çocuklarda da gelişim bozucu olarak nitelediğimiz toksik metallerin başında geldiğini belirten Şık “Raporda sadece kurşun odağında bütün o gelişim bozucuların, çocukların nörolojik gelişimine yani beyin ve sinir sistemine nasıl zarar verdiğini anlatmak istedim. Ve bu zararın yoksulluk, gıda, güvencesizlik, çevresel adaletsizlik gibi etkenlerle de bağını göstermeye çalıştım” dedi. Nihai olarak bunu gözlemlediği yerin okullar ve sınıflar olduğunu belirten Şık “Sınıfta dikkat eksikliği, öğrenim güçlüğü, dürtüsellik, disleksi, otizm spektrumu bozuklukları gibi çocuk nüfusta da artan bu bilişsel sorunların, gelişim bozucu toksik maddelere maruz kalmakla ilgili de olduğunu göstermeye çabaladım” ifadelerini kullanarak raporun kurşun vücuda girdiğinde seyri ne oluyor, çocuk beynine ne oluyor göstersin istediğini söyledi.
‘Pişirme araçlarımızın yüzde 65’i kurşun içeriyor’
Yaklaşık 20 yıldır çocuklar üzerine çalışma ısrarı olduğunu dile getiren Şık “Bu ısrarımın nedeni maalesef Türkiye’de çocuk nüfus özne olarak görülmüyor. Çocukları birer küçük yetişkin sanıyoruz ki bu akademik bakış dahi böyle. Ama onların metabolizması farklı, toksik maddelerin vücutlarındaki seyri herhangi bir yetişkinle aynı değil. Sindirim ya da emilim süreçleri farklılık arz ediyor” dedi. Kamusal sistemin çocuklara zarar vermek üzerine kurulu olduğuna vurgu yapan Şık, “Saha çalışması yapmak istedim. Gıda, hava, su ve tüketim malzemelerindeki kurşunun miktarının ne oluğunu görmek için ama mümkün olmadı. UNICEF ve Pure Earth’ün araştırmalarında Türkiye de var. Türkiye’de mutfak metal kaplarının yüzde 65’i ciddi oranda kurşun içeriyor. Ve bunlar kullanıldığında küçük miktarlarda da olsa yiyeceğe kurşun bulaşıyor. Bunun nedeni ise bu araçlardaki alüminyumun büyük oranda hurda metalden üretilmesi” diye konuştu.
Baharat ta bile kurşun var
Şık, yapılan analizlere göre, Türkiye’de referans olarak belirlenen kurşun seviyesini aşan tüketici ürünlerinin oranlarını da verdi: “Metal gıda kapları: Yüzde 67, seramik gıda kapları: Yüzde 53, yüzey boyaları (duvar boyaları vb.): Yüzde 70, oyuncaklar: Yüzde 29, kozmetik ürünler: Yüzde 100, baharatlar: Yüzde 25, plastik gıda kapları: Yüzde 19.”
‘Yoksul çocuklar daha fazla etkileniyor’
Kurşun vücuda; sindirim, solunum, cilt ve anneden bebeğe -ya hamilelik ya da emzirme yoluyla- geçiyor. Ve çocuklar kurşuna yetişkinlerden daha fazla maruz kalıyor. Şık, Türkiye’de çocuklara yönelik güvenilir ve düzenli bir kan kurşun düzeyi izleme programı olmadığını ancak bu konuda son yıllarda yapılmış iki bilimsel araştırmaya dikkat çekiyor. 2021 tarihli Lancet Planetary Health makalesi, Türkiye’de çocukların ortalama kan kurşun düzeyinin 3.23 μg/dL olduğunu ve 0-14 yaş grubunda yaklaşık 6.3 milyon çocuğun kanında kurşun seviyesinin kritik eşiklerin üzerinde olabileceğine işaret etmiş. Türkiye’de milyonlarca çocuğun tehlikede olduğuna ve gıda güvencesizliğine dikkat çeken Şık “Yeterli beslenemeyen bir çocuk, aynı miktarda kurşuna maruz kalan tok bir çocuğa göre daha fazla hasar alıyor. Bu da meselenin halk sağlığı sorunu olduğunu gösteriyor” dedi. Yetersiz beslenen çocuklarda, özellikle demir ve kalsiyum eksikliği olanlarda kurşun emiliminin arttığını belirten Şık “Dolayısıyla, iyi beslenen bir çocuğun fizyolojisi yuttuğu kurşunun büyük bir kısmını dışkı yoluyla atabilirken, yoksul çocuğun bedeni aynı miktardaki kurşunu maksimum seviyede emiyor. Emilim ne kadar aç kalındığına bağlı olarak da artış gösterir; yani öğün atlayan, demir eksikliği olan ve acıkmış bir çocukta kurşun emilimi çok daha fazla olur” bilgisini verdi.
Bilişsel düzeyi düşüyor
Araştırmalar, maruziyet riskinin artmasıyla, düşük gelirli ailelerin çocuklarının, yüksek gelirli ailelerin çocuklarına kıyasla daha düşük bilişsel test puanları aldığını gösteriyor. Şık, kurşunun yoksulluk içinde doğan bir çocuğun o yoksulluktan eğitim veya bireysel beceri yoluyla kurtulma şansını (sosyoekonomik mobiliteyi) beyin mimarisini bozarak elinden aldığını belirterek “Sonuçta yoksulluk, yapısal eşitsizliği de biyolojik bir hasara dönüştürüyor” dedi.
Okullarda bir öğün ücretsiz yemeğin önemi
Raporda ücretsiz verilecek okul yemeğinin neden güçlü bir müdahale aracı olduğu açıklanarak; bu yönlü bilimsel referansın kurşunun gastrointestinal emilim kinetiği ile ilgili olduğu ifade ediliyor. Midenin doluluk oranının kurşun gibi ağır metallerin emilimini belirleyen en kritik faktör olduğuna dikkat çekilerek şu ifadelere yer veriliyor: “Aç karnına yutulan kurşunun emilim oranı tok karnına kıyasla daha yüksektir. Bu nedenle çocukların düzenli öğün tüketmesi ve midelerinin boş kalmaması, kurşun emilimini fiziksel olarak bloke eden kritik bir halk sağlığı müdahalesidir. Örneğin ABD’de eylül 2024’te sunulan ‘Güvenli Okul Yemekleri Yasası okul yemeklerindeki toksik kimyasalları azaltmayı amaçlamıştır.”
Tarama ve denetim yaygınlaşmalı
- Çocuklarda kan kurşun düzeyi taramaları yaygınlaştırılmalı: Özellikle yoksulluk, sanayi kirliliği gibi yüksek risk altındaki bölgelerde düzenli tarama programları oluşturulmalı.
- İçme suyu ve gıdalar toksik kimyasal maddeler açısından düzenli olarak izlenmeli ve denetlenmeli: Özellikle okullarda ve kreşlerde kullanılan suyun ve gıdaların güvenliği kamusal denetimin temel önceliklerinden biri olmalı.
- Yüksek riskli tüketici ürünleri sıkı biçimde denetlenmeli: Oyuncaklar, okul gereçleri, takılar, boyalar, seramik ve metal gıda kapları vb.
- Eski konutlar, okul binaları ve su tesisatları kurşun riski açısından taranmalı: Su boruları ve içme suyu altyapısı açısından kontrol edilmeli.
- Güvenli ve besleyici ücretsiz okul yemeği programları yaygınlaştırılmalı: Ücretsiz okul yemeği çocukların yetersiz beslenme nedeniyle toksik metallere karşı daha savunmasız hale gelmesini önler.
- Çocuk sağlığını esas alan bütüncül bir önleme politikası geliştirilmeli: Kurşun maruziyetini azaltmak için bütüncül bir kamusal yaklaşım benimsenmeli.
Evrensel'i Takip Et