Eğitim Sen çalıştay sonuçlarını açıkladı: 'Eğitim emekçileri güvencesizlik ve yoksulluk kıskacında'
Eğitim Sen’in çalıştay sonuçlarına göre eğitim ve bilim emekçileri düşük ücret, güvencesizlik ve artan iş yükü altında çalışıyor.
Eylem Nazlıer
[email protected]
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve yükseköğretim kurumlarında görev yapan genel idari, teknik ve yardımcı hizmetler sınıfındaki çalışanların sorunlarını ele aldığı çalıştayın sonuç metnini yayımladı. Çalıştayda, eğitim ve bilim emekçilerinin artan güvencesizlik, düşük ücretler ve ağırlaşan çalışma koşulları altında olduğu vurgulandı.
Sendika tarafından düzenlenen çalıştayda, eğitim alanında yaşanan dönüşümün emekçileri doğrudan etkilediği belirtilerek, kamusal hizmetlerin daraltıldığı, güvencesiz ve esnek çalışma biçimlerinin yaygınlaştığı ifade edildi. Açıklamada, eğitim hizmetinin piyasacı bir anlayışla yeniden yapılandırıldığına dikkat çekildi.
“Ücretler eriyor, eşitsizlik büyüyor”
Çalıştay sonuçlarına göre, artan enflasyon ve yaşam maliyetleri karşısında eğitim emekçilerinin maaşları hızla erirken, aynı kurum içinde farklı statüler arasında ciddi ücret uçurumları oluştu. “Eşit işe eşit ücret” ilkesinin ortadan kalktığı vurgulanan metinde, ek ödemeler ve sosyal haklardaki eşitsizliklerin gelir adaletsizliğini derinleştirdiği ifade edildi.
Güvencesiz istihdam ve artan iş yükü öne çıktı
Personel yetersizliği, artan iş yükü ve angarya çalışmanın yaygınlaştığı belirtilen çalıştayda, sözleşmeli ve güvencesiz istihdam biçimlerinin çalışanları belirsizlik içinde bıraktığı kaydedildi. Özellikle teknik ve yardımcı hizmetler sınıfında çalışanların görevde yükselme ve unvan değişikliği imkanlarından mahrum bırakıldığına dikkat çekildi.
“Liyakat zedeleniyor, keyfi atamalar artıyor”
Atama ve görevde yükselme süreçlerinde mülakat uygulamaları, kayırmacılık ve keyfi kararların yaygınlaştığı belirtilen metinde, liyakat ilkesinin ciddi biçimde aşındığı ifade edildi. Üniversitelerde idari kadroların kullanımının da bu sorunu derinleştirdiği vurgulandı.
Mobbing ve belirsiz görev tanımları yaygın
Net görev tanımlarının bulunmaması nedeniyle çalışanların görev alanları dışında işlere zorlandığı belirtilen çalıştayda, “amirin verdiği diğer işler” anlayışının angarya çalışmayı kurumsallaştırdığı ifade edildi. Bu durumun çalışanların psikolojik ve fiziksel sağlığını tehdit ettiği ve mobbingi artırdığı kaydedildi.
Sosyal haklarda eşitsizlik ve yetersizlik
Lojman, yemek, ulaşım ve kreş gibi sosyal haklara erişimde ciddi eşitsizlikler bulunduğu belirtilirken, özellikle kadın emekçiler açısından doğum izni ve bakım yüküne ilişkin düzenlemelerin yetersiz olduğu ifade edildi. İş sağlığı ve güvenliği önlemlerindeki eksiklikler de önemli sorun alanları arasında sıralandı.
“Parçalı istihdam tasfiye edilmeli”
Çalıştayda, farklı hizmet sınıflarına bölünmüş istihdam yapısının eşitsizliği derinleştirdiği, kurumsal aidiyeti zayıflattığı ve çalışma barışını bozduğu vurgulandı. Bu nedenle tüm eğitim ve bilim emekçilerinin “Eğitim Hizmetleri Sınıfı” altında birleştirilmesi gerektiği ifade edildi.
Ortak talepler sıralandı
Eğitim Sen, çalıştayda öne çıkan talepler arasında yoksulluk sınırının üzerinde ücret, kadrolu ve güvenceli istihdam, mülakatın kaldırılması, eşit işe eşit ücret, sosyal hakların genişletilmesi ve mobbinge karşı yasal düzenlemelerin yapılmasının yer aldığını açıkladı.
Ayrıca ücretsiz sosyal hakların artırılması, iş yükünün azaltılması, sendikal hakların genişletilmesi ve ihraç edilen emekçilerin göreve iade edilmesi de talepler arasında sıralandı.
“Bu sadece emek mücadelesi değil, eğitim hakkı meselesi”
Sonuç metninde, eğitim emekçilerinin yaşadığı sorunların yalnızca çalışma koşullarıyla sınırlı olmadığı, aynı zamanda eğitimde eşitlik ve demokratikleşme açısından da kritik olduğu vurgulandı. Eğitim Sen, taleplerin hayata geçirilmesi için mücadeleyi sürdüreceğini açıkladı.
Evrensel'i Takip Et