İşte NATO gerçekleri
Soğuk Savaş’tan bugüne NATO’nun rolü; Yugoslavya, Afganistan ve Libya müdahalelerinden Türkiye’deki tartışmalı yapılanmalara kadar uzanan geniş bir çerçevede yeniden tartışılıyor.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında sadece bir "savunma örgütü" olarak pazarlanan NATO’nun perde arkasında aslında ne var? Resmi söylemlerin dışına çıkarak NATO'nun küresel kapitalizmin bekasını sağlayan, ülkelerin iç politikalarını dizayn eden ve krizleri kendi çıkarları doğrultusunda yöneten bir hegemonya aygıtı olduğunu tarihsel belgeler ve olaylar ışığında inceliyoruz.
Soğuk Savaş'ın ardından Yugoslavya'nın bombalanması, Afganistan işgali ve Libya müdahalesi ile "barış" adına girilen topraklarda nasıl kalıcı yıkımlar bırakıldığını; bugün Ukrayna'da yaşananların NATO'nun doğuya doğru genişleme stratejisinden nasıl beslendiğine adım adım bakıyoruz.
Türkiye'nin NATO'ya giriş süreciyle başlayan stratejik bağımlılık ilişkisi, ittifakın en kritik etkilerinden birini oluşturmaktadır. Kontrgerilla (Özel Harp Dairesi) yapılanması eliyle gerçekleştirilen kanlı provokasyonlar, faili meçhuller ve iç siyasete yönelik müdahaleler, bu bağımlılığın içerideki doğrudan yansımalarıdır.
Bu siyasal düzene ve emperyalizme karşı en büyük tarihsel itiraz ise, '68 Kuşağı'nın ve Deniz Gezmiş'in önderlik ettiği "Tam Bağımsızlık" mücadelesiyle yükselmiştir.
NATO gerçekten uluslararası barışın teminatı mı, yoksa kesintisiz bir sömürü ve savaş döngüsünün merkezi mi?
(Evrensel)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...

Evrensel'i Takip Et