28.03.2026 12:38

EMEP Milletvekili Karaca Soma’da işçilerle buluştu: 'Bir değişim dönüşüm sürecindeyiz'

Maden işçileri ile Milletvekili Karaca’nın bir araya geldiği toplantıda, Soma’da özelleştirmeler sonucunda gelinen durum, dünya ve Türkiye’de yeraltı yerüstü zenginlikler için yaşanan savaşlar ve mücadele yöntemleri konuşuldu.

EMEP Milletvekili Karaca Soma’da işçilerle buluştu: “Bir değişim dönüşüm sürecindeyiz”

Fotoğraf: Evrensel 

Manisa — Emek Partisi (EMEP) Milletvekili Sevda Karaca Manisa’da maden işçileri ile bir araya geldi. Toplantıda maden işçilerinin Soma havzasında yaşadığı sorunlar ve çözüm yolları konuşuldu.

Toplantıda ilk olarak işçiler söz alıp yaşadıklarını dile getirirken kamuda çalışan bir maden işçisi, Soma’da 16 bine yakın maden işçisinin bulunduğunu bunun 700-800’ünün kamuda geri kalanının özelde olduğunu belirtti. Soma’da özelleştirmenin sonuçlarının yaşandığını dile getiren işçi, “2014’teki katliamda benim de akrabalarım, yakın arkadaşlarım öldü. Ama bunlar çabuk unutuldu. Biz bunun hesabını o günün sendikacılarından, işverenden ve kamu çalışanlarından soramadık” dedi.

Siyasi anlamda Türkiye’nin çok zor bir süreçte olduğunu ifade eden işçi, “İnsanlar bırakın sendikal mücadeleyi ‘işim olsun çalışayım’ durumunda. Sosyal haklarından vazgeçmiş durumda. Bunu nasıl çözeceğiz? Bilsek bile anlatamıyoruz” dedi.

“Bizim sendikamız da böyle olur mu dedim”

Açık ocak işçisi olduklarını belirten işçi, “Buralar kapanacak deniyor. O kadar madenci ne yapacak. Canı yanan eylem yapıyor, yanmayan bir şey yapmıyor. Biz sarı sendikacılık denen durumun önüne geçemedik. Kamuda bizim daha rahat olmamız lazım ama sendika bize bu kapıyı aralamıyor. Özel sektörde işten atılma korkusu var ama biz de bir şey yapamıyoruz” dedi. Geçen yıl Emek Kampında Mehmet Türkmen’le tanıştığını anlatan işçi, “Antep’te, o bölgede tekstil işçilerinin nasıl örgütlendiğini anlattı, hoşuma gitti. Biz de bu şekilde yapabilir miyiz? Sendikamız böyle olur mu diye düşündüm. ‘Sendika başkanları işçi maaşının üzerinde ücret almayacak dese’ kimse bu işi yapmaz. Bir şeyler yapıyoruz ama aşamıyoruz. Sendikal anlamda Soma’da çok zor durumdayız” dedi.

Kamuda çalışan bir başka maden işçisi, “Masraflar arttı, Baş mühendis, ‘İşçi evde kalsın gelmesin daha çok kâr ediyoruz’ diyor. ‘Bu bizim suçumuz mu’ diye sorduğumuzda herkes topu birbirine atıyor. Soma ithal kömürle baş edemediği sürece yok olacaktır. İşsizlikle insanı terbiye ediyorlar” dedi. TKİ’nin toplam 28 milyar alacağının tahsil edilmediğini ifade eden işçi, “O da bize zarar olarak yansıtılıyor. Artık arkadaşlar makinelere yedek parça alamıyor, eski makinadan söküp diğerine takıyor” dedi. İş yerinde bunları konuşamadıklarını dile getiren işçi, “Devlette çalıştığı için ‘başka kuruma giderim’ diyor. Ayrıca bir şekilde bu sorun çözülür diye bakıyor” dedi.

“İş siyasete gelince bölünüyoruz”

Bir başka kamu işçisi, Soma’da yıllarca “Devletçiler şunu alıyor, bunu alıyor, çalışmadan para alıyor” denildiğini belirterek, “Herkes girmeye çalıştı. Eskiden cemaatler üzerinden girerlerdi, şimdi AKP üyeliği yetiyor. İçerde bile cemaat ve particilik üzerinden bölünme var. Sohbet ederiz, yeriz içeriz ama iş siyasete gelince orada bölünme var” dedi.

Soma’daki sorunları tartışmak için 30 yıl öncesine gitmek gerektiğini belirten işçi, “Santral özelleştirilirken eylemlere destek olunmadı, esnaftan ses çıkmadı. Ne zaman ses çıkaracağız? Bütün siyasi partiler için söylüyorum bir şey yapan yok. Maden işçisi bugünkü haklarını aldıysa o yaşamını yitiren işçilerin sayesinde. İki asgari ücret 5-10 işçinin durmadan ses çıkarmasıyla oldu. Özel sektörde bir şey oluyor kamu gelmiyor, kamuda bir şey oluyor özel sektör gelmiyor. Ayrıştırdılar bizi” dedi.

Soma’daki patronların işçileri iktidara karşı bir silah olarak kullanıp teşvik alma peşinde olduğunu ifade eden işçi, “‘Çift askeri ücret fazla’ dediler istediklerini yapamadılar şimdi termik santral üzerinden yapmaya çalışıyor sermaye” dedi. İşçi eylem yaparak haklarını alan Polyak işçisinin şimdi ekmeği ile tehdit edildiğini, işsiz bırakılarak cezalandırılmak istendiğini sözlerine ekledi.

“Maden sahaları kapatılmıyor yenileri açılıyor”

Toplantıda konuşan Emek Partisi Milletvekili Sevda Karaca, sadece Türkiye’de değil hem bölgede hem de genel olarak dünyada yer altı ve yer üstü zenginliklerinin kimin tarafından çıkarılacağı ve hangi yollarla taşınacağının savaşının yürütüldüğüne dikkat çekti. Türkiye’de de nerelerin maden sahası olacağı ve nasıl işletileceğine dair yeniden harita çıkarıldığını hatırlatan Karaca, “Örgütlü hareket etmeye çalışan, sorumluluğu daha fazla olan işçiler olarak ayağımızı bastığımız yerle memleketin toplamını bir bütün olarak düşünmeliyiz. Bugün Ege ve İç Ege’deki maden sahalarının kapatılması değil ama biçim, içerik değiştirmesi, Doğu ve Kuzey Anadolu’ya uzanan hatta, uluslararası sermayenin davet edildiği bir durum söz konusu. Sermaye grupları arasında da bir savaş var bu yüzden. Yeni rant alanları açılıyor. Uluslararası tekeller, yerli işbirlikçiler olmadan işçiyi ikna edemeyeceklerini bildikleri için yeni bir düzenek kuruyorlar” dedi.

“Türkiye NATO’nun lojistik merkezi durumuna getirildi”

Ortadoğu’da savaşın sürdüğünü ve Türkiye’nin bir bütün olarak NATO’nun lojistik merkezi durumuna getirildiğini belirten Karaca, “Yeni maden sahaları aynı zamanda güvenlik alanları olarak betimlendi. Soma’da yaşananların da bununla ilgisi var. Kürt sorununda çözüm tartışmaları var. Bölgedeki halkı ucuz iş gücü haline getirmek anlamında da bir önemi var” dedi.

Sendikal bürokrasinin oldukça uğursuz bir rolü olduğunu dile getiren Karaca, “Dertler arttıkça birleşme zemini ortaya çıktıkça onu yok etme işlevi görüyor. İşsizlik büyük mesele, yoksulluk arttı. ‘Hiç değilse işim kalsın’ diyerek geri çekiliyor işçi. Patronlar da sıkışmış durumda ve onlarla iş birliği halinde olan yerel sermaye grubu da bir daralma yaşıyor. Siz öncü işçilerde de ‘bu işçiden bir şey olmaz’ duygusunu tetikleyecek açık politik bir hat yürütülüyor” dedi.

“Bugün geldiğimiz noktanın 30 yıldır adım adım planlanan bir durum olduğunu Soma halkının ve işçilerinin köleleştirildiğini siz anlatıyorsunuz herkes rolünü iyi oynadı biz rolümüzü iyi oynamadığımız için böyle” diyen Karaca, bu değişim dönüşüm dönemecinde tek tek işletmelerde yeniden ve başka düzeyde başlayacak mücadeleye yön vermenin aracının sadece a, b, c sendikası değil işçinin kendi komitesi olduğunu vurguladı.

“Soma ve Somali aynı yer artık”

İthal kömürün Rusya dışında Somali’den de geldiğini belirten Karaca, “Orada Türkiye’nin, 17 ayrı yerde güvenlik üssü var. Asker eli ile ithal kömür getiriyorlar. Somali ve Soma aynı yer artık. Somalileri köleleştirerek çalıştırdıkları için kömür ucuza geliyor” dedi.

Soma’da işçi sınıfının kazanımlarına ve yeraltı yerüstü zenginliklerine bir saldırı olduğunu belirten Karaca, “İşçi sınıfının da bir çıkış arayışı var. Bizim bugün yapacağımız en temel şeylerden bir tanesi, ’AKP mi işe aldırdı, MHP mi’ gibi şeyleri bırakıp daha birleştirici olmamız. Sürekli yerli milli enerji diyorlar. İliç’de Cengiz Holding ile Anagold ile yaptığınız ne kadar yerli ve milli? Bunu işçiler artık biliyor. O yüzden bizim bir araya gelmekten başka bir seçeneğimiz yok” dedi.

(Evrensel)

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
28.03.2026 10:15

Koza Holding zehir saçıyor: Murat Nehri havzası risk altında

Koza Holding’in Diyadin Mollakara’da siyanürle yürüttüğü altın madeni faaliyeti Murat Nehri havzasını tehdit ediyor. Kirliliğin en büyük etkisinin Muş ve Ağrı’da hissedileceği belirtiliyor.

Koza Holding zehir saçıyor: Murat Nehri havzası risk altında

Fotoğraf: MA

28.03.2026 10:09

Resmi Gazete'de yayımlandı: Suriye'de sermayeye gümrük kapısı açılıyor

Cumhurbaşkanı kararıyla Suriye’de Türk sermayesi için gümrük kapısı açıldı; Suriyeli emekçiler ucuz işgücü riskiyle karşı karşıya.

Resmi Gazete'de yayımlandı: Suriye'de sermayeye gümrük kapısı açılıyor

Fotoğraf: Mustafa Kamacı/TCCB

28.03.2026 08:05 / Güncelleme: 09:05

Uşak Belediyesi önünde ‘demokrasi’ nöbeti başladı

Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın da aralarında bulunduğu 13 kişinin gözaltına alınmasının ardından belediye önünde çadırlar kuruldu, 'demokrasi' nöbeti başladı.

Uşak Belediyesi önünde ‘demokrasi’ nöbeti başladı

Fotoğraf: ANKA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!