Koza Holding zehir saçıyor: Murat Nehri havzası risk altında
Koza Holding’in Diyadin Mollakara’da siyanürle yürüttüğü altın madeni faaliyeti Murat Nehri havzasını tehdit ediyor. Kirliliğin en büyük etkisinin Muş ve Ağrı’da hissedileceği belirtiliyor.
Fotoğraf: MA
Ağrı — Ağrı’nın Diyadin ilçesine bağlı Mollakara köyünde, Koza Holding tarafından Murat Nehri'nin kollarının ortasında 470 hektarlık alanda kurmak istediği 3 maden işletme ocağı için ayrı ayrı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu verilmesinin ardından, çalışma başlatıldı.
2 bin 211 sayfalık ÇED raporunda yer alan verilere göre 4 yılda 44 milyon metreküp suyun kirletileceği ve 1 milyon kilogram toprağın kirletilerek yalnızca 0.65 gram altın elde edileceği belirtildi. Başlatılan çalışmalara ekolojistler, sivil toplum örgütleri ve siyasi parti temsilcileri tepki gösterdi. Maden sahasının aktif fay hatlarına yakınlığına ve siyanür kullanımının Murat Nehri’ne karışma riskine dikkat çekildi.
“Doğa yerine maden tercih ediliyor”
DEM Parti Ağrı Milletvekili Nejla Demir, altın aramalarında siyanür başta olmak üzere çok sayıda kimyasal kullanıldığını belirterek, bunun doğa ve yaşam alanları için ciddi riskler taşıdığını söyledi. Diyadin’de yürütülen faaliyetlerin bölge halkına fayda sağlamayacağını ifade eden Demir, “Sürdürülebilir bir ekonomi için doğanın korunması gerekir. Bölge halkı büyük ölçüde hayvancılıkla geçiniyor. Meraların yok edilmesi yerine bu alanların korunması ve desteklenmesi gerekir” dedi.
Fotoğraf: MA
Maden sahasının Murat Nehri’ne çok yakın bir noktada bulunduğunu hatırlatan Demir, “İtirazlar sonrası sahayı yalnızca birkaç on metre geri çekmek sorunu çözmez. Bu yaklaşım, bölgedeki riskleri ortadan kaldırmıyor” diye konuştu.
Maden faaliyetlerinin yaratacağı tahribatın yalnızca bölgeyle sınırlı kalmayacağını vurgulayan Demir, “Bir ormanın yok edilmesi, su kaynaklarının kirletilmesi herkesin ortak sorunudur. Türkiye’nin farklı bölgelerinde benzer tahribatlar yaşanıyor. Bu nedenle daha geniş bir mücadeleye ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.
“Murat Nehri yaşam kaynağıdır”
Meşe Derneği Genel Başkanı İhsan Aytemiş de maden sahasında incelemelerde bulunduklarını belirterek, siyanürle altın çıkarma faaliyetlerinin ciddi riskler barındırdığını söyledi. Murat Nehri’nin Fırat Nehri’nin bir kolu olduğunu hatırlatan Aytemiş, “Bu nehir geniş bir coğrafya için yaşam kaynağı. Siyanürün suya karışması uzun yıllar sürecek bir kirliliğe yol açabilir” dedi.
Fotoğraf: MA
Benzer örneklerde ciddi çevre felaketleri yaşandığını ifade eden Aytemiş, “Uşak’ta su kaynaklarının tükenmesi, Erzincan İliç’te yaşanan göçük bu riskleri gösteriyor. Bu tür projelerin sonuçları telafisi zor zararlar doğuruyor” diye konuştu.
Muş Ovası’nın tarımsal önemine de dikkat çeken Aytemiş, bölgedeki birçok yerleşimin içme suyunu Murat Nehri’nden karşıladığını belirtti. Aytemiş, “Doğa yoksa yaşam yoktur. Bu nedenle tüm kesimlerin doğayı koruma konusunda sorumluluk alması gerekiyor” dedi.
(MA)

Evrensel'i Takip Et