TTB'nin Beyaz Yürüyüşü Ankara'da sona erdi: 'Emeğimizin ve mesleğimizin değer görmesini istiyoruz'
TTB’nin 11 Mart’ta Diyarbakır’dan başlattığı “Beyaz Yürüyüş” Ankara’da sona erdi. Açıklamada hekimlerin böyle bir sağlık sistemine razı olmadığı vurgulanarak; “Emeğimizin ve mesleğimizin değer görmesini istiyoruz” denildi.
Fotoğraf: Evrensel
Ankara – Türk Tabipleri Birliği (TTB)’nin 11 Mart’ta Diyarbakır’dan başlattığı “Beyaz Yürüyüş” Ankara’da sona erdi. Çok sayıda ilden tabip odalarıyla Ankara’da buluşan hekimler, “Adaletin hakim olduğu, laik, demokratik, barış içinde bir ülkede emeğimizin ve mesleğimizin değer görmesini istiyoruz” yazılı pankartıyla Hacettepe Tıp Fakültesi’nden Sıhhiye Meydanı’na yürüdü.
TTB’nin 14 Mart Tıp Bayramı’nda sona eren ‘Beyaz Yürüyüş’üne; Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Birlik ve Dayanışma Sendikası (BDS), CHP Sağlık Politikalarından Sorumlu Gölge Bakan ve Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, CHP Ankara Milletvekili Aylin Yaman, DEM Parti Ağrı Milletvekili Heval Bozdağ, DEM Parti Bitlis Milletvekili Hüseyin Olan ve SOL Parti Başkanlar Kurulu Üyeleri İsmail Hakkı Tombul ve İlknur Başer katıldı.
“AKP’nin eseri yenidoğan çetesi”
Fotoğraf: evrensel
Yürüyüşe Osmaniye, Batman, Bursa, Edirne, Tekirdağ gibi çok sayıda ilden gelen tabip odalarından yüzlerce hekim katıldı. Hekimler yürüyüş boyunca; “Emek bizim, söz bizim”, “Savaşa değil, sağlığa bütçe”, “Sağlıkta ticaret ölüm demektir”, “Yaşamak yaşatmak istiyoruz”, “Çalışırken ölmek istemiyoruz”, “Susmuyoruz korkmuyoruz hiçbir yere gitmiyoruz”, “Asistan hekim köle değildir”, “AKP sağlığa zararlıdır”, “TTB susmadı, susmayacak”, “AKP’nin eseri yenidoğan çetesi”, “Sağlık haktır satılamaz”, “Parasız sağlık bizim olacak”, “Hekimler köle değildir”, “Parasız eğitim, parasız sağlık”, “Sermayeye değil sağlığa bütçe”, “Sağlıkta şiddet sona ersin” sloganlarını atarken; taleplerinin yazılı olduğu dövizleri taşıdı.
“14 Mart tarihtir, direniştir, sorumluluktur”
Açıklamayı TTB MK Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap ile II. Başkan Dr. Pınar Saip okudu. Hekimliğin insan sağlığına adanmış bir meslek olmanın ötesinde topluma karşı bir sorumluluk olduğunu ifade eden Dr. Azap, “Bugün 14 Mart 1827'de Ülkemizde modern tıp eğitiminin başladığı gündür. Ancak çok iyi biliyoruz ki bu sıradan bir takvim günü değil. Ve dünyada başka bir ülkede de kutlanan bir gün değil. İlk defa 14 Mart 1919'da işgal altındaki İstanbul'da Tıbbiyelilerin, Tıp Öğrencilerinin ‘Bu ülke bizimdir’ diyerek ayağa kalktığı bir gün. Bu açıdan 14 Mart tarihtir, direniştir, sorumluluktur. Tıbbiyeliler o gün bir okulun kuruluşunu kutlamadı. Bize bir şey söylediler. Hekimlik yalnızca hasta tedavi etmek değildir. Hekimlik aynı zamanda toplumun, ülkenin geleceğine sahip çıkmaktadır. İşte biz bugün Ankara'da o geleneğin mirasçısı hekimler olarak buradayız” dedi.
“Sağlık sistemi 14 Mart’ı kutlamaya izin vermiyor”
Fotoğraf: Evrensel
“Bu ülkede sağlık sisteminin hali ne yazık ki gerçek bir kutlamaya izin vermiyor” diyerek konuşmaya devam eden Dr. Azap, “ Ülkemizde sağlık alanında çok ciddi sorunlar yaşandı.Yıllardır uygulanan ve adına sağlıkta dönüşüm programı denilen politikalar sağlığı bir insan hakkı olmaktan çıkardı. Alınıp satılan bir meta haline getirdi. Sağlık hizmetini toplumun ihtiyaçlarına göre değil, piyasanın ihtiyaçlarına göre düzenledim. Koruyucu sağlık hizmetleri geri planı itildi. Bölgeye dayalı bütünleşik sağlık hizmeti sunan sağlık ocaklarımız kapatıldı. Yerine bireye yönelik tanı ve tedavi hizmeti sunan aile sağlığı merkezleri açıldı” diye ifade etti.
“Sağlık alanında göstergeler kötüye gidiyor”
Kamu kaynaklarının özel sağlık sektörüne aktarıldığını ifade eden TTB Başkanı, “Bugün hastalar randevu bulamıyor. Muayene süresi birkaç dakikaya sıkıştırılıyor. Sağlık çalışanları, hekimler aşırı iş yükü altında eziliyor. Hastalar ve hekimler karşı karşıya getiriliyor. Sağlıkta şiddet sıradanlaşmış durumda” diyerek; sağlık göstergelerinin kötüye gittiğini ifade etti.
Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının tükendiğini ifade eden Azap, “Bu sistem halkın sağlığını bozmakla kalmıyor. Aynı zamanda sağlık çalışanları, hekimleri tüketiyor. Genç hekimler ülkeyi terk etmeyi düşünüyor. Deneyimli hekimler emekli maaşlarıyla geçinemediğinden emekli olamıyor” diye konuştu.
“Böyle bir sağlık sistemine hekimler razı değil”
Fotoğraf: Evrensel
Açıklamanın diğer yarısını okuyan Dr. Pınar Saip ise, böyle bir sağlık sistemine razı olmadıklarını ifade ettiği açıklamada, “Çünkü biliyoruz ki iyi hekimlik yapılamayan bir sistem iyi bir sağlık sistemi değildir. Ama biz sadece eleştirmiyoruz. Biz sadece sorunları söylemiyoruz. Biz çözümler de sunuyoruz. Başka bir sağlık sistemi mümkündür. Bu ülkenin bunu sağlayıp yeterli bilgi birikimi vardır” dedi.
“Gelecek ve şiddet korkusu yaşamadan çalışmak istiyoruz”
Dr. Saip, “Sağlık hizmeti bir ticaret sektör değil. Kamu sahibi hak olarak bu ülkede yaşayan herkese eşit, ücretsiz, ulaşılabilir, ana dilinde ve nitelikli olarak verilmelidir. Hekimler ve sağlık çalışanları mesleki bağımsızlıklarını koruyabilsin. Gelecek kaygısı olmadan, şiddet korkusu yaşamadan çalışabilsin. Tek kaygımız hastalarımızın sağlığı olsun. Bunun için yapılması gerekenler bellidir. Böyle bir sağlık sistemi için sağlıkta özelleştirilmeye son verilmelidir. İki SGK'nın özel hastanelerden hizmet alımı durdurulmalıdır. Üç sağlık için ayrılan kamu sal kaynaklar kamu sağlık sistemi için kullanılmalıdır. Dört birinci basamak sağlık hizmetleri kamu binalarında hem sayıca hem nitelik açısından güçlendirilmelidir. Sevk zinciri kurulmalıdır” diye konuştu.
“Eşit, ulaşılabilir ve ücretsiz sağlık mümkün”
Açıklamanın ardından KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, DİSK Ankara Bölgeler Temsilcisi Tayfun Görgün de yaptıkları konuşamalarında bir arada mücadelenin önemine dikkat çekti. CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala da yaptığı konuşmasında TTB tarafından hazırlanan sağlıkta şiddet yasa tasarısının Meclis’e verdiklerini ancak Genel Kurula inmeyi beklediğini söyledi. Pala, “Nedense bütün ısrarlarımıza rağmen bu Genel Kurula inmiş değil” dedi. CHP’li Pala konuşmasının devamında; kamucu, eşit, ulaşılabilir bir sağlık sisteminin mümkün olduğunu söyledi.
(Evrensel)Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et