28.02.2026 15:47

Katliamın 170'inci ayı: Roboskî'yi hatırlatmaya devam edeceğiz

Roboski Katliamı’nın 170’inci ayında konuşan Roboskî için Adalet Girişimi üyesi Tanju Gündüzalp, “Roboski devletin tarihsel ‘cezasızlık paradigmasının’ merkez üslerindendir” dedi.

Katliamın 170'inci ayı: Roboskî'yi hatırlatmaya devam edeceğiz

Fotoğraf: MA

Ankara – Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboskî köyünde 28 Aralık 2011 tarihinde savaş uçaklarının bombardımanı sonucu aralarında çocukların da olduğu 34 kişi katledildi. Katliamın aydınlatılması için kurulan Roboskî İçin Adalet Girişimi, her ay olduğu gibi katliamın 170’inci ayında da Sakarya Caddesi’nde bir araya geldi. “Roboskî’yi unutma unutturma” sloganlarının atıldığı eylemde Roboskî için Adalet Girişimi üyesi Tanju Gündüzalp basın açıklamasını okudu.

Aradan geçen 5 bin 176 günlük sürecin sistematik bir hukuki güvenlik krizinin tarihi olduğuna dikkat çeken Gündüzalp, “28 Aralık 2011 gecesi, devletin kendi savaş uçaklarıyla, kendi sınırları içerisinde, kendi yurttaşlarını bombaladığı o karanlık andan bu yana geçen 14 yılı aşkın süre ‘istisna halinin normalleşmesi’dir. Roboskî, sadece bir sınır köyünün acısı değil, Türkiye’nin demokrasi, hukuk ve insan hakları 170 aylık karanlık; Roboskî Katliamı ve sınavındaki en ağır ‘içten çöküş’ noktalarından biridir. Hukukun güvenlikçi paradigmaya kurban edildiği bu 170 ay, devlet mekanizmasının adaleti bir ‘sis perdesi’ arkasına nasıl gizlediğinin tarihsel belgesidir” dedi.

“Yaralılar ölüme terk edildi”

Gündüzalp, “TSK’nin bu rotayı bildiği ve kurbanların her gün aynı yolu kullandığı gerçeğine rağmen operasyon emri verilmiştir. Katliamın hemen ardından bölgeye sağlık ekiplerinin girişi engellenmiş, bombalamadan sağ kurtulabilecek yaralılar saatlerce yardımsız bırakılıp donarak ölüme terk edilmişlerdir. Medyanın 24 saat süren sessizliği ve cenazelerin aileler tarafından katır sırtında taşınması, devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü tamamen terk ettiğinin en somut kanıtlarıdır” sözlerini kullandı.

“BM hükümetten savunma talep etti”

Roboskî sürecinin, yürütme, sivil-askeri yargı ve uluslararası mekanizmaların el birliğiyle ördüğü bir "cezasızlık zırhı" olarak tarihe yazıldığını dile getiren Gündüzalp, Meclis Uludere Alt Komisyonu’nun tüm verilere rağmen idari sorumluluğu “siyasi bir manevrayla” örtbas ettiğine vurgu yaptı. Gündüzalp, şöyle devam etti: “Askeri Savcılık; 2014’te ‘kaçınılmaz hata" kılıfıyla takipsizlik kararı alarak yargısal süreci tıkamıştır. Anayasa Mahkemesi (AYM); 2015 yılında yaşam hakkı ihlalini incelemek yerine, vekaletnamelerde ‘2 günlük gecikme’ gibi şekilci bürokrasiyi bahane ederek başvuruyu reddetmiştir. AİHM; 2018’de ‘iç hukuk yollarının tüketilmediği’ gerekçesiyle kabul edilemezlik kararı vererek, yerel cezasızlık rejimine uluslararası bir onay sunmuştur. Bugün ise, 9 Nisan 2021’de yapılan ‘yeni delil’ temelli başvurusu halen derdesttir ve 2023’te çalışmaya başlayan Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi ise hükümetten savunma talep etmiştir.”

“Roboski cezasızlık paradigmasının merkez üssü”

“Roboski; devletin tarihsel ‘cezasızlık paradigmasının’ merkez üslerindendir” diyen Gündüzalp, sözlerini söyle sürdürdü: “1915’ten Zilan ve Dersim’e, 33 Kurşun’dan Madımak, Suruç ve Ankara Gar katliamlarına, faili saklı, suçu sabit bir zincirin halkasıdır. Devlet, Gazze’deki katliamları uluslararası mekanizmalarda haklı olarak eleştirirken, kendi sınırları içindeki Roboski’de halkını katletmesinin üzerine "sis perdesi" çekmesi siyasal bir samimiyet krizidir. Talebimiz; toplumsal barışın ve asgari hukuk normlarının sağlanmasıdır. Bu; cezasızlığın bitirilmesi, hakikatle yüzleşme, hukuki iyileştirme ve baskıların son bulması olarak sıralanabilir. Devlet ve iktidar şiddetine karşı, tüm katliamlar için adaleti sağlayacağımız güne kadar, ‘İnsan olarak ne yapabilirim?’ sorusunu soran herkesle her ayın 28. günü Roboski katliamını hatırlatmaya da adalet sağlanana, cezasızlığa son verilene, halklar özgür ve eşit bir yaşamı kuruncaya, yönetenler hakikatle yüzleşinceye kadar açıklamalarımıza da devam edeceğiz. Unutmadık, unutmayacağız,unutturmayacağız.”

(MA)

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
28.02.2026 13:14

Zonguldak Alaplı’daki atık bertaraf tesisi için Danıştay son noktayı koydu: 'Erdemir cürufu tehlikeli atıktır'

Danıştay, Zonguldak Alaplı’daki cüruf tesisine verilen “ÇED gerekli değildir” kararının iptalini onadı. Erdemir çelikhane atıkları yargı kararıyla “tehlikeli atık” sayıldı.

Zonguldak Alaplı’daki atık bertaraf tesisi için Danıştay son noktayı koydu: “Erdemir cürufu tehlikeli atıktır”

Fotoğraf: Karadeniz Çevre Gönüllüleri Platformu 

28.02.2026 12:05 / Güncelleme: 12:39

29 Şubat Nadir Hastalıklar Günü: Nadir görülüyor, teşhisi yıllar alıyor

Toplumun yüzde 5-8’ini etkileyen nadir hastalıkların teşhisi ve tedavisi zor. Türk Toraks Derneği, bu hastalıkların doğru politikalar ve iş birliğiyle ele alınması gerektiğini vurguladı.

29 Şubat Nadir Hastalıklar Günü: Nadir görülüyor, teşhisi yıllar alıyor

Fotoğraf: Türk Toraks Derneği 

28.02.2026 13:21 / Güncelleme: 13:30

Bu hafta ne oldu? (28 Şubat 2026)

Ramazan sofrası 2 bin 500 liraya kurulurken, açlık sınırı 32 bin liraya, işsizlik yüzde 30'a yükseldi. Bürokratlar 4 maaş alırken, gazeteciye tutuklama, muhalefete fezleke düştü. Gerçekten aynı gemide miyiz?

28.02.2026 13:22

8 Mart’a giderken ODTÜ'lü kadınlar: Cezasızlığa son, etkin CİTÖB istiyoruz

ODTÜ Biyolojik Bilimler'de 8 Mart'a giderken bir araya gelen kadın öğrenciler, akademide taciz ve şiddete karşı süreçlerin hızlı ve şeffaf bir biçimde yürütülmesi, CİTÖB'ün etkin bir biçimde kullanılmasını, cezasızlığa son verilmesi çağrısı yaptı.

8 Mart’a giderken ODTÜ'lü kadınlar: Cezasızlığa son, etkin CİTÖB istiyoruz

Fotoğraf: Wikimedia Commons

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!