Bu hafta ne oldu? (28 Şubat 2026)
Ramazan sofrası 2 bin 500 liraya kurulurken, açlık sınırı 32 bin liraya, işsizlik yüzde 30'a yükseldi. Bürokratlar 4 maaş alırken, gazeteciye tutuklama, muhalefete fezleke düştü. Gerçekten aynı gemide miyiz?
Bakan iftar sofrasına giderken yanında ayaklı parti afişi götürmüş.
Üstünde de ‘niyetimiz bir, inancımız bir, yolumuz bir’ yazıyor.
Ancak iftar soframız, Saray’la bir değil tabi.
Bu sene bir çeşit ana yemekli, asgari bir iftar sofrası kurmanın maliyeti neredeyse 2500 lira. Hurmanın kilosu 1000 liraya dayandı.
Bürokratlar işçi aileleriyle poz kesedursun, bu hafta Türk İş açlık sınırını açıkladı. Buna göre şubatta açlık sınırı 32 bin lira, yoksulluk sınırı 105 bin lira oldu. Yani dört asgari ücretli, ancak bir yoksul ediyor.
Bir de işsizlik... Bu hafta açıklanan verilerle, DİSK’e göre geniş tanımlı işsizlik yüzde 30’a dayandı. 12 milyona yakın kişi işsiz. Her 10 işsizden 8’i ödenek alamıyor.
Yani ne niyetimiz ne yolumuz bir...
Laiklik hala hedefte
On milyonlar geçtik yoksulluğu, açlıkla boğuşurken iktidarın niyeti de işçi sofralarına hurmanın giremiyor olması değil tabi. Okullardaki Ramazan süslemeleri! Bu hafta bir veli, zil sesinin ilahi ile değiştirilmesine itiraz ettiği için gözaltına alındı. Bahçeli’yse grup toplantısında Laikliği Birlikte Savunuyoruz bildirisini hedef aldı.
“Sütü hamuru lekeli güruh” dedi, “Bunlarda hiç mi utanma duygusu kalmadı?” dedi.
Utanıyorlardır elbette. Mesela emekliler için en fazla 6 bin liralık bayram ikramiyesi konuşulurken aynı anda hem Diyanet’te hem YÖK’te hem İslam Araştırmaları Merkezinde görev yapıp 4 maaş alan Murteza Bedir’in durumundan utanılmayacak gibi değil!
Partisine sadık devlet yetkilileri
Ancak belli ki utançlarımız da bir değil. Bu hafta yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, AKP önlüğü giyip iftar kumanyası dağıttı. Geldiğimiz noktada çok enteresan gözükmeyebilir ama içişlerinin bir numaralı yetkilisi, iktidar partisinin yeleğiyle dolaşıyor.
İktidara göre yargı bağımsız, işler tıkırında. Mesela bu hafta yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gazeteci Alican Uludağ’ın hukuksuzluklarla dolu tutukluluğuna ilişkin “Süreç tamamen bağımsız yargının kontrolünde” dedi!
Hâl böyle olunca en temel demokratik haklar da ayaklar altına alınabiliyor. Örneğin bir muhalefet vekili, ülkenin adalet bakanına soru soramıyor. Bu hafta CHP Milletvekili Murat Emir’in dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle hazırlanan fezlekede Emir’in, Akın Gürlek’e soru sorması “kamu görevlisine hakaret” sayıldı.
Yeni anayasa taslağı hazırlandı
İşte bu yoksulluk ve baskı düzenini kurumsallaştırarak ‘anayasal güvence’ altına alma çabaları da hızlanıyor. Daha önce bir taslak hazırlığı olmadığı iddia edilse de, iktidar medyasına göre yeni anayasa taslağı hazırlandı ve Erdoğan’a sunuldu. Taslağın içinde ne var bilmiyoruz tabi ama şu üç dakikada konuştuklarımız, bize bazı ipuçları veriyor.
Gazeteci Alican Uludağ’ın tutukluluğunun gösterdiği üzere, bunların konuşulması bile istenmiyor.
13 Ağustos 2025’te gazetemizin İzmir Temsilciliğine silahlı saldırı düzenlenmişti. Bu hafta, saldırının azmettiricilerinin belirlenmesi için yapılan suç duyurusu savcılık tarafından reddedildi. Zaten tetikçi de sadece 106 gün sonra serbest bırakılmıştı!
Çünkü ne niyetimiz ne yolumuz ne soframız ne de bindiğimiz gemi bir!
(Evrensel)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et