TTB'den, özel hastane çetesi skandalı sonrası komisyon raporuna eleştiri: Komisyon görevini yerine getiremedi
TTB, özel hastane çetesi skandalına ilişkin Meclis komisyonu raporunu eleştirdi. Raporda somut tespitlerin yer almadığı, sorunun kaynağının belirlenmediği belirtilen açıklamada komisyonun görevini yerine getirmediği tespit edildi.
Fotoğraf: TTB
Gözde Tüzer Korkmaz
[email protected]
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Hukuk Bürosu, özel hastane çetesi skandalına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde hazırlanan komisyon raporuuyla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada raporda somut tespitlerin yer almadığı, sorunun kaynağının belirlenmediği belirtilerek komisyonun görevini yerine getirmediği tespiti yapıldı.
İstanbul’da çok sayıda bebeğin aralarında hekimlerin ve sağlık çalışanlarının da olduğu bir çete tarafından anlaşma yapılmış özel hastanelerin yenidoğan yoğun bakım ünitelerine yönlendirilmesi, bu yolla Sosyal Güvenlik Kurumu ile ailelerden haksız gelir elde edilmesi ve bebeklerin bir kısmının yoğun bakım takipleri sırasında yaşamını yitirmesi ile ilgili “sağlıkta ticari çeteleşme” skandalına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde hazırlanan komisyon raporu 5 Şubat 2026 günü yayımlanmıştı.
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Hukuk Bürosu, komisyon raporuna ilişkin değerlendirme raporu hazırladı
Değerlendirmede, bir yıldan fazla zaman geçmesine karşın TBMM komisyon raporunda somut tespitlerin yer almadığı vurgulandı.
Mevzuat ve denetim mekanizmaları sıralanırken, hekimlerin mesleki etik denetimini yapma yetkisine sahip tek kurum olan TTB’nin ilgili kanununa dahi yer verilmediğine dikkat çekilen değerlendirmede şöyle denildi: “Sorunun kaynağının belirlenmemesi, benzer olayların yeniden yaşanmaması için yapılması gerekenleri belirlemek için kurulan komisyonun görevini yerine getirmesine de engel olmuştur. Raporda, komisyonda görüşlerine başvurulan kurumların paylaştığı bilgiler, öneri ve eleştirilere hiç yer verilmemesi tercihin göstergelerindendir.”
TTB’nin iddianamenin kabulü sonrası yaptığı girişimlerin de hatırlatıldığı değerlendirmede, özel sağlık kuruluşlarına yönelik yaptırımların “para cezası” temelinde uygulanması nedeniyle hastanelerin gerekleri yerine getirmemelerinin önünün açıldığı belirtildi. Değerlendirmede rapor ile TTB’nin edindiği bilgiler birlikte ele alındığı varılan tespitler de maddeler halinde sıralandı.
Rapor ile TTB’nin aşamalarda edindiği bilgiler birlikte ele alındığında varılan tespitler şöyle:
- 27.03.2023 günlü CİMER başvurusunun İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 05.05.2023 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Şubesi’ne iletilmesi ile yetinildiği ve ilk andan itibaren idari bir işlem başlatılmadığı,
- Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada 20.06.2023 tarihinde başlatılan iletişimin tespiti kararı kapsamında ilk andan itibaren, süregelen usulsüzlük ve denetimsizliğin rahatlığıyla hareket edildiği,
- Soruşturma birimlerinin bilgilendirmeleri üzerine 20.09.2023 günlü İstanbul Valisi’nin oluru ile 25.09.2023 tarihinde Olağandışı Denetim Komisyonu kurulduğu, denetimler sonucunda yenidoğan uzmanları tarafından hazırlanan raporlarda ilgili sağlık kuruluşlarının altyapılarının yenidoğan yoğun bakım hizmeti vermeye elverişli olmadığı, tamamında fiilen yenidoğan uzmanı bulunmadığı, tıbbi cihaz ve donanım yetersizlikleri olduğu,
- Yataklı Sağlık Tesislerinde Yoğun Bakım Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ ile belirlenen koşulların bulunmadığı, ölen bebeklerin dosyalarında bilgi eksiklikleri olduğu, ancak bununla birlikte bildirim zorunluluğu nedeniyle Bebek Ölüm Komisyonu’na iletilen bilgilerin değerlendirilmesinde de eksikliklerin olduğu, bebeklerin durumuyla uyumlu olmayan hasta dosyalarına rastlandığı,
- 2023 yılının haziran ve temmuz aylarına ait hasta dosyalarının incelenmesinde entübe edilen bebeklerin kan gazı bilgisinin hiç bulunmadığı, sepsis şüphesiyle yatırılan bebeklerin durumlarının belirlenmesi için gerekli inceleme yapılmayarak çok geniş spektrumlu antibiyotiklerin kullanılmaya devam edildiği, solunum yetmezliği şüphesiyle yatırılan bebeklerin solunumlarının değerlendirilmeyerek uzun süre tutulduğunun tespit edildiği, ancak tüm bu tespitlere karşın bebeklerin kamu hastanelerine nakillerinin yapılmadığı, birimlerin faaliyetlerinin askıya alınmadığı ve herhangi bir yaptırım kararı alınmadığı,
- Yoğun bakım denetimleri sonucu hazırlanan raporların 28.09.2023 tarihli müdürlük oluru ile kurulan Yenidoğan Yoğun bakım Denetim Değerlendirme Komisyonu toplantısında ele alındığı, iletişim tespit tutanakları ile hasta dosyaları ve denetim tutanaklarını birlikte ele alan uzmanlar tarafından hazırlanan uzman görüsünde açıkça denetimlerin ve ilgili mevzuatın yetersizliğinin kaydedildiği, "tekrar ve tekrar aynı olayların yaşanmasının önüne geçilmesi için kuralların belirgin, denetimlerin hizmet gereğine uygun, yaptırımların olası zarar riskiyle uyumlu olması gerektiğinin" belirtilmesine karşın yaptırım kararı alınmadığı, herhangi bir düzenleyici işlem tesis edilmediği,
- Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 24.11.2023 günlü “müfettiş talebi” üzerine 05.12.2023 günü müfettiş görevlendirildiği, idarenin anılan tespitlere karşın bizzat teftiş birimini harekete geçirmediği, Alınan ifade içeriklerine göre “konuya ilişkin haber yayımlanması üzerine” Nisan 2024 tarihinde adı geçen hastanelere ambulansla hasta sevklerinin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın müdürlük makamı tarafından uygun bulunduğu ancak bu tarihe kadar idarenin bilgisi dahilindeki uygunsuzluk ve usulsüzlüklere rağmen sevklerin durdurulması kararı verilmemesinin gerekçesinin açıklanmadığı, Denetimlerde sağlık kuruluşlarının yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin sadece hizmete değil ruhsata ve tescile esas koşulları taşımadığı belirlenmesine karşın birim bazında dahi olsa faaliyetin askıya alınmasına, ruhsatın iptaline ilişkin değerlendirme komisyonu kararı alınmadığı,
- Soruşturma kapsamında ilk operasyonun yapıldığı tarihe kadar İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından soruşturmada adı geçen hastanelere sevkleri durdurma kararı verilmediği ve sevklerin ancak 2024 yılı nisan ayında sonlandırıldığı,
- Soruşturma tamamlanıp iddianame kabul edilene kadar hastanelerin ruhsatları, birim faaliyetleri hakkında hiçbir idari tasarrufta bulunulmadığı, buna karşın idari hareketsizliğin “soruşturmanın gizliliğinden” bahisle açıklandığı ancak tüm evrak içeriği ve Sağlık Bakanlığı’nın yetkileri göz önüne alındığında bu açıklamanın yetersiz kaldığı,
- Yenidoğan Yoğun Bakım Denetim ve Değerlendirme Bilimsel Komisyonu, iddianamenin kabulünden sonra ve ancak Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 05.11.2024 tarihli yazısı ile kurulduğu,
- Komisyon tarafından yapılan denetimlerin sonuçları ve tespitlere dair raporda bir atıf bulunmadığı, Özel sağlık kuruluşlarının ve yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin denetimlerinin esaslarının da Sağlık Bakanlığı’nın düzenleyici işlemleriyle belirlendiği, denetim birimlerinin de bu çerçevede denetim yaptığı, yaptırımların da aynı düzenleyici işlemlerle belirlendiği göz önüne alındığında, düzenleyici işlemlerin nitelikli sağlık hizmeti sunumunu temini amacından yıllar içinde uzaklaştığının bizzat düzenleyici işlemlerle ortaya çıktığı,
- Sağlık Bakanlığı’nın, yoğun bakım ünitelerinin özel sağlık kuruluşlarında yoğunlaşmasını tercih etmesine karşın Anayasa ile yükümlü olduğu, idari kolluk faaliyetinin yani denetimin ölçütlerini hizmet gereklerine uygun belirlemediği,
- Sağlık Bakanlığı’nın “planlama” yetkisini, hekimlerin çalışan olarak haklarını sınırlandırmakla sınırlı kullandığı, ancak özel sağlık kuruluşlarının nitelikli sağlık hizmeti sunmasını sağlayacak nitelikli mevzuat altyapısını, ilgili kurumlardan görüş alarak oluşturmamakta ısrar ettiği anlaşılmaktadır
- Tüm tespitlere rağmen raporda yenidoğan yoğun bakım gereksiniminin önlenmesine yönelik kapsamlı bir çalışma önerisinin yer almadığı da görülmüştür.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et