Trump’ın canını sıkan gösteri: Bad Bunny’nin Super Bowl şovunda neler oldu?
Donald Trump’ın sosyal medyadan tepki yağdırdığı ve “Amerika’ya hakaret” niteliğinde olduğunu ileri sürdüğü Super Bowl devre arasındaki Bad Bunny konserinde neler oldu? Şov neden bu kadar tartışıldı?
Porto Rikolu şarkıcı Bad Bunny’nin, Amerikan Futbol Ligi'nin (NFL) şampiyonluk mücadelesi “Super Bowl” maçının devre arasında sergilediği gösteri ülkede tartışmalara yol açtı. Latin Amerika ve göçmen kültürünü öne çıkaran ve “Amerika sadece ABD değildir, hepimiz Amerika’yız” mesajı veren gösteri, en çok ABD Başkanı Donald Trump ve destekçilerinin canını sıktı. Trump, gösteri sonrası kendi sosyal medya hesabından tepki yağdırdı ve gösterinin “Amerika’ya hakaret” olduğunu ileri sürdü. Peki Trump’ı bunca sinirlendiren gösteride neler vardı?
135 milyondan fazla insan izledi
“Super Bowl” Amerika’nın en pahalı etkinliklerinden biri olmasının yanı sıra en çok izlenen yayımlarından da biri. Biletleri fahiş fiyatlara satılan futbol maçı ve yan şovlarını evinden izleyenlerin sayısı bu yıl 135.4 milyon oldu. Final maçı 30’dan fazla ülkede de yayımlanıyor. Bu nedenle etkisi büyük. Maçlardan ve skorlardan sonra her yıl en çok etki yaratan ise devre aralarındaki mini konserler. Bu konserleri genelde ülkenin o yıl en çok öne çıkan şarkıcıları/müzisyenleri veriyor. Bu yılki konseri de ABD’nin, içişlerinde bağımsız olan eyaleti, aslında sömürgesi olan Porto Riko doğumlu şarkıcı Bad Bunny verdi.
Bad Bunny daha geçen hafta yine dünyanın en önemli müzik ödüllerinden biri kabul edilen Grammy ödüllerinde “Yılın en iyi albümü” ödülünü almış ve baştan sona İspanyolca olan bir albüm bu ödülü ilk defa aldığı için tarihe de geçmişti. Ödül konuşmasında ise aslında sınır koruma muhafızları olan ancak Trump’ın emriyle kent merkezlerine gönderilerek “göçmen avı”na çıkan; evlerden, sokaklardan, okullardan “göçmene benzettikleri” herkesi toplayarak terör estiren ICE polislerine tepki göstermiş ve “ICE defol” demiş ve şu ifadeleri kullanmıştı: “Biz vahşi değiliz, hayvan değiliz, uzaylı değiliz. Biz insanız ve Amerikalıyız. Bu günlerde nefret etmemek zor, biliyorum, ve düşünüyordum da, bazen bizler contaminados (kirlenmiş, kir bulaşmış) oluyoruz – bunu İngilizcede nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum – nefret, daha fazla nefretle daha da güçleniyor. Nefretten daha güçlü olan tek şey sevgidir. Bu yüzden, lütfen, farklı olmalıyız. Savaşacaksak, bunu sevgiyle yapmalıyız.”
Bu nedenle, aslında Amerikan popüler kültürünün bir parçası olmasına rağmen Super Bowl gecesinden bir “mesaj” çıkması beklenmiyor değildi. Bad Bunny, 13 dakikalık gösterisinde büyük laflar etmedi ancak gösterinin denk geldiği politik dönem, herkesin, -Bad Bunny’nin kendisinin de belki de hedeflemediği- mesajları çıkarması imkanı yarattı. ABD gazeteleri de art arda şova dair “analiz”ler yayımlıyorlar ve bir kısmı “Aslında hiç de politik değildi” yorumları yapıyor. Ancak bir maç arası şovuna yönelik analiz yayımlama ihtiyacı bile aslında şovun politik etkisini teyit ediyor.
‘Biz de Amerika’yız’
Bad Bunny’nin çoğunlukla İspanyolca konuştuğu ve İspanyolca şarkı söylediği şovu baştan sonra Latin Amerika ve Amerika’daki Latin göçmen kültürüne ait referanslarla doluydu.
Şeker kamışı plantasyonlarıyla Latin Amerika’nın sömürü tarihine yönelik referanslar, Latin dansları, Latin düğünü, göçmenlerin ABD’deki inşaat, sokak satıcılığı vs. mesleklerine vurgular, Porto Riko’yu vuran kasırga ve ABD hükümetinin kasırga sonrası adayı yalnız bırakmasına dair imalar gibi sayısız detayla örülü gösteride Porto Rikolu Ricky Martin, ABD’nin marjinal görünen şarkıcılarından Lady Gaga ve Latin Amerika kökenli ABD’li ünlü şarkıcı ve oyuncular da şovun birer parçası oldular. Ricky Martin’in şarkı tercihini Porto Riko’ya yönelik “beyaz” aşırı turizmini ve “soylulaştırma” politikalarını eleştiren bir şarkıdan yana kullanması da dikkatlerden kaçmadı.
Bad Bunny’nin Amerikan milliyetçiliğinin ifadesine dönüşmüş “Tanrı Amerika’yı korusun” sözünü haykırması ancak hemen ardından Şili’den Haiti’ye, Amerika kıtasının tüm ülkelerinin adını teker teker sayması ve bayraklarını şovda dalgalandırmasıyla birlikte gelen “Birlikte Amerika’yız” iması, şovun en yankı yaratan ve belki de en politik bölümü oldu.
Ayrıca gösteride kazandığı Grammy ödülünü uzattığı çocuk da tartışma konusu oldu. Birçok kişi bu kısımda ICE polisinin gözaltına aldığı 5 yaşındaki Liam Conejo Ramos’un ima edildiği yorumu yaptı. Hatta bazıları bizzat aynı çocuk olduğunu ileri sürdü ancak bunun gerçek olmadığı, çocuğun bir “oyuncu” olduğu açıklandı.
Trump çileden çıktı
İkinci kez yönetime geldiğinden bu yana sadece dünyada değil ABD içinde de sadece gerilim ve çatışma yaratmaktan başka bir başarı göstermemiş olan ve göçmenlere yönelik saldırganlığı ve gizleme gereği duymadığı ırkçı tutumu nedeniyle aldığı Latin oyları da eriyen Donald Trump, kendi Amerika hayaline yönelik bu meydan okumaya yanıt vermekte gecikmedi.
Kendisine ait “Truth Social” isimli platformdan aynı gece bir paylaşım yapan Trump, “Super Bowl devre arası gösterisi kesinlikle berbat, şimdiye kadarki en kötülerinden biri. Amerika’nın büyüklüğüne hakaret niteliğinde” diye yazdı. Şovun ABD’nin değerlerini yansıtmadığını savundu.
Trump, ayrıca “Danslar iğrençti, özellikle de ABD'nin ve dünyanın dört bir yanından izleyen küçük çocuklar için. Bu gösteri, her gün yeni rekorlar kıran ülkemize tokat atmaktan başka bir şey değil” ifadelerini kullandı. Bad Bunny’nin söylediği İspanyolca şarkıları ise “kimsenin anlamadığını” ileri sürdü. Bir ABD Başkanı’nın bu bilgiyi bilmemesi mümkün değil ancak yine de hatırlatalım: İspanyolca ABD genelinde yaklaşık 65 milyon insan tarafından anadil olarak konuşuluyor ve bu sayı ABD’yi, Meksika’dan sonra dünyanın en çok İspanyolca konuşulan ikinci ülkesi yapıyor.
Bir başka önemli bilgi ise Super Bowl’a “alternatif” yaratma iddiasıyla ortaya çıkan muhafazakar gençlik hareketi “Turning Point USA”nin organize ettiği “devre arası konseri” yayınını sadece 5 milyon kişinin izlemiş olması.
(Dış Haberler)
Evrensel'i Takip Et