11.02.2026 00:19 / Güncelleme: 04:41

Bir dönemin ardından…

İstanbul Mali Müşavirler Odası ve üst birlik (TÜRMOB) her geçen gün zorlaşan yaşam koşulları karşısında ağzını açmamakta, adeta dut yemiş bülbül gibi susmakta.

Bir dönemin ardından…

DHA

Gültekin Bekar


Gazete arşivlerini karıştırırken bundan tam otuz yıl önce (29 Şubat 1996) Evrensel gazetesinde yazdığım bir yazı dikkatimi çekti.

Yazıyı tekrar okudum…

Başlık: Kurtulmuşuz da haberimiz yok!

Yazının içeriği şöyle:

“Ülkemizin üye sayısı olarak en kalabalık odalarından biri olan İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasının yayın organının 33. sayısında ‘Bir dönemin ardından’ başlıklı ve ‘Yayın kurulu’ imzalı yazıda bakın neler yazıyor neler!

Neler yazmıyor ki?

İşte bazı alıntılar;

Türkiye sonunda tercihini yaparak Batı’da yer almıştır. Gümrük Birliği ile başlayan bu süreç kuşkusuz bir süre sonra Avrupa Birliği’ne tam üyelikle noktalanacaktır.

(…) Bu süreci tarafsız olarak gözlemlediğimizde artıları eksilerinden fazladır.
(…) Demokrasi pekişecek, darbe kavramları tarihe karışacak, toplum çalışanları örgütlenebilecek… Fikir özgürlüğünden dolayı insanlar cezalandırılmayacaktır.
(…) Enflasyon önümüzdeki beş yıl içinde tek haneli rakamlara inecek, enflasyon denen hayat pahalılığının bir kader olmadığı bu sayede görülecektir.
(...) İşsizlik azalacak sigortasız işçi çalıştırmak yasaklanacaktır.
(…) Çevre kirlenmesi önlenecek, tüketici korunacaktır…
Bu Gümrük Birliği neymiş de haberimiz yok!
Neden bu zamana kadar bu birliğe girip de kurtulmadık! Büyüklerimiz çok ayıp etmişler doğrusu.

Bu olumlulukların yanında bazı olumsuzluklar da varmış:

(…) Her şeyden önce bugünden yarına Avrupa mallarında dramatik fiyat düşüşleri olmayacaktır. Fiyatlar zaman içinde düşecektir.

Olumsuzlukları bile insanı mest ediyor.

Yayın Kurulu imzalı yazıda bütün satırları tek tek okudum, araştırdım, tek değinilmeyen konu Kürt sorunu.
Bu nasıl çözümlenecek? Burada ‘Yayın Kurulu’ dostlarımız önemli bir ayrıntıyı gözden kaçırmış olmalı.
Çünkü bu sorun yüzünden bütçenin önemli bir bölümü silah alımına ve savaşa aktarılıyor. Yine bütçenin yarıya yakını faiz ödemeleri olarak rantiye kesime kaydırılıyor.

Böyle bir bütçeyle, enflasyon, insan hakları, çevre kirliliği gibi sorunların üstesinden Gümrük Birliği ile nasıl gelinecek? Gerçekten çok merak ediyorum.
Bugün enflasyon varsa , insan hakları ihlalleri vb. sorunlar varsa, bunları sistemin dışında göstermek hedef saptırmaktır. Onurlu insanlar bu pisliği temizlemek için mücadele etmeli, kendi örgütlü güçlerine güvenmelidir. İşte burada kitle örgütlerinin sağlıklı ve demokrat kafalar tarafından yönetilmesi büyük önem taşımaktadır.”

Bu yazının üzerinden tam 30 yıl geçti…

Bu “Gümrük Birliği” sürecinde ülkemizde;

Demokrasi pekişti mi?

Darbe kavramları tarihe karıştı mı?

Enflasyon tek haneli rakamlara indi mi?

İşsizlik azaldı mı?

Çevre kirlenmesi durdu mu?

Bütçenin belirli bir kısmı faize gitmiyor mu?

Toplum çalışanları örgütlenebildi mi?

(Üstelik İstanbul Mali Müşavirler Odasında çalışan emekçiler, 90’lı yılların sonunda örgütlenip sendikalaşma faaliyetinde bulundukları için aynı yönetim tarafından işten atıldılar!)

Bu gün yaklaşık 50 bin üyeye sahip İstanbul Mali Müşavirler Odası ve onun yönlendirdiği 140 bin üyeye sahip odalar birliği (TÜRMOB) maalesef 30 yıldır yine aynı “çağdaş” kafalar tarafından yönetiliyor.

Muhasebe mesleği olarak ekonominin tam göbeğinde olmamıza karşın, İstanbul Mali Müşavirler Odası ve üst birlik (TÜRMOB) her geçen gün zorlaşan yaşam koşulları karşısında ağzını açmamakta, adeta dut yemiş bülbül gibi susmakta.

Bu arada haklarını yemeyelim, Maliye Bakanlığının çıkardığı tebliğleri beş yıldızlı otellerde meslektaşlarımıza gayet güzel aktarıyorlar… Eskiden yalan yanlış da olsa ülke sorunları ve ekonomi konusunda görüş bildirip makale yayımlayabiliyorlardı.

Susmalarının temel nedenleri arasında, ülke standartlarının çok ama çok üzerindeki huzur haklarını kaybetme korkusu olabilir mi?

Bildiğim kadarıyla ne barolarda ne de mühendis ve tabip odalarında ‘huzur hakkı’ diye bir uygulama yok.

Odalar ve onun üst birlikleri rant kapısı olmamalıdır.

Otuz yıl sonra tekrar: Kitle örgütleri hem meslek üyelerinin hem de içinde yaşadığı halkın temel sorunları konusunda duyarlı, aydınlatıcı ve yol gösterici olmalıdır. Buna dünden daha fazla ihtiyacımız var.

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
11.02.2026 00:31 / Güncelleme: 04:39

Ali Yerlikaya'nın yerine İçişleri Bakanı olarak atanan Mustafa Çiftçi kimdir?

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından İçişleri Bakanlığı koltuğuna getirilen Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi kimdir?

Ali Yerlikaya'nın yerine İçişleri Bakanı olarak atanan Mustafa Çiftçi kimdir?

Fotoğraf: ANKA

10.02.2026 16:10

Van'da emeklilerden aylık tepkisi: '500 bin lirayla yetinmeyen, bizi 20 bin liraya mahkum ediyor'

Van’da emekliler, artan yaşam maliyetleri karşısında aylıklarının yetersizliğine tepki gösterdi. Emekliler, “500 bin lirayla yetinmeyenler 20 bin lirayı bize yeterli görüyor” diyerek yaşadıkları yoksulluğu anlattı.

Van'da emeklilerden aylık tepkisi: "500 bin lirayla yetinmeyen, bizi 20 bin liraya mahkum ediyor”

Fotoğraf: ANKA

11.02.2026 00:55

Akın Gürlek kimdir? | Siyasi davaların sembol ismi

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un görevden alınmasıyla yerine getirilen Adalet Bakan Yardımcısı Akın Gürlek getirildi. Gürlek, hakimlik döneminde siyasi davalarda verdiği tartışmalı kararlarla tanınıyor.

Akın Gürlek kimdir? | Siyasi davaların sembol ismi
Akın Gürlek 

10.02.2026 17:52

Tanrıkulu'ndan Tunç'a: 'Tahliye edilmiş başkanlar görevlerine neden iade edilmemektedir?''

CHP’li Sezgin Tanrıkulu, tahliye edilen belediye başkanlarının göreve iade edilmemesini “seçilme hakkının fiilen gaspı” olarak nitelendirerek Adalet Bakanı’na sordu.

Tanrıkulu'ndan Tunç'a: "Tahliye edilmiş başkanlar görevlerine neden iade edilmemektedir?''

Fotoğraf: TBMM

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!