MMO Adana Genel Kurulu başladı: 'Krize ve yoksulluğa karşı birlikte mücadele.'
MMO Adana Şubesi'nin 28. Olağan Genel Kurulu bugün başladı. Genel kurulda Türkiye'de emekçilerin karşı karşıya olduğu derinleşen yoksulluğa karşı birlikte mücadele çağrısı yapıldı.
Fotoğraf: Evrensel
Volkan Pekal
[email protected]
Makine Mühendisleri Odası (MMO) Adana Şubesi’nin 28. Olağan Genel Kurulu bugün başladı. Genel Kurul’un açılış konuşmasını yapan MMO Adana Şube Başkanı Ümit Galip Uncu, Türkiye’de emekçilerin karşı karşıya olduğu derinleşen sosyal ve ekonomik krize dikkat çekti. Uncu, neoliberal ekonomi politikalarının istihdamı daralttığını, gelir kayıplarını kalıcılaştırdığını ve toplumsal bunalımı büyüttüğünü vurguladı.
Genel Kurul’da Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan da söz alarak emek örgütlerine yönelik baskılara ve sermaye yanlısı politikalara karşı ortak mücadele çağrısı yaptı.
“Türkiye vahşi kapitalizmin öyküsünü yaşıyor”
Konuşmasında Türkiye’nin uzun süredir “vahşi kapitalizm” koşullarında yönetildiğini söyleyen Ümit Galip Uncu, çevre felaketlerinden emek sömürüsüne, denetimsizlikten siyasal güç istismarına kadar birçok başlığın aynı ekonomik programın sonucu olduğunu dile getirdi.
Uncu, 2018–2025 yılları arasında çalışma çağındaki nüfusun 3 milyon artmasına rağmen istihdamın 380 bin kişi azaldığını hatırlatarak, “Neoliberal program, insanları üretime çekemiyor; tersine atıl emek rezervlerini kalıcı hale getiriyor. Bu tablo toplumsal bunalımı geleceğe taşıyor” dedi.
Bu koşulların kısa ve orta vadede yeni sosyal krizlere yol açacağını belirten Uncu, “İnsanlar sokakta, trafikte, evlerinde şiddetin ve cinnetin kurbanı oluyor. Bütün bunlar, iyi eğitimli ve nitelikli insanların ülkede tutulamayacağının göstergesi” diye konuştu.
“Beyin göçü kalıcı hale geliyor”

Türkiye’de son yıllarda hızlanan beyin göçünün geçici olmadığını vurgulayan Uncu, “İyi eğitimli, kültürlü, çağdaş değerlere sahip insanlar gözünü yurtdışına dikmiş durumda. Türkiye giderek ‘gidemeyenlerin ülkesi’ haline geliyor” dedi.
“Gerçek enflasyon emekçinin gelirini eritiyor”
Emek gelirlerinin güvenilmez TÜİK verileriyle baskılandığını, gerçek enflasyonun yarattığı kayıpların ise görmezden gelindiğini dile getiren Uncu, Asgari ücret, emekli maaşları ve kamu çalışanlarının ücretlerinin hızla eridiğini belirterek kısa vadede emekçilerin korunmasının TMMOB’nin temel sorumluluklarından biri olduğunu ifade etti.
Depremde emek örgütlerinin rolü
Konuşmasında 6 Şubat depremlerine de değinen Uncu, MMO Adana Şubesi’nin tüm olanaklarını bölge halkı için seferber ettiğini söyledi. İskenderun ve Antakya’da kurulan koordinasyon merkezleri aracılığıyla yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmaya çalışıldığını belirten Uncu, “Depremin yarattığı yaralar kolay kapanmayacak, psikolojik etkilerini uzun yıllar yaşayacağız” dedi.
“Emek ve halk düşmanı rejime karşı mücadele sürecek”
AKP iktidarının 20 yılı aşkın süredir emek karşıtı politikalar izlediğini dile getiren Uncu, laiklikten bilime, kamusal alanlardan sosyal haklara kadar birçok kazanımın hedef alındığını ifade etti. Türkiye ekonomisinin sanayisizleşme, taşeronlaşma, esnek istihdam ve borçlanma nedeniyle kırılgan hale getirildiğini söyleyen Uncu, MMO’nun bu politikalara karşı geri adım atmadığını dile getirdi.
Görev süresinin sona erdiğini hatırlatan Uncu, “Oda bizim için yalnızca bir meslek örgütü değil; eşitlikten, adaletten ve halktan yana duruşun adıdır” dedi.
Seyit Aslan: “Emek örgütlerine saldırı ile yoksulluk politikaları aynı zihniyetin ürünü”

Genel Kurul’da konuşan Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, ABD'de ortaya çıkan Epstein belgelerinin emperyalist kapitalist sistemin çürümüşlüğünü, yozlaşmışlığını, çocukların bedeni üzerindeki o sömürü politikalarını bir kez daha dünyanın gözleri önüne serdiğini ifade etti. Türkiye’de de kaybolan çocuklar sorununun olduğunu dile getiren Aslan, “ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, Orta Doğu'nun koordinatörü, bu belgeleri adı karışanlardan birisi ve hala Türkiye'de. Barrack’ın sınır dışı edilmesi gerekir, bu suça buluşanların yargılanması gerekir” dedi.
“Emek örgütleri hedefte, çünkü halkın yanında duruyorlar”
Türkiye’de meslek örgütleri ve sendikaların sistemli biçimde baskı altına alındığını söyleyen Aslan, iktidarın baroları bölmeye çalıştığını, TMMOB ve TTB’ye yönelik müdahalelerle bu kurumları etkisizleştirmeyi hedeflediğini ifade etti. Ancak bu girişimlerin sonuçsuz kaldığını belirten Aslan, “Mücadele geçmişte vardı, bugün de var, yarın da olacak” dedi.
Aslan, emek örgütlerine yönelik saldırıların tesadüf olmadığını vurgulayarak, “TTB’ye, TMMOB’a baskı yapan anlayış ile milyonları açlık sınırının altında ücretlerle çalışmaya zorlayan anlayış aynıdır. İş cinayetlerinde 20 yılı aşkın sürede 35 binden fazla işçinin yaşamını yitirmesine yol açan düzenle karşı karşıyayız” diye konuştu.
“Kadın cinayetleri ve cezasızlık emek düşmanı düzenin parçası”
Kadınlara yönelik şiddet ve cinayetlerde uygulanan cezasızlık politikalarına da değinen Aslan, “Kadınları katledenler iyi hal indirimleriyle serbest bırakılırken, emekçiler yoksulluğa, güvencesizliğe mahkum ediliyor” dedi. Çocuk emeğinin yaygınlaştırılmasını ve MESEM gibi uygulamaları eleştiren Aslan, çocukların eğitim yerine ucuz iş gücü olarak görüldüğünü söyledi.
“Kayyım politikalarıyla halk iradesi gasbediliyor”
Türkiye’nin yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin sermayeye devredildiğini belirten Aslan, halkın seçtiği belediye başkanlarının tutuklanarak yerlerine kayyım atanmasına da tepki gösterdi. “Madenleri peşkeş çeken anlayış ile halkın iradesini yok sayan anlayış aynıdır” diyen Aslan, bu politikaların demokrasiye ve emeğe yönelik açık bir saldırı olduğunu ifade etti.
“Faşist rejime karşı birleşik mücadele zorunlu”
Farklı siyasi programlara ve tüzüklere sahip olunabileceğini ancak içinde bulunulan koşulların ortak mücadeleyi zorunlu kıldığını vurgulayan Aslan, Türkiye’nin faşist bir rejime sürüklendiğini savundu. “İşçisiyle, emekçisiyle, kadınıyla, genciyle, üretici köylüsüyle; Türk’üyle Kürt’üyle birlikte mücadele etmekten başka bir yol yok” dedi.
Aslan, sömürünün olmadığı, kadınların can güvenliğinin sağlandığı, çocukların istismar edilmediği, hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı bir ülkenin ancak örgütlü mücadeleyle kurulabileceğini belirterek konuşmasını tamamladı.
Müzeyyen Şevkin: “Ekonomik beceriksizliğin faturası emekçiye kesiliyor”
Konuşmasına Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın özgürlüğüne kavuşmasına değinen CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, Karalar’ın yoğun programı nedeniyle Genel Kurul’a katılamadığını, ancak selam ve başarı dileklerini ilettiğini söyledi. Şevkin, “Hukukun üstünlüğünün sağlandığı, tüm seçilmişlerin özgür olduğu demokratik bir ülkeyi birlikte kuracağız” dedi.
“Bütçe emekçiden alınıp faiz lobilerine aktarılıyor”
2026 bütçesine dikkat çeken Şevkin, bütçenin 2 trilyon 713 milyar lira açıkla başladığını hatırlattı. Buna karşın uluslararası faiz lobilerine ödenecek tutarın 2,8 trilyon liraya ulaştığını belirterek, “Bu faiz ödemeleri olmasaydı denk bir bütçeden söz edebilirdik” dedi.
Şevkin, vatandaş için kaynak bulunamazken, bütçenin faiz ödemelerine, garanti verilen projelere ve büyük sermayeye aktarıldığını ifade ederek, “Emekçiden esirgenen kaynaklar, sermayeye oluk oluk akıtılıyor. Ekonominin bütün yükü emekçilerin sırtına bindiriliyor” diye konuştu.
“Felaketler kader değil, siyasi tercihtir”
Hukukun üstünlüğünün ortadan kaldırıldığını, eğitimin gericileştirildiğini ve sağlık alanında her yıl büyük kayıpların yaşandığını söyleyen Şevkin, maden facialarını ve depremleri örnek gösterdi. “Durduğu yerde bina çökmez” diyen Şevkin, yaşanan felaketlerin bilimin yok sayılmasının ve siyasi iradenin bilinçli tercihlerinin sonucu olduğunu vurguladı.
6 Şubat depremlerine değinen Şevkin, “Toplanan vergiler kentleri dirençli hale getirmek için kullanılsaydı, bugün kaybettiğimiz insanların büyük bir bölümü hayatta olacaktı” dedi. Konuşmasının sonunda umutsuzluğa yer olmadığını ifade eden Şevkin, çözümün dayanışma ve ortak mücadelede olduğunu söyledi.
Evrensel'i Takip Et