Türk Telekom’da kadrolu işçiler kapı dışarı, işler taşerona
Türk Telekom’da kâr ve gelirler rekor düzeye çıkarken kadrolu istihdam hızla daraltılıyor. 9 ayda 1866 işçi şirketten ayrıldı, işler taşeron firmalara devredildi.
Temsili görsel | Fotoğraf: DHA
Barış Salık
[email protected]
Türk Telekom’da kârlılık artarken kadrolu istihdam daralıyor. Şirketin kamuya açıkladığı finansal sonuçlara göre, 2025 yılının ilk dokuz ayında net kâr geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 69.4 artarak 21.3 milyar TL’ye yükseldi. Faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr (FAVÖK) ise yüzde 23.5 artışla 70 milyar TL oldu. Aynı dönemde satış gelirleri 165.7 milyar TL’ye ulaştı.
Bilanço kalemlerindeki bu artışa karşın, istihdam cephesinde ters bir tablo ortaya çıktı. 2024 yılının sonunda 36 bin 607 olan toplam çalışan sayısı, 30 Eylül 2025 itibarıyla 34 bin 741’e geriledi. Dokuz ayda 1866 işçi şirket bünyesinden ayrıldı. Sahadaki uygulamalar, bu sürecin “Gönüllü ayrılma” adı altında yürütülen ikale sözleşmeleri ve taşeronlaştırma adımlarıyla bağlantılı olduğuna işaret ediyor.
Türk Telekom’da toplu iş sözleşmesi (TİS) kapsamında çalışan işçi sayısı 8 bin 565 ile sınırlıyken, 26 bini aşkın çalışan kapsam dışı statüde bulunuyor. Sendikalar, bu dağılımın örgütlü yapının bilinçli biçimde daraltıldığını ve kadrolu istihdamın tasfiye edildiğini gösterdiğini belirtiyor.
DİSK/İletişim-İş Örgütlenme Uzmanı Mehmet Şerif Can, işçilere kıdem ve ihbar tazminatlarının yanı sıra 5 ya da 6 aylık ücret tutarında teşvik teklif edilerek ikale sözleşmesi imzalatılmak istendiğini söyledi. Bu sözleşmeleri kabul eden işçilerin şirketten çıkarıldığını ve işlerin taşeron firmalara devredildiğini belirten Can, “Bu model fiilen kadrolu istihdamın tasfiyesi anlamına geliyor” dedi.
İmtiyaz uzatıldı, tepkiler büyüyor
Türk Telekom’un imtiyaz sözleşmesinin 2050 yılına kadar uzatılması da tartışmaların odağında. Şirketin yüzde 55 hissesi 2005 yılında 6.55 milyar dolar bedelle özelleştirilmişti. Bugünkü enflasyon hesaplamalarıyla bu bedelin reel karşılığının yaklaşık 11 milyar dolar olduğu belirtilirken, 25 yıllık yeni imtiyaz süresinin 2.5 milyar dolar karşılığında uzatılması eleştirilere neden oldu. Bu durum, imtiyaz hakkının reel olarak geçmişe kıyasla çok daha düşük bir bedelle yenilendiği yorumlarını güçlendirdi.
Önümüzdeki dönemde yapılacak ödemeler de dikkat çekiyor. Türk Telekom’un 2026 yılında 5G frekans bedeli için 730 milyon dolar, imtiyaz yenilemesi kapsamında ise 500 milyon dolar ödeme yapması planlanıyor. Böylece bir yıl içinde şirket kasasından 1.2 milyar doların üzerinde döviz çıkışı gerçekleşecek. İşçiler açısından bu tablo, üretilen katma değerin ücret artışlarına ve istihdama değil, lisans ve imtiyaz bedellerine yönlendirileceği anlamına geliyor.
İletişim-İş Genel Başkanı Gürkan Emreoğlu, yaşananları yalnızca bir yeniden yapılanma olarak görmediklerini belirterek, altyapı, bilgi işlem ve müşteri hizmetleri gibi alanların ayrıştırılarak parça parça satışa hazırlanabileceğini söyledi. Telekomünikasyon altyapısının stratejik önemine dikkat çeken Emreoğlu, ülkenin veri trafiğini taşıyan bu yapının kamusal denetim dışında bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Emreoğlu, yaşananları yalnızca bir yeniden yapılanma olarak görmediklerini belirterek, altyapı, bilgi işlem ve müşteri hizmetleri gibi alanların ayrıştırılarak parça parça satışa hazırlanabileceğini söyledi.
‘Belirsizlik ve güvencesizlik büyüyor’
Mehmet Şerif Can da sahada ciddi bir belirsizlik yaşandığını, yöneticilerin sürece dair net bilgi vermediğini söyledi. İşçilerin nasıl bir modelle karşı karşıya olduklarını bilmeden bekletildiğini belirten Can, taşeronlaştırmanın güvencesizliği daha da derinleştirdiğini ifade etti.
Türk Telekom’da iş kollarına bağlı yaklaşık 18 bin çalışan bulunduğunu belirten Can, planlanan modelin hayata geçirilmesi halinde 8 ila 10 bin işçinin şirketten ayrılmak zorunda kalabileceğini söyledi. “Neredeyse yarı yarıya bir daralma öngörüyoruz” diyen Can, bu işçilerin büyük bölümünün taşeron firmalara yönlendirileceğini kaydetti.
Evrensel'i Takip Et