DÜ

DÜ'de onlarca öğrenci gözaltına alındı

Dicle Üniversitesi'nde onlarca öğrenci polis şiddetine maruz kaldı ve gözaltına alındı. Üniversite yönetimi, eğitime 3 gün ara verdi. DTK Eş Başkanı Aysel Tuğluk, üniversite yönetimi ve polisin tutumunun gerginliği artırdığını belirterek, "Taraf haline gelmiş bir rektör bu üniversitede rektörlük yapamaz. Halk


Dicle Üniversitesi (DÜ)'de iki gündür devam eden olaylar bugün de Hizbullah'a yakınlığıyla bilinen Mustazaf-Der grubunun, Fen Edebiyat Fakültesi önünde açıklama yapmak isteyen Yurtsever Kürt öğrencilere saldırmasıyla devam etti. Sabah saatlerinde iki gündür devam eden olayları ve polisin öğrencilere yönelik müdahalesini protesto etmek amacıyla öğrenciler, Fen Edebiyat Fakültesi önünde biraraya geldi.

Bu sırada yaklaşık 10 kişilik bir grup, öğrencilere saldırmak istedi. Yurtsever öğrencilerin saldırıya karşılık vermesi üzerine iki grup arasında kavga çıktı. Çıkan kavgada biri bıçakla olmak üzere toplam 7 kişi yaralandı. Kavga anına kadar saldırı amacıyla gelen gruba müdahale etmeyen polisin, kavganın başlamasıyla birlikte yoğun gaz bombalarıyla müdahale ettiği olaylarla birlikte üniversitede de polis öğrencilere yönelik gözaltı furyası başlattı. Kavga sırasında 15 kişi gözaltına alınırken, kavga sırasında bıçakla yaralanan Hizbullah'a yakınlığıyla bilinen ve olayların çıkışında rol alan Bilge Gençlik Kulübü üyesi Mahmut Durmaz'ın Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne kaldırılarak ameliyata alındığı öğrenildi.

KEYFİ VE ŞİDDETLİ GÖZALTI

Kavganın ardından gerginliğin arttığı üniversitenin birçok noktasına çevre kentlerden de takviye amaçlı gelen polisler, tarafından önlemler alındı. Kavganın ardından tekrardan Fen Edebiyat Fakültesi önünde toplanan yurtsever öğrencilere bu kez onlarca polis müdahale ederek, öğrencileri gözaltına almaya başladı.

Polislerin bu sırada "tespit ettiklerinizi alın" demesi dikkat çekerken, çevrede bulunan öğrenciler gözaltına alınmaya başlandı. Öğrencilerin gözaltına alınmamak için koşmaya başlamasıyla üniversitede polis-öğrenci kovalamacası başladı. Gördüğü her öğrenciyi gözaltına almaya çalışan polisler, fakültenin pencerelerinden içeriye girmeye çalışarak, içerideki öğrencileri gözaltına almak istedi.

Olayların tekrardan başlaması üzerine DTK Eş Başkanı Aysel Tuğluk ve BDP Diyarbakır İl Eş Başkanı Zübeyde Zümrüt'ün de bulunduğu çok sayıda BDP'li üniversiteye gelerek, polisin şiddet kullanarak öğrencilerin gözaltına alınmasına engel olmak istedi. Basın mensuplarının çekim yapmasının da engellendiği sırada gözaltına alınan bir genç kadın, Aysel Tuğluk'un tüm girişimlerine rağmen zırhlı araca bindirildi. Polisin bu sırada Tuğluk'a "Ben sizinle muhatap olmuyorum. Gözaltılara devam edeceğim" diye sert tepki göstererek, Tuğluk'u dinlememesi dikkat çekti. Çok sayıda gözaltının yaşandığı sırada bazı araçları da durduran polisler, araçta bulunanları indirerek, üst araması yaptıktan sonra gözaltına aldı.

'ORTAYA ÇIKAN TABLO REKTÖRÜN İSTİFASI İÇİN YETERLİ'

Uzun süre devam eden kovalamacanın ardından öğrenciler üniversitede bulunan BDP'liler ile birlikte tekrardan Fen Edebiyat Fakültesi önünde toplanmaya başladı. Burada basın mensuplarına açıklamaya yapan Tuğluk, yaşanan olayları yatıştırmak amacıyla üniversiteye geldiklerini, ancak üniversite yönetiminin ve polisin tutumunun gerginliği daha da tırmandırdığını belirtti.

Tuğluk, öğrencilerin polisin ve üniversite yönetiminin yaşanılanlara ilişkin tutumunu protesto etmek amacıyla basın açıklaması yapmak istediklerini ancak buna izin verilmediğini kaydetti. Tuğluk, öğrencilerin demokratik haklarını kullanmasına izin verilmemesinin yetmediği gibi polisin son derece tahrik edici bir yaklaşım sergilediğini dile getirdi. Onlarca öğrencinin gözlerinin önünde keyfi bir şekilde gözaltına alındığı dile getiren Tuğluk, "Güvenlik güçlerine diyoruz ki; hukuki bir işlem yapacaksanız daha sonra yapabilirsiniz. Ama şimdi gerçekten bir öfke birikimi varken, öğrencilerin içerisine girip gözaltı yapmak kasıtlı bir yaklaşımdır" diyerek, gazetecilere olayların yaşandığı günden bu yana rektörü görüp görmediklerini sordu. Tuğluk, "Bu üniversitenin rektörü kaybolmuş durumda, çok ciddi bir sıkıntı yaşanıyor ama rektör ortada yok. Kendisiyle telefon görüşmesi yaptık. Gelin şu olayı daha da fazla büyümeden çözmenin yollarını arayalım dedik. Bize verdiği cevap, 'Biz herkese eşit mesafedeyiz. Sizin bulunduğunuz yere gelirsek taraf oluruz' gibi gerçekten akıl dışı bir gerekçe sunmuştur. Böyle rektörlük yapılmaz" dedi.

Son üç gündür ortaya çıkan tablonun bile rektörün istifası için yeterli olduğunu belirten Tuğluk, şunları söyledi: "Taraf haline gelmiş bir rektör bu üniversitede rektörlük yapamaz. Halk olarak, DTK olarak biz öğrencilerin yanında olacağız. Onlar yalnız değildir. Biz burada çözüm için varız. Burada bulanan öğrencilere bir saldırı yönelimi olursa biz buna asla izin vermeyiz. Diyarbakır'da çok ciddi bir gerginlik, tedirginlik söz konusu, İçişleri Bakanlığı'na bu durumu ilettik. Olayların yatışması için adımlar atılmasını istedik ve özellikle gözaltına alınan öğrencilerin serbest bırakılmasının burada normalleşmeye yol açacaktır" diye konuştu.

COPLU MÜDAHALE

Tuğluk'un konuşmasının ardından fakülte kapısı önünde bekleyişe geçen öğrencilere yüzlerce çevik kuvvet polisi kalkan ve coplarla müdahale etti. Polisin saldırısından dolayı fakülteye giriş yapan öğrencilerin ardından polisler de kapıları kırarak, içeriye girdi. İçeride öğrencilere yönelik şiddet kullanan polisler, burada onlarca kişiyi gözaltına alarak fakülte yanında beklettiği zırhlı araçlara bindirdi. Çok sayıda gözaltının yaşandığı bu anlardan sonra BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, BDP milletvekilleri Nursel Aydoğan ve Ayla Akat Ata'nın yanı sıra siyasi parti ve kitle örgütü temsilcileri de fakülte önüne geldi. Bu sırada polislerin bulunduğu bölgede 3 şüpheli çanta bölgeye gelen bomba imha uzmanları tarafından fünye ile patlatıldı.

Patlatılan çantalardan ders kitapları çıktı. Polis fakülteyi ablukaya alırken, milletvekillerinin dışında kimsenin içeriye girmesine izin vermedi. Milletvekilleri, fakülte içerisinde bekleyen öğrencilerle gerçekleştirdikleri görüşmelerin ardından kendi aralarında kısa bir görüşme yaptı. Bu görüşmenin ardından bir heyet polis yetkilileri ile görüştü. Polislere öğrencilerin "Polisler ablukayı dağıtsın. Aksi takdirde üniversiteden ayrılmayız" talebini ileten heyetin yaptığı görüşmenin ardından polisler fakülte önünden ayrılırken, fakülte içerisinden de sık sık "Faşizme karşı omuz omuza", "Baskılar bizi yıldıramaz" sloganları yankılandı. Polisin geri çekilmesinin ardından slogan ve alkışlarla dışarıya çıkan öğrenciler, buraya gelen otobüslere binerek üniversiteden ayrıldı. BDP'li heyetin de eşlik ettiği öğrenciler, BDP İl binasına geldikten sonra buradan gruplar halinde dağıldı.

Öte yandan olayların başladığı günden bu yana sessizliğini koruyan üniversite yönetimi, 10-13 Nisan günleri arasında eğitime ara verme kararı aldı.


Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Diyarbakır Meclisi üyeleri, 2 gün önce Dicle Üniversitesi'nde öğrenci olmayan bir grubun tekbir getirerek demokrat ve yurtsever öğrencilere demir çubuk ve sopalarla saldırması ile başlayan olaylara ilişkin AZC Plaza önünde basın açıklaması yaptı.

Açıklamayı okuyan HDK Diyarbakır Meclisi Eş Sözcüsü Mehmet Aslanoğlu, Şahin Öner ve Murat İzol isimli gençlerin polis şiddeti sonucu yaşamını yitirdiği, Ceylan Önkol davasında takipsizlik verildiği, Meclis komisyonun Roboski katliamını aklayan bir rapor yayınladığını hatırlatarak, AKP hükümetinin "akan kan dursun, analar ağlamasın, gençler ölmesin" adı altında sürdürdüğü sürecin son bir kaç ayında bile AKP'nin ağlattığı analar kervanına yenilerin katıldığı ve gençlerin yaşamını yitirdiğini belirtti. Aslanoğlu, "Tüm bu gelişmeler bile çözüm sürecinin AKP'nin inisiyatifine, samimiyetine terk edilemeyeceğini, HDK'nin başından beri söylediği gibi müzakere sürecinin aynı zamanda bir mücadele süreci olduğunu gözler önüne sermiştir. Çözüm süreciyle demokrasi gelişecek, özgürlük ortamı oluşacak beklentisi içinde olmak doğru değildir" dedi.

Olayların hala devam ettiği ve yaralı öğrenciler olduğu bilgisi edindiklerini belirten Aslanoğlu, "Polis saldırganlara değil, saldırıyı protesto eden binlerce öğrenciye saldırdı. Müdahale sırasında DTK Eş Başkanı Sayın Aysel Tuğluk, polis tarafından bilinçli bir şekilde hedef gözetilerek başından darp edilmiştir. Biz HDK olarak buradan Dicle Üniversitesi öğrencileriyle dayanışma içersinde olduğumuzu belirtiyor, yapılan saldırıyı ve polisin tutumunu kınıyoruz. Saldırının olduğu günden bu yana, hatta bugün de eylemler gerçekleştiren üniversite gençliğini selamlıyoruz" dedi. Öğrencilerin son bir kaç günde ortaya koyduğu tutumunun, halka ve demokrasi güçlerine örnek olması gerektiğini vurgulayan Aslanoğlu, "Dicle Üniversitesi öğrencileri çözüm sürecinin ancak mücadele ederek ilerletilebileceğini bizlere bir kez daha göstermiştir" dedi. "Bizler HDK olarak halkımızı, tüm emek ve demokrasi güçlerini süreci izleyen, bekleyen değil, sürecin başta Akil İnsanlar Komisyonu ve yeni anayasa çalışmaları olmak üzere her aşamasına aktif bir şekilde dahil olmaya çağırıyoruz" diyen Aslanoğlu, "Ancak güçlerimizi birleştirip ortak bir mücadele örebilirsek, demokrasi, özgürlük ve eşitlik mücadelesinde yol alabiliriz" şeklinde konuştu. (Diyarbakır/DİHA)


YYÜ'DEN DİCLE'YE DESTEK: http://evrensel.net/news.php?id=53859


Öte yandan saldırıları gerçekleştirenlerin İnternet üzerinden "Sosyalist PKK köpekleri Müslümanlara saldırıyor. Herkes Dicle Üniversitesi'ne akın etsin" çağrıları yaptığı görüldü.

www.evrensel.net