14 Temmuz 2020 14:07

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan: ‘Açım’ diyenlere ekmek kapısı ne zaman açılacak?

Ayasofya’nın ibadete açılması kararını eleştiren HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Peki, halka adaletin, refah ve huzurun kapısını ne zaman açacaksınız?” diye sordu.

Fotoğraf: MA

Paylaş

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin grup toplantısında gündemdeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşmasında Diyarbakır ve Antep’teki gözaltı operasyonlarına tepki göstererek başlayan Buldan, “Kadınlara ve demokratik siyasete yönelik yapılan bu operasyonlar; hukuk dışıdır, siyasidir, zorbalıktır, darbedir, kadın düşmanlığıdır” dedi.

Operasyonların kadınların örgütlülüğünü engellemek için yapıldığını söyleyen Buldan, “Ne yaparlarsa yapsınlar başaramayacaklar. Sonuç alamayacaklar. Kadınları ve halkımızı asla mücadeleden alıkoyamayacaklar. Bizler, iktidarın kadın düşmanı politikalarına boyun eğmedik, bundan sonra da eğmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“HALK AKP’NİN 3 Y’Sİ İLE MÜCADELE EDİYOR”

Hükümetin ekonomi politikalarını da eleştiren Buldan, “İktidarları boyunca 25 milyon yoksul yarattılar. Milyonlarca işsiz yarattılar. İşten, aştan, gelecekten umudunu kesen gençlerin sayısı sadece son bir yılda 1 milyon 300 bine yükseldi. Hatırlayalım; AKP, iktidara gelirken ne demişti? ‘Üç Y’ ile yani ‘yolsuzlukla, yoksullukla ve yasaklarla mücadele edeceğiz’ dediler. Sözlerini tutmadılar. Mücadele etmediler, sadece yediler. Şimdi halk, AKP’nin 3 Y’siyle, yani iktidarın yolsuzluğuyla, yoksulluğuyla ve yasaklarıyla mücadele ediyor” dedi.

AYASOFYA TARTIŞMASI

Ayasofya’nın siyasi tartışmalara alet edilmesini de eleştiren Buldan, “Ayasofya ibadete açıldı. Peki, halka adaletin, refah ve huzurun kapısını ne zaman açacaksınız? Açım diyen vatandaşa ekmek kapısını ne zaman açacaksınız?” diye sordu.

‘ÇOKLU AKP YASASI’

Çoklu baro yasası da Buldan’ın gündemindeydi. Yasanın AKP’ye biat etmeyen tüm alanları kuşatma amacının bir parçası olarak gündeme getirildiğini ifade eden Buldan, “80 ilde yeni Kuzu ve Feyzioğlu yaratacaklar. Biz bu hukuksuzlukları Demirtaş, Yüksekdağ, Baluken ve tutuklu tüm arkadaşlarımızın davasından biliyoruz. Ne dediyse tersini yapan Erdoğan’ın filmini çekseler Netfliks’e 18 yıllık dizi çıkar” ifadelerini kullandı.

SOSYAL MEDYA PAKETİ

Buldan’ın grup toplantısında yaptığı açıklamalarının devamı şöyle:

“İktidarın hedefinde şimdi de sosyal medya var. 15 Temmuz sonrası KHK’lerle muhalif medyayı kapattılar. Havuz medyasını oluşturdular. Trol ordusunu kurdular. Havuz bunların yalanlarını anlatmaya yetmedi. Baktılar baş edemiyorlar, yurttaş muhalefetini sosyal medya üzerinden yürütüyor. Şimdi bu alanı ortadan kaldırmak istiyorlar. Böyle giderse bunlar yakında matbaayı da yasaklarlar. Çünkü aykırı ses istemiyorlar. Adalet tanrıçasına, Twitter kuşuna, Netflix’e düşmanlar. Bunlar çağa, ilerlemeye, aydınlanmaya karşılar.

SÖZLEŞMEDEN GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ

Kadınların kazanımı olan İstanbul Sözleşmesine karşılar. Kadınların eşitlik talebine karşılar. Sözleşmeden çekilmeyi tartışıyorlar. İstanbul Sözleşmesini yok saymak çağ dışılıktır. Karanlığı dayatmaktır. Amaçları kadınların kazanımlarını ortadan kaldırmak, eril iktidarlarını kadınlardan korumaktır. Günde en az 3 kadının katledildiği bir ortamda kadınların yaşamını güvence altına alacak adımlar atmak yerine, İstanbul Sözleşmesi gibi kadın kazanımlarını ortadan kaldırmaya çalışmak kadın düşmanlığından başka bir şey değildir. Siz faşizm sözleşmesini dayatabilirsiniz ama kadınlar İstanbul Sözleşmesinden ve mücadele sözleşmesinden asla geri adım atmayacaktır.

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ

Türkiye bu kaotik sürece 15 Temmuz’la birlikte girmiştir. Yarın 15 Temmuz’un yıl dönümüdür. 4 yılda yaşadıklarımız alt alta toplandığında çıkan sonuç, 15 Temmuz gecesinin çok daha ötesindedir. 15 Temmuz, AKP’nin devlet içerisinde örgütlediği cemaatin bir darbe girişimiydi. Bu darbe girişimi AKP’yle cemaat arasındaki iktidar çatışmasının sonucu olarak ortaya çıkmıştır. AKP-cemaat iktidar kavgası Türkiye’yi bir darbe ortamına sürüklemiştir. 15 Temmuz sonrasında yaşananlar ise darbenin el değiştirmesi, girişimin başka bir darbeye evirilmesidir. Yeni statükonun inşası bu darbe sürecinin aşamalarıdır.

ÇÖKTÜRME PLANINI AKP-CEMAAT HAZIRLADI

Bugün demokratik siyasete yönelik kapsamlı bir biçimde sürdürülen çöktürme planını yıllar önce AKP ve cemaat birlikte hazırladı. 2009’da cemaat tarafından yürütülen KCK operasyonlarıyla 10 bin siyasetçi gözaltına alınıp tutuklandı. 15 Temmuz sonrası gözaltına alınan, büyük çoğunluğu tutuklanan siyasetçi, belediye eş başkanı, gazeteci, aydın, yazar sayısı 15 binin üzerindedir. Dikkat edilirse HDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması, 15 Temmuz öncesidir. Bunlar demokratik siyasete yönelik darbenin hazırlığını çok daha öncesinden planladılar. Dolayısıyla 15 Temmuz’u değerlendirirken, asıl 16 Temmuz’dan itibaren Türkiye’nin içine sürüklendiği gerçek darbe ortamının görülmesi ve net anlaşılması gerekmektedir.

ZORBALIKTIR

Ağrı Diyadin Belediye Eş Başkanımız Betül Yaşar’ın evine ve belediye binasına kapısı kırılmak suretiyle baskın yapıldı ve Belediye Eşbaşkanımız ters kelepçe takılarak ve darp edilerek gözaltına alandı. Belediyemize hukuksuzca kayyım atandı. Bu zorbalıklar; AKP’nin seçimle kazanamadığı yerel yönetimleri siyasi hırsızlıkla ele geçirmesi sürecidir. Bölgede Anayasa ve yasalar tamamen ortadan kaldırılmıştır. Orada özel hukuk uygulanmaktadır. Bunlar, HDP’ye düşman, Kürde düşman, kadına düşman, gençlere düşman, halka düşman, doğaya çevreye düşmandır.” (HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

TV sansürleri: “Seks yaptığımıza göre”, “Birlikte uyuduğumuza göre” diye değiştirildi

SONRAKİ HABER

Hendek Kadın Açık Cezaevinde ihmallerin sürdüğü iddia edildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...