28 Haziran 2020 05:52

Kadınlar kıdem tazminatının gasbına öfkeli: Çocuğumun tek güvencesi kıdem tazminatım

“Kıdem tazminatı bizim en önemli hakkımız çünkü her gün burnumuzdan gelerek çalışıyoruz. Şimdi bu fon ile hakkımızı da elimizden almak istiyorlar" diyen kadınlar hükümetin girişimine tepkili.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Yasemin AKPINAR
İstanbul

Hem hükümet, hem de patronlar tarafından sürekli hedef haline getirilen kıdem tazminatı yeniden gündemde. “İstihdam Kalkanı Paketi” olarak adlandırılan torba yasa içerisinde tamamlayıcı emeklilik sistemi ile kıdem tazminatını fona devredilmesi ve 20 yaş altı ile 50 yaş üstünü kıdemden uzaklaştıracak esnek çalışma düzenlemesi yer alıyor. Hükümet 25 yaş altı ile 50 yaş üstüne esnek, kısmi zamanlı çalışmayı yasalaştırmak istiyor. Bu uygulama kabul edildiği taktirde bu aralıkta yer alan işçiler kıdem tazminatı haklarını kaybedecek. Kadın işçilerin tek güvencesi olan kıdem tazminatı da bu paket ile birlikte ellerinden alınmış olacak. Zaten ağır koşullarda çalışan kadın işçiler daha ağır ve güvencesiz çalışma koşullarına maruz bırakılacak. Peki Mecliste görüşülecek olan paket ile ilgili işçi kadınlar neler düşünüyor?

“TEK GÜVENCEMİZ VE KALAN TEK HAKKIMIZ”

Türk Metal üyesi bir çocuk annesi bir kadın işçi, kıdem tazminatı ile ilgili yürütülen tartışma ile ilgili olarak güvencelerinin azaldığını ve her an işsiz kalma tehdidi ile yapılan haksızlıklara karşı ses bile çıkaramayacaklarını söylüyor. “13 yıldır aynı fabrikada çalışıyorum çocuğumun tek güvencesi benim kıdem tazminatım. Yoğun emek isteyen bir işte çalışıyoruz. Ellerimiz bir soğuğun, bir sıcağın içinde. Evime ekmek götüreceğim diye çocuğum orada burada büyüdü. Koronavirüs döneminde de hep çalıştım iki ay boyunca çocuğumu hiç görmedim. 4 yıl önce eşimden boşandım. Tek başına her türlü sorumluluk bende. Eski eşim çocuğun nafakasını bile vermiyor. İşyerinde de birçok zorlukla karşı karşıyayız. Düne göre güvencemiz azaldı, en ufak bir ses çıkarmada hemen işten atmakla tehdit ediyorlar. Şimdi tek güvencemiz ve tek kalan hakkımız kıdem tazminatımızı almaya çalışıyorlar. İş yerinde birçok işçi içeriğini bilmiyor. Bu tartışma açılınca işçiler bölünüyor. Ama işyeri temsilcisi bu konuda iyi çalışıyor. İşçileri aydınlatıyor, o nedenle bizim fabrikada bir beraberlik oluşturacak gibiyiz. Çünkü sendikamız bu konuda iyi şeyler söylüyor. Ama yine de işçiler birlik olmadan bu olmaz” diyor.

“KIDEM TAZMİNATI İNSANLARIN HAYALLERİ”

Örgütlü bir fabrikada çalışan başka bir metal işçisi kadın ise; işyerinde birçok işçinin kıdem tazminatının fona devredilmesi ile ilgili düzenlemenin içeriğini tam olarak bilmediğini söylüyor: “Kıdem tazminatı insanların tek umudu. Benim de herkes gibi geleceğe dair ‘Çalıştığım onca yıla verdiğim emeğe ne olacak’ diye kaygılarım, endişelerim var. Sadece işçilerin üzerinde hak sahibi olduğu geleceğimizi güvence altına almamıza bir nebze de olsun faydası olacak olan kıdem tazminatımın olmasını isterim. İşçiler kıdem tazminatı ile emekliliğini garantiye alıp ilerde bir ev, bir araba alabilme hayalini kuruyordu. Ama anlaşıldı ki; hayal kurmak bile hayal oldu bu durumda.”

“KIDEM GİDERSE BASKILAR ARTAR”

Isı sistemleri üreten bir fabrikada çalışan kadın işçi ise, “Kıdem tazminatı bizim en önemli hakkımız çünkü her gün burnumuzdan gelerek çalışıyoruz. Şimdi bu fon ile hakkımızı da elimizden almak istiyorlar. Çalışma koşullarımız oldukça zor. Patrondan daha çok onu düşünen bir insan kaynakları müdürümüz var. İnsan kaynakları müdürü genç olduğu için fabrikada işçilerle arası iyi. Bir grup kurmuş fabrika içinde. İşçilerle samimi, yemeğe falan gidiyor onlar da ona en ufak şeyi anlatıyor. Patron da ondan öğrendikleri üzerine, fabrikada bizlere tehdit eder bir şekilde konuşabiliyor. Günde 3 defa tuvalete gitme hakkımız var. Bir arkadaşım tazminatı olduğu halde bu baskılara dayanamadığı için işten ayrıldı. Bir sendikamız olsa belki koşullarımız daha iyi olurdu. Kıdem hakkımız da elimizden alınırsa üzerimizdeki baskı daha da artacak” diyor.

“SESİMİZİ ÇIKARMAZSAK KIDEM ELDEN GİDER”

Türk Metal’in örgütlü olduğu başka bir fabrikada çalışan kadın işçi ise; bu süreçte kendi fabrikalarında kıdem tazminatıyla ilgili tartışmalar yürüttüklerini ve kesinlikle bu konuda mücadele edeceklerini söylüyor: “Uzun yıllardır aynı fabrikada işçi olarak çalışıyorum. Türk Metal üyesiyim sendikamız konuşan işçiyi sevmez. Her şeye kendileri karar veriyor ama bu gidişatı değiştirecek şey, işçilerin birlikteliği. Sendika, kıdem tazminatının fona devredilmesine gördüğüm kadarıyla karşı duruyor. İşyeri temsilcileri de bu konuda seslerini çıkartmaya başladılar. Bizler zaten kötü koşullarda çalışıyoruz. Bu pandemi döneminde işçiler arasında işsiz kalma korkusu daha da arttı. Bu dönem kıdem tazminatını fona devretmek isteyen hükümet ve patronlar için bulunmaz nimet. Sınıf bilinci olan işçilere bu dönem çağrı yapmak istiyorum. Her yerden sesimizi çıkartmazsak, tek güvencemiz olan kıdem tazminatımız elimizden gider. İşçi kadınlar için bu durum daha kötü çünkü emeğimiz zaten değersiz görülüyor. Evde, yaşlı çocuk bakılacaksa ilk biz işimizden oluyoruz ya da kriz oluyor yine ilk biz işten atılıyoruz. Kadın işçilerin bu konuda daha duyarlı olmaları gerekiyor.”

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Beylikdüzü Ekmek ve Gül okuru kadınlar pandemi stresini kampla attı

SONRAKİ HABER

Metal İşçisi: Türk-Metal’in kıdem tazminatı için harekete geçmesini bekliyoruz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...