25 Mayıs 2020 10:25

Emeğin ve mücadelenin kazanımı

İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde SES, İzmir Tabip Odası ve Sağlık-İş’in eylemleri sonuç verdi. Başhekimlik gece nöbetlerinin ödenmesi konusunda söz verdi.

Fotoğraf: Evrensel

Fatih Sürenkök
Fatih Sürenkök

Koronavirüs salgını hepimize yeni deneyimler kazandırdı. Hiçbir ‘normal’ artık eskisi gibi olmayacak. Tabi ki her şeyi unutmak gibi bir alışkanlığı olan halkımız, bir süre sonra yaşananları unutmazsa. Sağlık çalışanlarının emekleri, balkondan alkışlanacak kadar kıymetliydi. Hatta Sağlık Bakanı, “sağlık çalışanlarının hakkı ödenmez” dedi. İlk defa Bakanın sözü doğru çıktı. 18 yıldır bu hakkı ödememişlerdi, bu dönemde de ödemediler, ödemeyecekler.

10 Mart’ta başlayan salgın sürecine hazırlıksız yakalanan Türkiye, sağlık çalışanlarının yıllardır olumsuz ve zor koşullarda çalışma becerisinden mi, yoksa halkımızın genetik özelliklerinden mi bilemiyorum, diğer Avrupa ülkelerinden daha az kayıp ile atlatıyor. Bu hepimizi sevindiren bir durum. Sağlık Bakanlığının şeffaf olmayan sonuçlarına rağmen, hastanelerden alınan bilgiler gerçekten kayıplarımızın beklenenden az olduğu. 75 gündür yüz binlerce Covid + hastalara acillerde, polikliniklerde, kliniklerde ve yoğun bakımlarda bu ülkenin sağlık çalışanları hizmet verdi. Vermeye devam ediyor. Sağlık Bakanlığı, sağlık çalışanlarına jest yaparak, ek ödemeleri tavandan ödeme kararı verdi. Bunu da yaygın bir şekilde duyurdu. Ancak pratik uygulama nisan ayı sonunda belli oldu. AKP hükümetlerinin klasik uygulaması yine devredeydi. Sanki bu salgınla mücadelede sağlık çalışanlarının bir kısmı savaşta var, diğerleri yok gibi; hekimlerin bir kısmı tavandan ek ödeme alırken, özellikle asistan hekim, hemşire, teknisyen ve diğer sağlık çalışanı arkadaşlarımız neredeyse hiç bir ücret alamamıştı. Hatta pandemi hastaneleri doğal olarak yeni çalışma düzenine girmiş, sağlık çalışanlarının çalışma şekli esnek çalışmaya döndürülmüştü. Yani çoğu sağlık çalışanı gece vardiyasında ya da nöbetinde çalışmak zorunda kalmıştı. Bu arkadaşlarımızın çalışması maalesef ki, gündüz mesaisi gibi kabul edilmişti. Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO), kişilerin mesai saati dışındaki çalışmalarının normal ücretle ücretlendirilemeyeceğini belirtir. Özellikle bu iki konuda ve sağlık çalışanlarının çalışmaları sırasında hastalanmalarının “iş kazası ve meslek hastalığı” sayılması konusunda, Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), defalarca gündeme getirdiler. Bakanlığa yazılar yazdılar ama sonuç alınamadı. Bu sefer de, sonuç almanın mücadeleden geçtiğine inanan emekçiler, en iyi bildikleri yolla taleplerine sahip çıktılar. Hastanelerde örgütlü mücadele vermeye başladılar. İstanbul, Ankara ve İzmir’de üniversite ve eğitim hastanelerinde uyarı eylemleri yapıldı.

Bunların içinde biri özellikle öne çıktı. Üç gün üst üste hastane içinde başhekimlik önünde uyarı eylemi, basın açıklaması ve -güvenlik görevlilerin engelleme çalışmasına rağmen- yürüyüşler sonuç verdi. Evet sözünü ettiğim eylem İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde idi. SES İşyeri Temsilciliğinin önderliğinde, İzmir Tabip Odası ve Türk İş’e bağlı Sağlık-İş’in de destek verdiği eylemler sonuç verdi. Başhekimlik gece nöbetlerinin ödenmesi konusunda söz verirken, diğer taleplerin de bakanlığa iletilmesi konusunda çaba gösterecek. 

Bu salgın döneminde bile örgütlü emeğin gücü kendini gösterdi. Emek mücadelesinde yer alan sendikalarda ve meslek odasında örgütlü arkadaşlarımızın çabası sonucu elde edilen bu kazanıma, yandaş sendika sahip çıkmakta gecikmedi. Ama sağlık çalışanları savaşta bile emeğin örgütlü gücünün kazanımını bir kere daha gördü.Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz.

Sağlıkla kalın.

Reklam