20 Mayıs 2020 03:44

Yazar Pelin Buzluk: Bu pandemi belki kibrimizi bir kenara bırakmamıza yarayacak

Balkon Söyleşileri’nin bugünkü konuğu Yazar Pelin Buzluk, “Bu pandemi belki kibrimizi bir kenara bırakmamıza yarayacak. Türcülük, cinsiyetçilik, homofobi, ırkçılık, istismar son bulmalı” dedi.

Yazar Pelin Buzluk | Fotoğraf: Ümran Şengan

Paylaş

C. Hakkı ZARİÇ

Ev günlerini evde çalışarak geçirmek zorunda olanlardan biri Pelin Buzluk. İşe gelmesini tehlikeli bulan devlet KHK ile onu görevinden uzaklaştıralı üç yıl olmuş. Kitapları yeni baskılar yapıyor. Kızıyla çoğaltıyor hayatı ve karantinada yaşamanın anlamına yeni sorular katıyor. Dünyayı paylaştığımız diğer canlılar için yanıtları var. İşe gitmek zorunda bırakılan insanlar için kaygılı. Yaşadığımız düzenin sonunun geldiğini dile getiriyor ve sınıfsız bir toplum istiyor o da. Özlediklerini sıraladıktan hemen sonra cezaevindeki siyasal tutsakların durumuna dikkat çekerek yaşadığımız karantinayla kıyaslıyor.

"DAYANIŞMA AĞLARI BENİ RAHATLATMIYOR"

Eve kapandığımız pandemi günlerinde ne gibi sorular soruyorsunuz kendinize? Evden bakınca işe gitmek veya dışarıda olmak zorunda olanları görebiliyor musunuz, bu durumun sizdeki karşılığı nedir?
Benim için durum biraz farklı. Tam 3 yıl önce görevimden ihraç edildim, o zamandan beri evden çalışıyorum. Asosyal bir ortamda çalışmanın zorluğunu o zamanlar yaşamıştım, atlatalı çok oldu. Pandemi günlerinde benim durumum lüks kaçtı tabii, işlerine gitmek zorunda olanlar için çok üzgün ve öfkeliyim. Sınıf ayrımı daha keskin hale geldi pandemi süresince. Sendikalar hiçbir işe yaramıyor. İşçilerin örgütlü mücadelesi çok önemli. Birtakım dayanışma ağlarına katıldım ama bu beni rahatlatmıyor.

Vaktim olsa da okuyup yazsam, diye içinizden geçirdiğiniz işler için evden zaman ayırabiliyor musunuz? İstilasına maruz kaldığımız zamanı kendiniz için kullanabiliyor musunuz?
“İstilasına maruz kaldığımız zaman” demişsiniz. Açıkçası ben böyle bir zaman bulamadım. Yalnız anneyim, evden eğitim günde fazladan 3-4 saatimi alıyor. Ücretler düzensiz ödenmeye başladı, bu nedenle ek işler aldım. Neredeyse hiç boş vaktim yok. Pandemi beraberinde anksiyete ve uyku bozuklukları getirdi. Zihinsel olarak rahat olduğumuz bir zaman olmadığı için öncekinden daha az okuyup yazabiliyorum.

"RESMİ PAYLAŞIMLARA GÜVEN DUYMUYORUM"

Dünya büyük ve korkunç bir deneyim yaşıyor, bunu nasıl, hangi araçlarla takip ediyorsunuz? Nerelere bakıyor, kimlerin düşüncesini merak edip okuyorsunuz?
Pandeminin gidişatı ile ilgili bilgi almak için daha çok Twitter’ı kullanıyorum. Takip ettiğim birkaç bilim insanı ve doktor var. Onun dışında sivil toplum örgütlerini takip ediyorum. Devletlerin resmi paylaşımlarına güven duymuyorum.

Evde bir gün nasıl geçiyor? Pencereden baktığınızda dışarıda ne görüyorsunuz?
Sabah 9’da kalkıyoruz. Kısa bir kahvaltıdan sonra kızımın günlük eğitim akışı başlıyor. Ben ya ona yardım ediyorum, ya mutfaktayım ya da çalışıyorum. Uyku sorunu yaşadığım için öğlen bir ya da iki saat kadar uyuyabiliyorum. Öğleden sonra kızımla oyunlar oynuyoruz, birlikte yemek yapıyoruz, dans ediyoruz. Bütün gün koşturmacayla geçiyor. Kızım uyuduktan sonra bazı akşamlar film seyrediyorum, kitap okuyorum.

"DÜNYA YALNIZCA İNSANLARIN DEĞİL"

Hiçbir  şey eskisi gibi olmayacak, diye yazılıyor sürekli. Sizce nasıl olacak?
İnsanlığın sınıfsız, sömürüsüz bir düzen kurması şart. Kapitalizmin sonu geliyor. Dünya yalnızca insanların değil, bu pandemi belki kibrimizi bir kenara bırakmamıza yarayacak. Hayvanları yemeyi, deneylerde kullanmayı, sömürmeyi bırakmalıyız. Türcülük, cinsiyetçilik, homofobi, ırkçılık, istismar son bulmalı. Ama elbette kesin böyle olacak diyemiyorum. İki hafta sonrasını bile tahmin edemediğimiz bir dönemdeyiz.

Bir kapanmışlık ve eve sürgün edildiğimiz günlerde edebiyat ve sanatı takip ediyor musunuz? Ediyorsanız korku veren zamanla nasıl bir bağ kurarak etkileniyorsunuz?
Edebiyat ve sanatı bu zamanla bağ kurmak için değil, daha çok bağımı koparıp biraz olsun uzaklaşmak için takip ediyorum. Odaklanma sorunu yaşamadığım ölçüde sanat bana soluk aldırıyor.

Sosyal medya kullanımı ve paylaşımları fena halde arttı, bu durum sizin için de geçerli mi? Orada geçirdiğiniz zamanı endişeden arındırıp üretken kılabiliyor musunuz?
Ben genel olarak sakin biriyim ama tabii bu süreçte kaygı da gelişti. Kaygı ve endişe yine de kontrol edilemez değil benim için. Sosyal medyada çok fazla zaman geçirmiyorum. Bunu da uygulamaları telefonuma indirmemeye borçluyum sanırım. Ayrıca Zoom, Skype gibi programları kullanır oldum, Adobe Connect’te çevrim içi bir atölye yaptım. Okur buluşmalarını da programlar üzerinden yapıyorum. Bu dönemde kendimden üretkenlik beklemiyorum. Sağlığımı korusam yeter, diye düşünüyorum.

"UZUN UZUN YÜRÜMEYİ VE FOTOĞRAF ÇEKMEYİ ÖZLEDİM"

Sokağa çıktığınızda ne yapmak istiyorsunuz? Neyi özlediniz ya da özlemediğiniz şeyler neler?
Ben çok sosyal biriyim. Arkadaşlarımla buluşmayı, sokakları, kalabalıkları, sinema salonlarını, okur buluşmalarını, konserleri, bazı mekanları çok özledim. Uzun uzun yürümeyi ve fotoğraf çekmeyi, özledim.

Doğayı çok özledim, bahar dışarıda sürüp gidiyor, yeşile düşman bir iktidarca yönetildiğimiz için iki ağaç görsek seviniyoruz. Güneşlenmeyi ve yüzmeyi de çok özledim. Seyahat etmeyi, uzaklardaki arkadaşlarımı görmeye gitmeyi özledim.

Bu dönemde siyasi nedenlerle tutsak edilenleri daha iyi anladığımızı düşünüyorum. Yıllardır cezaevlerindeler, adil bir yargılama yok, isnat edilen suçların dayanağı yok. Suçlanmış ve itibarsızlaştırılmışken, üstüne bir de hapsedildikleri halde, üretken olmalarına daha çok saygı duyuyorum şimdi.

Son günlerde yazdığınız ya da çizdiğiniz herhangi bir şeyin bir kısmını bizimle paylaşır mısınız?
Maalesef son günlerde yazdığım bir şey yok. İlk haftalar, üretken olmalıyım, diye düşünüp kendi kendime bir nevi baskı kurmuştum. Ancak okulların kapanması ve eğitimin evden sürdürülmesiyle hem hane içi emek arttı hem de geçtiğimiz bu benzersiz dönemin getirdiği kaygılar var. Böyleyken şimdi tek amacım ruhsal ve fiziksel sağlığımı korumak. Dayanışma içinde kalmak. Sevdiklerime destek olabilmek.

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Arter’den çevrim içi çocuk atölyeleri

SONRAKİ HABER

Cudi Dağı'nda kalekollar için her gün ağaç kesiliyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa